Çocukluk Çagi Cinsel Travmasi Olan Iki Olguda Travma Belirtilerinin Ortaya Çikisinda Anne Olmalarinin Etkisi/The Influence of Motherhood on the Emergence of Trauma Symptoms in Two Cases with Childhood Sexual Trauma

ÖZET. Cinsel sorunla basvurularda travma geçmisi ender degildir. Travma cinsel bir sir olarak yasanir. Burada çocukluk çagi cinsel travmasi olan ve cinsel sorun ile basvuran iki olgu ele alinmistir. Olgularin ortak özelligi travma belirtilerinin ortaya çikisinda olgularin kendi çocuklari ile ilgili kaygilarinin rol oynamasidir. 1. Olgu 34 yasinda iki çocuk annesi. 12 yasinda iken erkek kardesinin cinsel istismari ni yasamis. Cinsel isteksiziligi ve uyarilma sorunlari oglu ile kizi arasinda benzer bir durum yasanabilecegi kaygisi ile basliyor. 2. Olgu 30 yasinda iki çocuk annesi. 5 yasindan ergenligine kadar ailece tanidiklari biri tarafindan cinsel istismara ugramis. Kizi 5 yasina gelince cinsel istek eksikligi ve igrenme yakinmalari basliyor. Olgularda cinsel travma ile ilgili travma sonrasi stres bozuklugu belirtileri mevcuttu. Bu yazinin amaci çocukluk çagi cinsel travmasi olanlarda travma belirtilerinin sonradan ortaya çikisinda anne olmanin etkilerini tartismak, cinsel sorunlarla basvurularda geçmis travma ve cinsel sirlarin aydinlatilmasi nin önemini vurgulamaktir. (Nöropsikiyatri Arsivi 2010; 47: 174-7). Anahtar kelimeler: Cinsel travma, cinsel sorun, travma sonrasi stres sozuklugu, annelik. ABSTRACT. Trauma history is not uncommon in patients with sexual problems. Trauma is experienced as a sexual secret. In this paper, two cases with sexual problems are presented, who are survivors of childhood sexual trauma. Similarity between these cases is that the worries about their children play an important role on the emergence of the symptoms of the childhood trauma. Case A was a 34-year-old mother of two children. She had been sexually abused by her brother when she was 12. She had sexual desire and arousal disorders, which started after her worries about a probable similar situation between her children. Case B was a 30-year-old mother of two children. She was sexually abused by a neighbor from 5 years of age until adolescence. Complaints of lack of sexual desire and aversion started when her daughter was 5. PTSD symptoms were related to their childhood sexual trauma in both cases. The aim of this report is to discuss the influence of motherhood on the appearance of trauma symptoms in women with childhood sexual trauma and to emphasize the presence of sexual trauma and sexual secrets. (Archives of Neuropsychiatry 2010; 47: 174-7). Key words: Sexual trauma, sexual problem, post traumatic stress disorder, motherhood.






Latest articles from "Noro-Osikyatri Arsivi":

Coexistence of Migraine Headache and Red Ear Syndrome/Kirmizi Kulak Sendromu ile Birliktelik Gösteren Migren Bas Agrisi(July 1, 2014)

Intihar Notlarinin Analizi: Eskisehir Deneyimi/Analysis of Suicide Notes: An experience in Eskisehir City(July 1, 2014)

Sizofreni Tanili Hastalarda Prolaktini Yükselten ve Az Etkileyen Antipsikotiklerin Prolaktin Seviyesi ve Kemik Mineral Yogunlugu Üzerine Etkileri/The Effects of Prolactin-Raising and Prolactin-Sparing Antipsychotics on Prolactin Levels and Bone Mineral Density in Schizophrenic Patients(July 1, 2014)

Paroxysmal Dystonia as the First Manifestation of Multiple Sclerosis with Internal Capsular Plaque/Multipl Sklerozda Ilk Belirti Olarak Internal Kapsüler Plaga Bagli Paroksismal Distoni(July 1, 2014)

Reliability and Validity of the Turkish Version of the Addiction Severity Index in Male Alcohol Dependents/Bagimlilik Siddetini Belirleme Ölçegi'nin Erkek Alkol Bagimlilarinda Güvenirlik ve Geçerlik Çalismasi(July 1, 2014)

H1N1 (Domuz Gribi) Asisini Takiben Ortaya Çikan Narkolepsi-Katapleksi Sendromu Olgulari/Cases of Narcolepsy-Cataplexy Syndrome Following H1N1 Vaccination(July 1, 2014)

Dissociative Experiences are Associated with Obsessive-Compulsive Symptoms in a Non-clinical Sample: A Latent Profile Analysis/Disosiyatif Yasantilar Klinik Olmayan Örneklemde Obsesif-Kompulsif Belirtilerle Iliskilidir: Gizil Profil Analiziyle Bir Inceleme(July 1, 2014)

Other interesting articles:

How do Master Athletes Cope with Pre-Competitive Stress at a "Senior Games"?
Journal of Sport Behavior (June 1, 2012)

Sexual Violence and Vicarious Trauma: A Case Study
Gender & Behaviour (June 1, 2012)

EMOTIONAL INTELLIGENCE AND SELF-EFFICACY AS DETERMINANTS OF ACADEMIC ACHIEVEMENT IN ENGLISH LANGUAGE AMONG STUDENTS IN OYO STATE SENIOR SECONDARY SCHOOLS
Ife Psychologia (March 1, 2010)

THE EFFECT OF COGNITIVE MODELLING IN THE REDUCTION OF IMPULSIVE BEHAVIOUR AMONG THE PRIMARY SCHOOL CHILDREN
Ife Psychologia (March 1, 2010)

COMPRENDRE LES ENFANTS AUX COMPORTEMENTS SEXUELS PROBLÉMATIQUES ET INTERVENIR AUPRÈS D'EUX: Bilan des connaissances
Canadian Social Work Review (July 1, 2011)

The Relationship Between Sport Related Psychological Skills and Indicators of PTSD Among Stryker Brigade Soldiers: The Mediating Effects of Perceived Psychological Resilience
Journal of Sport Behavior (March 1, 2012)

Explaining Career Decision-Making Self-Efficacy: Personality, Cognitions, and Cultural Mistrust
The Career Development Quarterly (September 1, 2011)

Publication: Noro-Osikyatri Arsivi
Author: Yildirim, Ejder Akgün
Date published: April 1, 2010

Giris

Erken cinsel deneyimlerin eriskinlikte cinsel islevi etkileyeceg i, erken yasantinin travmatik olmasi durumunda ise karmasik sorunlara neden olabilecegi bilinmektedir (1). Kadinlarda cinsel travma ve çocukluk çagi kötüye kullanimi öyküsü erkeklere göre daha siktir (2). Çocukluk çagi cinsel travmasi (ÇCT) siddet ve yaralama ile birlikte olabilecegi gibi gelisimsel olarak erken, uygunsuz cinsel yasantilar da travmatik kabul edilir (3). Cinsel saldi riya maruz kalma saglikli cinsel gelisimde olumsuz bir yasanti olarak yerini alir ve bireyin biyolojik ve psisik olarak gelisimini, cinsellik ile ilgili algi ve düsüncelerini etkiler (4,5). ÇCT'si olan kadinlar anne olduklarinda çocuklari ile etkilesimlerinin de geçmiste yasanilan travmadan etkilenecegi öne sürülmüstür (6).

Cinsellik ile ilgili algilar sadece cinsel davranisi degil o cinsiyetin toplumsal rolüne iliskin tutumlari da etkilemektedir (7). Cinsellik kavrami kimlik ile birlikte ele alindiginda cinsel eylemin yani nda bir çok sosyal davranisi da kapsamaktadir. Cinsiyete ve cinsel kimlige ait sosyal özellikleri içeren bu rol kusaklar arasi aktarilir (7,8). Ebeveyn ve çocuk arasindaki aktarim ise dinamik ve karmasik bir süreçtir (8,9). ÇCT'si olan annelerin çocuklari ile olan iliskilerinin ve çocuklarinda ortaya çikan ÇCT'ye olan tepkilerinin ÇCT'si olmayan annelere göre daha farkli oldugu bildirilmistir (6,10-12).

Cinsel travmalar hemen her alanda bir cinsel sorun olusturabilirler ancak özellikle sonradan ortaya çikan cinsel sorunlarda önemlidir (1,13,14). Diger taraftan cinsel travmalar hasta için bir sirdir ve kisi bunu tedavi sürecinde de ifade edemeyebilir (15).

Bu yazida cinsel sorun ile basvuran ve ÇCT'si olan iki olgu ele alinmistir. Belirtiler kiz çocuklarinin cinsel travma yasamalari olasiligini düsünmeleri ile baslamistir. Olgular travma sonrasi stres bozuklugu (TSSB) tanisi alsalar da hastaligin ortaya çikis seklinde anne çocuk iliskisi, kadinligin aktarimi ve özdeslesme açisindan özgünlük içermektedir. Olgularin hastalik sürecindeki travmatik algilama ile anne ve kiz çocugu arasindaki özdesim ve aktarim tartisilacaktir.

Olgu 1

Bayan A, 34 yasinda, 12 yildir evli, 10 yasinda erkek ve 5 yasi nda kiz olmak üzere 2 çocugu var. Ilkokul mezunu, ev hanimi.

Yakinmasi: Cinsel isteksizlik, cinsel uyarilma sonrasi cinsellikten kaçma, çarpinti, mide bulantisi hissetme, yalniz kaldiginda ölüm korkusu, sürekli çocuklarinin davranislarini izleme, suçluluk duygulari, huzursuzluk, gece kabus görme, uykusuzluk.

Öykü: 10 ay önce cinsel isteksizlik, cinsel eylem sirasinda mide bulantisi, cinsel eylemi sürdürememe, yalniz kaldiginda ölüm korkusu ve çarpinti yakinmalari basliyor. 10 ay önce oglu ve kizini evcilik oynarken görüyor ve oglunun kizina çok yaklastigi ni fark ediyor O günden beri ogluna dokunamiyor, oglu ile ki- zini yalniz birakamiyor. Oglunun kizina kötü bir sey yapacagini düsünüyor. Çocuklarinin davranislarini uzaktan izleyerek sürekli kontrol ediyor. Onlari yalniz birakamiyor. Bu dönemde cinsel isteksizligi basliyor. Ogluna uzak olmasi ve cinsel isteksizligi nedeniyle esiyle tartismalari oluyor. Son dönemde suçluluk duygulari, gece kabus görme ve uykusuzluk yakinmalari ekleniyor.

Cinsel Öykü: 13 yasinda menarsi olan hastanin ilk sörtü 15 yasinda olmus 2 yil sürmüs. Esi ile akraba. Birbirlerini severek evlendiklerini belirtiyor. 10 ay öncesine kadar cinsel iliski haftada 2-4 kez oluyor, haz aliyor, orgazm oluyormus, herhangi bir cinsel sorunu yokmus. Halen islanmasi azalmis, subjektif uyarilmasi yok, cinsel istegi yok, orgazm olamiyor. Esi cinsel iliski istedig inde öfke duyuyor. Cinsel iliski sirasinda mide bulantisi, kendini kötü hissetme, çarpinti yakinmalari oluyor.

Cinsel Travma: 12 yasinda iken kendisinden 15 yas büyük agabeyi tarafindan evde yalniz kaldiklari sirada cinsel saldiriya maruz kalmis. O ani ve ne kadar sürdügünü tam olarak hatirlami- yor. Annesinin eve gelmesi ile saldiridan kurtuluyor. Olaydan sonra agabey evden kovuluyor ve bir daha agabeyini görmüyor.

Psikiyatrik Muayene: Bilinç açik, isbirligine giriyor, yönelim tam, duygulanimi disforik, psikotik bulgu yok, muhakeme yeterli, yogun suçluluk duygulari, kabus görme, ev içinde huzursuzluk, gerginlik, hissizlik yakinmalari, geçmiste yasadigi travmayi yeniden yasantilama, animsatici ortamlardan kaçinma, artmis uyarilmi slik belirtileri mevcut.

Tani: Eksen I bozukluklar için yapilandirilmis klinik görüsme formu (SCID I) uygulandi. Yeniden yasantilama, kaçinma, artmis uyarilmislik bulgu ve belirtileri olan hastaya SCID I uygulamasi sonucu "geç baslangiçli TSSB" tanisi konuldu.

Olgu 2

Bayan B, 37 yasinda kadin, lise mezunu, ev hanimi, 9 yildir evli, 8 yaflinda kiz, 4 yasinda erkek 2 çocugu var.

Yakinma: Cinsel isteksizlik, esinin ter kokusundan ve meniden igrenme, ellerde, kolda agri-kasilma, bayginlik hissi, bas ag- risi, uykuya dalamama.

Öykü: Bir buçuk yil önce 6 yasindaki kizinin kendi yaslarinda bir erkek çocugu ile çiplak halde cinsel bir oyun oynadigini komsulari ndan duymasiyla yakinmalari basliyor. Çocuklarin çiplak olarak oynamalari disinda bir sey olmadigini anladigi halde si- kintisi giderek artiyor ve kizini o günden sonra disari birakmiyor. Bu olaya kadar esi ile cinsel yasaminda bir sorun yok, cinsel yasami nin doyumlu oldugunu ifade ediyor. Cinsel isteksizlik, meni, ter, penis etrafindaki killardan tiksinti seklinde cinsel kaçinmalari basliyor. son zamanlarda gün içinde saatler süren kaygi hali, çarpinti, esini tahrik eder endisesiyle gün içinde üstünü degistirememe yakinmalari ekleniyor. Bir yil önce genel psikiyatri poliklinig ine basvuruyor ve konversiyon bozuklugu tanisiyla izleniyor. Tedavisinin üçüncü ayinda cinsel sorunlarini belirtmesi üzerine özel dal poliklinigine yönlendiriliyor.

Cinsel Öykü: Menarsi 14 yasinda olan hastanin evleninceye kadar sörtü olmamis. Esi ile 1 yil süren nisanlilik sonrasinda severek evlenmis. Son yakinmalarina kadar haftada 3 kez cinsel iliskileri oluyor, haz aliyor, orgazm oluyormus. Kizinin tacize ug- ramis olabilecegini varsaydigi olaydan sonra cinsel sorunlari baslamis. Halen esine dokunamiyor, esinin ter kokusu ve menisinden igreniyor, cinsellik sirasinda kasilma ve bayilma oluyor, cinsellik genel olarak kötü geliyor. Cinsel istegi yok, islanmasi var, orgazm olamiyor.

Cinsel Travma: Bes-alti yaslarinda baslayan ve 13 yasina kadar süren, kendisinden 6 yas büyük komsunun oglu tarafindan penisin vajinaya sürtülmesi, bosalma, penis ile anüse temas seklinde tekrarlayan cinsel tacizlere maruz kaliyor. Hasta halen tacizlerin öncesinde, tacizler sirasinda ve sonrasinda ne yasandigi ni tam hatirlayamadigini söylüyor.

Psikiyatrik Muayene: Bilinç açik, isbirligine giriyor, yönelim tam, duygulanimi anksiyöz, psikotik bulgu yok. Muhakemesi yeterli, yogun suçluluk duygulari, çocukluk döneminde maruz kaldigi cinsel tacizleri yeniden yasantilama, cinsellikten ve animsatici olay ve ortamlardan kaçinma, artmis uyarilmislik, kabus görme belirti ve bulgulari mevcut.

Tani: Yeniden yasantilama, kaçinma, artmis uyarilmislik bulgu ve belirtileri olan hastaya SCID I uygulamasi sonucu "geç baslangiçli TSSB" tanisi konuldu.

Tedavi ve Klinik Gidis

Hastalar tedavi ekibince degerlendirildi ve haftalik süpervizyonlar ile giden yapilandirilmis terapi programina alindi. Olgu 1'de travma ikinci görüsmede gündeme geldi. Sertralin 50 mg/gün baslandi Bilissel davranisçi terapi uygulandi. Hastanin tedavi motivasyonu yüksekti. Ogluna dokunamamakla ilgili suçluluk duygulari ve evlilik sorunlari nedeniyle yakinmalari artan hastanin ilaç dozu 75 mg/gün'e çikildi. Alistirma, imajinasyon ve bilissel yeniden yapilandi rma teknikleri uygulandi. Hastanin 4 ay içinde yakinmalari geriledi. Iki haftada bir periyotlar ile görüsmeler sürdürüldü. Cinsel sorunu düzeldi. Tedavinin 6. ayinda tüm yakinmalari ortadan kalkti. Klinik global izlenim ölçegi düzelme altölçegine (KGId) göre çok düzeldi olarak degerlendirildi. Tedavinin 10. Ayinda Sertralin azaltilarak kesildi. 12. ayda da KGId çok düzeldi olarak tespit edildi.

Ikinci olguda ise yogun iliski sorunlari, ebeveyn çatismalari- nin gündeme gelmesi, travmanin süregen özellikte olmasi nedeni ile destekleyici dinamik psikoterapi tercih edildi. Tedavi sürecinde bilissel davranisçi teknikler de kullanildi. Sertralin 50 mg/gün baslandi. Travmatik yasantilari ile ilgili amnezisi düzeldi. Tedavinin 2. ayinda görüsmelerde kendi annesi ile ilgili temalar geldikçe sikintilari yogunlasti. Sertralin 100 mg/gün'e çikildi Ciddi evlilik soruna yol açmasi ve hastada belirgin sikinti olusturmasi nedeniyle ilerleyen dönemlerde cinsel soruna yönelik ek cinsel terapi uygulandi. Halen tedavisinin 12. ayinda TSSB belirtileri büyük oranda ortadan kayboldu. KGId oldukça düzeldi olarak tespit edildi. Cinsel sorun olarak orgazm olamamayi nadiren tarif ediyor. Haftada üç kez cinsel iliski istegi var. Haz aliyor, orgazm oluyor. Kizi ile ilgili kaygisi yok.

Tartisma ve Sonuç

Iki hasta da edinilmis tip cinsel tiksinti bozuklugu ve cinsel istekte azalma tani ölçütlerini karsilamaktaydi ancak belirti ve bulgular TSSB ile açiklanabildiginden DSM-IV TR tani ölçütlerine göre yalnizca geç baslangiçli TSSB tanisi aldilar. (3). Geç baslangiçli TSSB tanisi halen tartisilan bir alt tiptir (2). Bazi yazarlar bu taninin geç konmus, atlanmis bir TSSB tanisi oldugu, hastalarin öncesinde de TSSB belirtileri gösterdigini öne sürmüslerdir (2,16).

Olgularimiz çocuklari ile iliskilendirdikleri olaylar öncesinde kendi travma yasantilarini zor animsiyorlardi. Dogrudan tanimlanmi s kaçinmalari yoktu ancak travma sonrasi her iki hasta da bir sekilde travmaya ugradiklari ortamlara gitmemislerdi. Diger taraftan islevsellikleri, sosyal iliskileri ve duygusal yasantilarinda bir sorun tarif etmiyordular. Cinsel olgunluk yasindaydilar ve kendi travmatik yasantilarina benzestirdikleri çocuklarinin yasadiklari olay ani- na kadar her hangi bir cinsel sorunlari yoktu, cinsel yasamlarini keyisi olarak tanimliyorlardi. Yeniden yasantilama ya da artmis uyarilmislik belirtileri yoktu. Bu açidan önceki dönemi TSSB olarak tanimlamak tani ölçütleri açisindan uygun görülmedi.

Olgular tanisal ve fenomenolojik açidan degerlendirildiginde belirtilerin ortaya çikisinda annelik rolü, anne ve kizi arasindaki iliski örüntüsü, kadinlik cinsel rolünün aktarimi gibi faktörler öne çikmaktadir. Bayan A'nin kizi ve oglu arasindaki oyunlar, oglunun ergenlige yaklasmis olmasi agabeyi ve kendisi arasindaki iliskiyi çagristirmistir. Bayan B'nin kizinin yasi ise hastanin cinsel travmasi nin basladigi yastir. Çocuklarinda cinsel kötüye kullanim sonrasinda TSSB belirtileri ortaya çikan ve ÇCT öyküsü olan benzer olgular bildirmistir (6,10). Bizim olgularimizin özgünlügü ise çocuklarinda gerçek bir cinsel travma olmayisidir. Anneler kendi travmalari ve travma yasadiklari yas ile ilgili olarak çocuklarinda travma gerçeklesme olasiligi üzerinden etkilenmisler, kendi travmalari na iliskin belirtiler aktive olmustur. Diger taraftan ÇCT'si olan annelerde çocuklarinin da benzer bir travma yasamasi kaygi si oldugu bildirilmistir (6,10). Çocuklarinda cinsel travma olmasi durumunda bu annelerin psikiyatrik yakinmalari ÇCT'si olmayan annelere göre daha siddetli olmaktadir (12).

Green ve arkadaslari anne ve çocuk arasindaki etkilesimde psikodinamik süreçlerin önemine vurgu yapmislardir (10). Bizim olgularimizda da travmatik yasantiyi tekrar yasama ya da suskun kalmis travmatik bellegin aktive olmasinda annenin kizi ile özdesimi, içsellestirme öne çikmaktadir. Anne geçmis travmaya benzer bir olay yasamamis, sadece kendi yorumu ile kizinin yasama olasiligini düsünmüstür. Ancak bu yorumlama kiz çocuklar ile ilgili kaygilardan çok kendi travmalarina ait belirtilerin ortaya çikmasina neden olmustur. Her iki olguda da iki faktör öne çikmaktadi r. Birincisi hastalar kiz çocuklarinin cinselliklerini fark etmislerdir. Digeri ise yasadiklari travmanin benzerini çocuklari- nin yasama olasiligidir. (Kendisinin maruz kalmayacagi ancak kendisinden bir parçanin maruz kalacagi bir travma olasiligi). Bu da anne kiz iliskisindeki intrapsisik süreçlerin derinligi ile iliskili olabilir. ÇCT'si olan annelerin özellikle kiz çocuklari ile bu aktari m sürecinde daha kaygili olabilecegi öngörülebilir (6,11).

Annelik birkaç kusagin özdeslesme ve iliskilerinin aktarildigi, toplumsal cinsiyet rollerinin ve toplumsal isbölümünün de ise karistigi karmasik bir süreçtir. Kiz çocuk sahibi olan kadinlar yenidog an kiz bebekte kendisiyle ve annesiyle etkilesimdedir. Kendi annesiyle kurmus oldugu ilk iliskiyi yeniden yasar. Olgu 1'de hastanin annesinin tutumu koruyucu-kollayici özelliktedir. Hastani n agabeyi anne tarafindan reddedilmistir. Hasta annesi ile ilgili olumlu temsillere sahiptir. Hastanin çocuklarina yönelik tutumu da annesinin yaklasimina benzemektedir. Hasta ogluna dokunmamakta ve sürekli kizini oglundan korumaya çalismaktadir. Diger taraftan olgu 2'de annenin koruyucu rolü yoktur. Hasta uzun süre cinsel travmaya maruz kalmistir. Ayrica anne ile iliskiler çatismalidir. Tedavi süresince hasta kizini korudugu dönemlerde annesi ile olan olumsuz duygularini dogrudan ya da dolayli olarak dile getirmistir. Terapide kadin olmak, annelik kavrami ve anne olma gibi temalar gündeme gelmistir. Freud kiz çocugunun penisi olmadigini kabul edip kendi cinsel organina deger vermesi ancak annesinin kendi kadinligina iliskin bilinçdisi tavri ve kadinligi aktardigi sözcüklere, dile bagli olacagini belirtmistir. Bu açidan kiz çocugunun psikoseksüel gelisiminde anne kadinli k kimligini aktarma rolünü de üstlenir (17,18).

Anne kadin kimligini aktarirken kadin cinselligini de aktarmaktadi r (7). Çocugun öznelligi önceki kusaklarin tarihiyle bag- lantilidir. Annenin aktardigi cinsellik annenin cinsel geçmisinden bagimsiz degildir (8). Her iki olgunun da öznel öykülerinde cinsel travmanin olmasi anneleri bu aktarma görevinde geçmislerindeki gerçekle yüzlestirmis olabilir. Yine aktarma sirasinda geçmisteki istenmeyen yasantinin yükünü de aktariyor olma kaygisi yasaymis olabilir. Olgu 2 görüsmelerde yasanilan travmayi siklikla "sirtimdaki kara leke" diye tanimlamaktaydi. Bu açidan kizina karsi kendini eksik hissettigini belirtiyordu. Diger taraftan terapi sürecinde hasta cinsel saldirilar sirasinda komsusunun oglunun bir kez sirtina bosaldigini hatirlamis, bu hatirlama sonrasi kara leke tanimlamasini bir daha kullanmamistir.

Cinsel sorunla ilgili öykü alinirken erken cinsel yasantilar, cinsel gelisim ve cinsel travmalar ayrintili sorgulanmalidir (13). Özellikle cinsel sorun nedeniyle kadin hastaliklari ve dogum polikliniklerine yapilan basvurularda klinisyen psikiyatrik degerlendirme istenmelidir. Hastalar cinsel travmalarini ilk görüsmede ifade edilemeyebilirler. Bu nedenle hastalarin cinsel sirlari olabileceg i varsayilmali ve hastanin izin verdigi ölçüde ayrintili öykü alinmalidir.

Kaynaklar

1. Kaplan HS. The New Sex Therapy. Brunner/Mazel, NewYork, 1974.

2. Aker T, Önen P. Travma sonrasi stres bozuklugunun fenomenolojisi. Tükel R, Aklin T, editörler. Anksiyete Bozukluklari. Türkiye Psikiyatri Dernegi Yayinlari: Ankara, 2006.

3. Amerikan Psikiyatri Birligi: Ruhsal Bozukluklarin Tanisal ve Sayimsal Elkitabi, Dördüncü Baski Yeniden Gözden Geçirilmis Tam Metin (DSM IV-TR), Amerikan Psikiyatri Birligi, Washington DC, 2000, Köroglu E (çeviri ed.), Hekimler Yayin Birligi, Ankara, 2007.

4. Asthon AK. Structured sexual therapy with severely dissociative patients. J Sex Marital Ther 1995; 21:276-81. [Abstract] / [PDF]

5. Baral I, Kora K, Yüksel fi ve ark. Cinsel istismara ugramis eriskin kadinlarda kendine zarar verme davranisi ve tedavisi. Nöropsikiyatri Arsivi 1996; 33:49-54.

6. DiLillo D, Damashek A. Parenting Characteristics of Women Reporting a History of Childhood Sexual Abuse. Child Maltreatment 2003; 8:319-33. [Abstract] / [PDF]

7. Leibrium SR, Rosen RC. Principles and Practice of Sex Therapy. 3. baski. Guilford Pres, New York, 2000.

8. Chodorow NJ. The reproduction of mothering: Psychoanalysis and sociology of gender. Berkeley, University of California Press, 1978.

9. Usmiani S, Daniluk J. Mothers and Their Adolescent Daughters: Relationship Between Self-Esteem, Gender Role Identity, Body Image. Journal of Youth and Adolescense 1997; 26:45-62. [Abstract] / [PDF]

10. Green AH, Coupe P, Fernandez R et al. Incest revisited: delayed posttraumatic stress disorder in mothers following the sexual abuse of their children. Child Abuse and Neglect 1995; 19: 1275-82. [Abstract] / [PDF]

11. Hiebert-Murphy D. Emotional distress among mothers whose children have been sexually abused: The role of a history of child sexual abuse, social support, and coping. Child Abuse&Neglect 1998; 22:423-35. [Abstract] / [PDF]

12. Timmons-Mitchell J, Chandler-Holtz D, Semple WE. Post-traumatic stress symptoms in mothers following children's reports of sexual abuse: An exploratory study. American Journal of Orthopsychiatry 1996; 66:463-7. [Abstract] / [PDF]

13. Yetkin N. Cinsel islev bozukluklarinda anamnez, tani ve ayirici tani. Kayir A, fiahin D editörler. Sik görülen iki cinsel islev bozuklugu: Vajinismus ve erken bosalmada degerlendirme, tani ve tedaviler içinde. Roche Müstahzarlari Sanayi Afi, Istanbul, 2001.

14. Schover LR, Friedman J, Weiler S et al. Multiaxial problem-oriented system for sexual dysfunctions an alternative to DSM-III. Archives of General Psychiatry 1982; 39:614-9. [Abstract] / [PDF]

15. McCharthy BW. Sexual secrets, trauma, and dysfunction. J Sex Marital Ther 2002; 28:353-9. [Abstract] / [Full Text]

16. Bryant RA, Harvey AG. Delayed-onset posttraumatic stress disorder: a prospective evaluation. Aust N Z J Psychiatry. 2002; 36:205-9. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

17. Freud S. Feminine Sexuality. Standard Edition, 21. London, Hogarth Pres, 1931.

18. Freud S. Femininity. New Introductory Lectures on Psychoanalysis içinde Standard Edition 22. London, Hogarth Pres, 1933.

Author affiliation:

Ejder Akgun YILDIRIM, Peykan GOKALP*, Munevver HACIOGLU, Yunus Emre KOCAK, fieref OZER

Bakirkoy Ruh ve Sinir Hastaliklari Egitim ve Arastirma Hastanesi, Istanbul, Turkiye

Maltepe Universitesi Tip Fakultesi, Psikiyatri Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Ejder Akgün Yildirim, Bakirköy Ruh Sagligi ve Sinir Hastaliklari Egitim ve Arastirma Hastanesi, Istanbul, Türkiye

E-posta: ejderyildirim@yahoo.com Gelis tarihi/Received: 24.07.2009 Kabul tarihi/Accepted: 07.01.2010

© Nöropsikiyatri Arsivi Dergisi, Galenos Yayinevi tarafindan basilmistir. / © Archives of Neuropsychiatry, published by Galenos Publishing.

People who read this article also read:
LanguageArticle
EnglishThe Caretaker
EnglishDeploying Urban Space
EnglishMusic and Change Shawm Playing in Bhaktapur Nepal
EnglishJIHAD JOE: Americans Who Go to War in the Name of Islam

The use of this website is subject to the following Terms of Use