Fibromiyalji Sendromlu Kadinlarin Depresyon ve Mizaç Karakter Özellikleri Açisindan Degerlendirilmesi/Evaluation of Depression, Temperament and Character Profiles in Female Patients with Fibromyalgia Syndrome

ÖZET. Amaç: Fibromiyalji Sendromu (FMS); yaygin vücut agrilariyla seyreden, psikosomatik hastalik olarak da degerlendirilen kas-iskelet sistemi hastaligidir ve en sik depresyon olmak üzere çesitli ruhsal bozukluklara eslik ettigi bilinmektedir. Psikosomatik hastaliklarin etiyolojisinde kisiligin de önemli rol oynadigi düsünülmektedir. Bu çalismada FMS hastalari ile saglikli kontrol grubunun, mizaç karakter özelliklerinin incelenmesi ve elde edilen verilerin hastalarin klinik özelllikleri ve depresif durumu ile iliskili olup olmadigi arastirildi. Yöntemler: Çalismamiza 51 FMS hastasi, 51 saglikli kadin alindi. FMS'lu hastalar ve saglikli kontroller DSM-IV TR (Mental Bozukluklarin Tanisal ve Sayimsal Elkitabi) tani ve degerlendirme sistemine göre psikiyatrik yönden degerlendirildi. Mizaç ve Karakter Envanteri (Temperament and Character Inventory-TCI), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçegi (HAM-D), Fibromiyalji Etkilenme Anketi (FEA), Görsel Agri Skala (GAS) uygulandi. Bulgular: FMS hastalarinin %76.5'i DSM-IV TR'ye göre psikiyatrik tani aldi. FMS'lu hastalarda, saglikli kontroller ile karsilastirildiginda yüksek zarardan kaçi nma (HA), düsük kendini yönetme (S), düsük sebat etme (P) puanlari bulundu. Düzeltilmis TCI puanlari kullanildiginda (HAM-D puanlarinin etkisi ortadan kaldi rildiktan sonra) hastalarda kontrol grubuna göre benzer sekilde yüksek zarardan kaçinma, düsük kendini yönetme puanlari ile isbirligi yapma (C) puaninda artis bulundu. HAM-D puanlari ile zarardan kaçinma skorlari arasinda pozitif korelasyon saptanirken, HAM-D puanlari ile kendini yönetme ve isbirligi yapma puanlari arasinda negatif korelasyon saptandi. Sonuç: Fibromiyalji sendromunun süresi ve siddetinin depresif belirtiler ve kisilik özellikleriyle iliskisi oldugundan, FMS hastalarinin takibi ve tedavisi planlani rken bu hastalarin, kisilik özellikleri ve depresif durumlarinin da ayrica degerlendirilmesi gerekmektedir. (Nöropsikiyatri Arsivi 2011; 48: 31-8). Anahtar kelimeler: Depresyon, fibromiyalji sendrom, mizaç ve karakter. ABSTRACT. Objective: Fibromyalgia syndrome (FMS) is a musculoskeletal disorder characterized by diffuse body pain and is also regarded as a psychosomatic disorder. FMS is most commonly associated with depression among the psychological disorders. It is known that personality plays an important role in the etiology of psychosomatic disorders. In this study, we analyzed the temperament characteristics of FMS patients and healthy control group and, using data obtained from both groups, investigated whether these traits were associated with clinical features and depressive states in FMS patients. Methods: Fifty-one FMS patients and 51 healthy women were included in the study. Both groups were evaluated according to the Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, fourth edition (text revision) (DSM-IV-TR). The Temperament and Character Inventory (TCI), the Hamilton Depression Rating Scale (HAM-D), the Fibromyalgia Impact Questionnaire (FIQ), and the Visual Analogue Scale (VAS) were applied to both groups. Results: According to DSM-IV-TR, 76.5% of FMS patients were diagnosed with psychiatric disorder. FMS patients had higher harm avoidance scores and lower self-directedness and persistence scores than healthy controls. Harm avoidance scores were found higher and self-directedness scores were found lower when the total corrected increment (TCI) points were used, but cooperation scores increased. HAM-D scores correlated positively with harm avoidance scores, but negatively with both self-directedness and cooperation scores. Conclusion: Depressive symptoms and personality features are related to the duration and severity of FMS, and therefore, should be further evaluated by physicians when planning the treatment and follow-up in FMS patients. (Archives of Neuropsychiatry 2011; 48: 31-8). Key words: Depression, fibromyalgia syndrome, temperament and character.






Latest articles from "Noro-Psikyatri Arsivi":

Severity of Minor Physical Anomalies as a Possible Trait Marker in Schizophrenia/Sizofrenide Olasi Bir Isaretleyici Olarak Minör Fiziksel Anomalilerin Siddeti (July 1, 2012)

Nöro-Behçet Sendromu ve Iki Uçlu Bozukluk Birlikteligi/The Association of Bipolar Disorder and Neuro-Behçet Syndrome (July 1, 2012)

Injection Neuropathies of the Sciatic Nerve: Experience of an Electrophysiology Laboratory and Medicolegal Approach in Turkey/Siyatik Sinir Enjeksiyon Nöropatileri: Bir Elektrofizyoloji Laboratuarinin Tecrübesi ve Türkiye'de Medikolegal Yaklasim (July 1, 2012)

Psychometric Properties of the Turkish Version of the Coping Inventory for Stressful Situations/Stresli Durumlarla Basa Çikma Envanteri'nin Türkçe Formunun Psikometrik Özellikleri (July 1, 2012)

Bronsial Astmasi Olan Çocuklarda Psikiyatrik Bozukluk ve Belirtiler/Psychiatric Disorders and Symptoms in Children with Bronchial Asthma (July 1, 2012)

Serum Neopterin and Haptoglobin Concentrations in Patients with First Episode Psychosis/Ilk Epizod Psikoz Olgularinda Serum Neopterin ve Haptoglobulin Düzeyleri (July 1, 2012)

Migrenli Hastalarda Serum Atrial Natriüretik Peptid Düzeylerinin Agri ile Iliskisi/The Relationship Between Serum Atrial Natriuretic Peptide Levels and Pain in Migraine Patients (July 1, 2012)

Other interesting articles:

Marker validation in recombinant inbred lines and random varieties of rice for drought tolerance
Australian Journal of Crop Science (April 1, 2012)

Respiratory enzyme activity and regulation of respiration pathway in seashore mallow (Kosteletzkya virginica) seedlings under waterlogging conditions
Australian Journal of Crop Science (April 1, 2012)

Absorption and accumulation characteristics of nitrogen in different wheat cultivars under irrigated and dryland conditions
Australian Journal of Crop Science (April 1, 2012)

Dis Ticaretin Finansmaninda Göçmen Gönderilerinin Rolü: Türkiye Örnegi/The Role of Migrants' Remittances in Foreign Trade: The Case for Turkey
Sosyoekonomi (January 1, 2012)

Gelismekte Olan Ülkelerde Politik Istikrarin Ekonomik Büyüme Üzerine Etkisi/The Effect of Political Stability on Economic Growth in Developing Countries
Sosyoekonomi (January 1, 2012)

Effects of nutrition and water supply on the yield and grain protein content of maize hybrids
Australian Journal of Crop Science (March 1, 2012)

Ürolojik cerrahide teknikler degisiyor mu?/Changes in urological surgical techniques
Dicle Tip Dergisi (April 1, 2010)

Publication: Noro-Psikyatri Arsivi
Author: Altunören, Özlem
Date published: January 1, 2011

Giris

Fibromiyalji Sendromu (FMS), etiyolojisi tam olarak bilinmeyen, yaygin vücut agrilari, belli anatomik bölgelerde hassas noktalar ve halsizlik ile kendini gösteren bir kronik agri sendromudur (1). Her yas grubunda görülebildigi gibi, en sik 30-50 yas arasinda ortaya çikmaktadir (2). Fibromiyalji insidansi popülasyon temelli çalismalarda %1-2 olarak bulunmustur. Prevalans yasla birlikte artar, 60-80 yas arasi kadinlarda oran %7'ye ulasi r, hastalarin %80-90'i kadindir (3). FMS patogenezinde uyku düzensizligi, nöroendokrin islev bozuklugu, bölgesel kan akimi degisikligi, metabolik ve immünolojik bozukluklar gibi çesitli faktörlerin rolü oldugu ileri sürülmüstür (4). Ayrica fibromiyalji sendromunun baslamasinda genel psikolojik sikinti, depresyon ve diger psikolojik etkenlerin de rolü oldugu gösterilmektedir. FMS'lu hastalarda özellikle depresyon, anksiyete ve somatoform bozukluklar olmak üzere psikiyatrik belirtilerin artmis oldu- gunu göstermektedir (5). Hudson ve arkadaslari FMS'lu hastalarda yasam boyu majör affektif bozukluk oranini %71 olarak saptamislardir (6). Baska bir çalismada da bu hastalarda, serum serotonin konsantrasyonlarinin kontrollere göre azaldigi ve hastalarin serotonin gerialim reseptörlerinin sayisinin artmis oldug u bulunmustur (3).

Üç ayri çalismada FMS ve RA hastalarina Minnesota Çok Yönlü Kisilik Envanteri (MMPI) uygulanmis. MMPI puanlarinda FMS olan hastalarda romatoid artrit hastalarina göre özellikle hipokondriazis ve histeri skalalarinda yükselme oldugu bulunmustur (7,8), FMS ile yapilan çalismalarda daha çok MMPI kullani lmistir (6), ancak MMPI gibi kisilik envanteri testlerindeki yüksek puanlar daha çok agri ile iliskili bulunmustur (9).

Alfici ve ark.'larinin yaptigi çalismada FMS hastalarinda karakteristik psikodinamik özellikler olarak bagimlilik, edilgenlik, aile iliskilerinin idealizasyonu, obsesif kompulsif kisilik, kayba karsi maladaptif cevap ve belirgin ergomani (fazla çalisma) tespit edilmistir (10).

Kisiligi degerlendirmek için boyutsal psikobiyolojik model Cloninger tarafindan gelistirilmis ve kisiligin iki temel bileseni olan mizaç ve karakter incelenmistir. Mizaç duygusal uyarilara dogustan yapisal olarak belli bir sekilde otomatik tepki gösterme egilimi; karakter ise bireyin göreceli degismeyen, nesnel olarak gözlenebilen davranislari ve öznel olarak bildirilen iç deneyimleri olarak tanimlanmaktadir. Karakter bireyin yasam tarzi ve davrani s sekli olarak çevresi ile karsilikli iliskileri devam ettirmek için bilinçli veya bilinç disi gelistirdigi tepki ve yanit davranislarini da içerir (11,12). FMS hastalarinda mizaç karakter ile ilgili sinirli sayi daki çalismalara bakildiginda en önemli ortak sonuç, zarardan kaçinma puanlarinin yüksek bulunmasidir.

Bu çalismadaki amacimiz; FMS'lu hastalarin mizaç karakter özelliklerini ve psikiyatrik tanilarini ve bunlar arasindaki iliskiyi arastirarak bu konuyla ilgili kisitli sayida yapilan çalismalara katki saglayabilmektir.

Yöntem

Bu çalisma, 2009 yilinda Kahramanmaras Sütçüimam Üniversitesi Tip Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon poliklinigine ayaktan basvuran, Amerikan Romatoloji Cemiyeti (American College of Rheumatology, ACR) tani kriterlerine göre fibromiyalji tanisi konulan kadin hastalarda psikiyatrik bozukluklari ve mizaç karakter özellikleri ile depresyon iliskisini arastirmak için yapilmistir. Çalismaya baslamadan önce Kahramanmaras Sütçüimam Üniversitesi Tip Fakültesi Etik kurulundan gerekli izin ve onay alinmistir. Tüm hastalar bu çalisma öncesinde bilgilendirilmis ve onaylari alinmistir.

Bu çalismaya 51 fibromiyalji tanisi konan kadin hasta, 51 saglikli kontrol grubu alindi. Hastalarin çalismaya alinma kriterleri: ACR'ye göre fibromiyalji tanisi almasi, fibromiyalji tanisina diger bir insamatuar hastaligin eslik etmemesi, (romatoit artrit, ankilozan spondilit), hastalarin 18-65 yas arasinda bulunmasi, okur-yazar olmasi, sistemik, metabolik hastaliginin bulunmamasi, bunama, zeka geriligi, bilissel bozukluk, tekrar eden suisid düsünce varligi ve psikotik hastaligin olmamasi, ilerlemis nörolojik hastaligin ve dekompanse sistemik hastaligin bulunmamasi olarak belirlendi.

Kontrol grubu için herhangi bir klinik yakinmasi olmayan, sistemik, metabolik ve psikiyatrik hastalik tanisi almamis olan gönüllü kadin bireyler seçildi. hasta ve kontrol grubunun sosyodemografik özellikleri ilk görüsmede kaydedildikten sonra, klinik görüsme ile psikiyatrik muayeneleri yapilarak, DSM- IV-TR tani kriterlerine göre psikiyatrik tanilari arastirildi. Fibromiyalji etkilenme anketi (FEA), Hamilton depresyon derecelendirme ölçeg i (HAM-D), görsel agri skalasi (GAS) ve mizaç karakter ölçe- gi (TCI) uygulandi.

Gereçler

Sosyodemografik Bilgi Formu: Hasta ve kontrol grubunun genel bilgilerini içermektedir. Ilk basvuruda uygulanan bu formda yas, cinsiyet, medeni durum, ögrenim seviyesi, yasadigi yer, ekonomik gelir düzeyi, aliskanliklari, kullandigi ilaçlar, eslik eden ruhsal ve bedensel hastalik öyküsü, fibromiyalji hastalik süresi yer almaktadir.

Fibromiyalji Etkilenme Anketi (FEA): Burckhart ve arkadaslari tarafindan FMS hastalarinda fonksiyonel durumu ölçmek amaciyla gelistirilmis ve ülkemize özgü geçerlik güvenirlik uyarlamasi Sarmer ve arkadaslari tarafindan yapilmistir. Kendini iyi hissetme özelligi hariç, düsük puanlar iyilesmeyi veya hastaliktan daha az etkilenildigini gösterir. Böylece toplam maksimum puan 100'dür. Ortalama bir FMS hastasi 50 puan alirken, daha siddetli etkilenmis FMS hastalari 70 ve üzerinde puanlar alir. FMS tanili hastalarin durumlarini, yetiyitimini gösteren ve sonuçlari ni takip eden bir ölçektir (13,14).

Görsel Agri Skalasi (GAS): 1983 yilinda Price ve arkadaslari tarafindan gelistirilen bir ölçek olup, hastada agrinin siddetini ölçmektedir. Türkiye'de geçerlilik ve güvenilirligi yapilan bu ölçekte, 10 cm uzunlugundaki yatay bir hattan olusur. Uygulanan kisiden hissettigi agri siddetine karsilik gelen bir noktayi isaretlemesi istenir. Isaret konulan nokta ile, hattin baslangiç ucu arasindaki uzunluk santimetre olarak ölçülmekte ve bulunan sayisal deger hastanin agri siddetini göstermektedir (15).

Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçegi (HAM-D): Hamilton ve Williams tarafindan gelistirilmistir. Hastada depresyon düzeyini ve siddet degisimini ölçer, tedavi sirasinda izlemi kolaylastirir, tani koydurmaz. Son bir hafta içerisinde yasantilanan depresyon semptomlarini sorgulayan 17 maddeden olusur, en yüksek 53 puan alinir. Ölçegin uykuya dalma güçlügü, gece yarisi uyanma, sabah erken uyanma, somatik semptomlar, genital semptomlar, zayisama ve içgörü ile ilgili maddeleri 0-2, di- ger maddeleri, 0-4 arasinda derecelendirilmistir. Çalismamizda 0-7 puan depresyon olmadigini, 8-15 puan arasi hafif derecede depresyonu, 16-28 arasi orta derecede depresyonu, 29 ve üzeri agir derecede depresyonu göstermektedir. Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirligi Akdemir ve arkadaslari tarafindan yapi lmistir (17).

Mizaç ve Karakter Envanteri (Temperament and Character Inventory-TCI): Cloninger, mizaç ve karakter üzerine psikobiyolojik bir model gelistirmeye çalismis ve bu modele uygun olacak sekilde 1987'de Üç Boyutlu Kisilik Ölçegi'nin (Tridimentional Personality Questionnaire-TPQ) ilk seklini gelistirmistir (18). 1993'te ise bu ölçege arkadaslariyla birlikte bir mizaç boyutu ile üç karakter boyutu ekleyerek ölçegin adini Mizaç ve Karakter Envanteri (Temperament and Character Inventory-TCI) olarak degistirmislerdir (19). Ölçek 'dogru' ya da 'yanlis' seklinde yanitlanan 240 maddeden olusan bir kendini degerlendirme ölçegidir. TCI yedi üst sira ölçekten olusmaktadir. Sebat etme disinda tüm boyutlar, üç ve bes arasinda alt ölçeklere ayrilmistir. Mizaç boyutunda, yenilik arayisi (NS) 4 alt ölçege (NS1: kesfetmekten heyecan duyma, NS2: dürtüsellik, NS3: savurganlik, NS4: düzensizlik), zarardan kaçinma (HA) 4 alt ölçege (HA1: beklenti endisesi, HA2: belirsizlik korkusu, HA3: yabancilardan çekinme, HA4: çabuk yorulma ve dermansizlik), ödül bagimliligi (RD) 3 alt ölçege (RD1: duygusallik, RD3: baglanma, RD4: bagimlilik), ayrilmi stir. Karakter boyutunda, kendi kendini yönetme (S) 5 alt ölçeg e (S1: sorumluluk alma, S2: amaçlilik, S3: beceriklilik, S4: kendini kabullenme, S5: uyumlu ikincil huylar), isbirligi yapma (C) 5 alt ölçege (C1: sosyal onaylama, C2: empati duyma, C3: yardimseverlik, C4: acima, C5: erdemlilik-vicdanlilik), kendini asma (ST) 3 alt ölçege (ST1: kendilik kaybi, ST2: kisiler ötesi özdesim, ST3: manevi kabullenme) ayrilmistir (12,19). Ülkemizde geçerlilik ve güvenilirlik çalismasi 2001 yilinda Samet Köse, Kemal Sayar, Ismail Ak tarafindan yapilmis ve Cloninger tarafindan da onaylanmistir (20).

Istatistiksel Degerlendirme

Çalismada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için, SPSS (Stastical Package for Social Sciences) for Windows 10.0 programi kullanildi. Istatistiksel degerlendirmelerde ki-kare testi, student's t testi, Pearson korelasyon testi ve kovaryans analizi (ANCOVA) yapilmistir. Tüm sonuçlar için anlamlilik de- geri p<0.05 düzeyi kabul edilmistir.

Bulgular

Çalismaya alinan FMS hasta grubunda yas ortalamasi 36.23±10.77 yil; kontrol grubunda yas ortalamasi 34.41±7.85 yil olarak degerlendirildi. FMS hastalari ve kontrol gruplari arasinda yas bakimindan istatistiksel olarak anlamli fark saptanmadi (p>0.05).

Çalismaya alinan bireylerin %62'si evli, %31'i bekar, %7'si dul olarak saptandi. Hasta ve kontrol grubu arasinda medeni durumlari açisindan istatistiksel olarak anlamli fark yoktu. (p<0.177) Gruplar arasinda ögrenim durumu, meslek ve gelir düzeyleri arasinda istatistiksel olarak anlamli fark bulundu. (p<0.001). Çalismaya alinan FMS'lu hastalarin ortalama hastalik süresi 50.43±47.6 ay (3-180 ay) olarak saptandi.

FMS olan hasta grubunda tespit edilen DSM-IV TR tanilari ve grup içindeki dagilimlari; Tablo 1'de yer almaktadir. Fibromiyalji hastalarinda, HAM-D puani kontrol grubuna göre anlamli derecede yüksek olarak degerlendirildi (p<0.05). HAM-D puani- na göre FMS hastalarinin depresif belirtileri %51'i agir, %25.5'i orta, %13.7'si hafif derecede, %9.8'i ise normal olarak degerlendirildi (Tablo 2).

FMS hastalari ve kontrol grubunun TCI puanlari karsilastirildigi nda FMS hastalari ve kontrol gruplarinin TCI mizaç, yenilik arayisi (NS) alt ölçegi karsilastirmasinda; savurganlik-tutumluluk (NS3) (p=0.04) alt ölçegi disinda istatistiksel olarak anlamli bir fark bulunmadi (p>0.05). NS3 alt ölçeginde hasta grubunun puani kontrol grubuna göre anlamli olarak düsüktü. TCI mizaç, zarardan kaçinma (HA) alt ölçegi; HA2 (p=0.08) ve HA3 (p=0.33) disinda hasta grubunun puani kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamli derecede yüksek bulundu (p<0.001). TCI mizaç, ödül bagimliligi (RD) alt ölçegi; RD3 (p=0.01) ve RD4 (p=0.01) di- sinda anlamli fark gözlenmedi. Baglanma (RD3) ve bagimlilik (RD4) alt ölçeginde hasta grubunun puani kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamli derecede düsüktü. TCI mizaç, sebat etme (P) alt ölçegi karsilastirmasinda; FMS hastalarinda kontrol grubuna göre sebat etme puani istatistiksel olarak anlamli düsük bulundu (p=0.04). TCI karakter, kendini yönetme (S) alt ölçe- gi karsilastirmasinda, kendini kabullenme (S4) hariç diger alt ölçeklerde FMS hasta grubunun puani kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamli düsük bulundu (p<0.001). TCI karakter, isbirligi yapma (C) alt ölçegi, temiz kalplilik (C5) alt boyutu hariç hasta ve kontrol gruplari arasinda anlamli istatistiksel fark gözlenmedi (p>0.05). Temiz kalplilik (C5) alt boyutu puani hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamli olarak düsüktü (p=0.02). TCI karakter, kendini asma (SD) alt ölçegi; FMS hasta ve kontrol grubu karsilastirmasinda tüm alt ölçeklerde anlamli bir fark gözlenmedi (p>0.05) (Tablo 3).

FMS hastalarinda; TCI puanlarinin depresif durumdan etkilendig i bilindigi için HAM-D puanlari kovariant kullanilarak yapi lan ANCOVA analizi sonucu; hasta grubunda ortalama zarardan kaçinma (HA) puanlarinda azalma olmakla birlikte kontrollere göre halen yüksek oldugu tespit edildi. Hasta grubunda ortalama kendini yönetme (S) puaninda artma olmakla birlikte halen kontrol grubuna göre düsük puanda olmasi istatistiksel olarak anlamli bulundu. Hasta grubunda ortalama isbirligi yapma (C) puanindaki yükselme istatistiksel olarak anlamli bulundu. Gruplar karsilastirildiginda ortalama yenilik arayisi (NS), ortalama kendini asma (ST), ortalama ödül bagimliligi (RD), sebat etme (P) sonuçlarinda istatistiksel olarak anlamli fark gözlenmedi (Tablo 3).

Korelasyon analizleri sonucu FMS hastaliginin süresi ile FEA puanlari arasinda kuvvetli pozitif korelasyon (p<0.001, r=0.555). hastalik süresi ile GAS arasinda kuvvetli pozitif korelasyon (p<0.001, r=0.583), FMS hastalik süresi ve HAM-D puani arasinda kuvvetli pozitif korelasyon (p<0.001, r=0.455), hastali- gin süresi ve TCI karakter alt ölçegi olan kendini yönetme arasi nda negatif korelasyon (p=0.02, r=0.303) saptanmistir. FEA puani ile GAS kuvvetli pozitif korele (p<0.001, r=0.885), FEA puani ve HAM-D puani kuvvetli pozitif korele (p<0.001, r=0.767), FEA ile HA pozitif korele (p<0.001, r=0.396), RD; negatif korele (p=0.03, r=0.212), S; negatif korele (p<0.001, r=0.518), C; negatif korele (p=0.02, r=0.237) olarak bulunmustur. GAS ile HAM-D puanlari pozitif korele (p<0.001, r=0.718), HA; pozitif korele (p<0.001, r=0.426), S; negatif korele (p<0.001, r=0.433) olarak bulunmustur. HAM-D puanlari ile HA kuvvetli pozitif korele (p<0.001, r=0.536), NS; negatif korele (p=0.06, r=0.209), S; negatif korele (p<0.001, r=0.596), C; negatif korele (p<0.001, r=0.362) olarak bulunmustur (Tablo 4).

Tartisma

Etiyolojisi halen yeterince bilinmeyen FMS ile ilgili günümüze kadar yapilan arastirmalarin kayda deger kismi bu sendromun, psikolojik bozukluklarla iliskisini arastirmaya yöneliktir. Yapi lan çalismalarda anksiyete, stres ve çökkünlük gibi psikiyatrik semptomlar siklikla FMS ile birlikte ya da öncesinde vardir (21,22). FMS'da en yaygin es tani olarak bulunan bozukluklar, majör depresyon, somatizasyon bozuklugu, panik bozukluk ve obsesif-kompulsif bozukluktur (9). FMS hastalarinin %20'sinde majör depresyon, yaklasik %50'sinde depresyon öyküsü vardir (23). Magni ve arkadaslarinin yaptigi çalismada 1. yildaki depresif semptomlarin 8. yilda kronik müsküler agrilarin gelisimi için anlamli derecede yordayici degere sahip oldugu bulunmustur (24,25). Yapilan çok merkezli bir çalismada FMS hastalarinin %49'u depresif bulunmustur (26). Ülkemizde yapilan bir çalismada Dogan ve arkadaslari, FMS'lu hastalardaki depresyon orani- ni (%54.8), genel toplumda rastlanan depresyon (%8-20) oranindan daha yüksek oldugunu bulmuslardir (27). Bizim sonuçlarimi- za göre FMS hastalarinin %76.5'u (n=39) psikiyatrik tani aldi. Hastalarin %37.3'u (n=19) majör depresyon, %17.6'si (n=9) distimik bozukluk tanisina sahipti. Sonuçlarimiz daha önce yapilan birçok çalisma ile benzerlik göstermektedir (6,7,10). Anderberg ve arkadaslarinin yaptigi çalismada da, FMS hastalarinin %65.7'si psikiyatrik tani almisti (28). Hawley ve arkadaslari, kronik agrili hastalarda, depresyonun agridan sonra hastalik siddetinin en önemli belirleyicisi oldugunu vurgulamislar ve ayrica depresyonun agriyi algilama düzeyini de arttirdigini bildirmislerdir (29). Bizim çalismamizda da bekledigimiz gibi hastaligin süresi uzadikça, hastaligin siddetinin, agriyi ifade etmenin ve depresyon siddetinin arttigi bulunmustur. Yine hastaligin siddeti ile agriyi ifade etme ve depresyon siddeti pozitif iliskili bulunmustur. Bu sonuçlar bize, FMS hastalarinda tedaviye yaklasimimizda depresyonun taninmasinin ve tedavisinin planlanmasinin önemli yeri oldugunu düsündürmektedir.

Psikosomatik hastaliklarin etiyolojisinde kisiligin de önemli rol oynadigi düsünülmektedir. Psikosomatik hastaliklar ve somatizasyonda hastaligin uzun yillar sürmesi, siddeti ve araya giren ek patolojilerin varligi sebebiyle etiyolojik faktörleri ayirt etmek güç görünmektedir (30). Dunbar ve Alexander'a göre her psikosomatik hastalik için özgül kisilik özellikleri bulunmaktadir (31). Erken dönemlerde yapilan çalismalarda FMS hastalarini mükemmeliyetçi, kendini asiri zorlayan ve irritabl kisiler olarak tanimlami slardir (32). Yunus ve arkadaslarinin yaptigi baska bir çalismada bu hastalari mükemmeliyetçi, kendi itibarina düskün ve çevre beklentisi fazla olan kisiler olarak degerlendirmislerdir (33).

Son yillarda kisiligi degerlendirmede, kategorik yaklasimin bazi yetersizlikleri oldugundan, bunun yerine boyutsal kisilik teoremleri ve boyutsal yaklasima dayali kisilik ölçümleri gelistirilmistir. Cloninger, kisiligin iki temel bileseni olarak mizaç ve karakterdeki normal ve anormal varyasyonlari açiklayan boyutsal bir psikobiyolojik kisilik modeli gelistirmis ve tanimlamistir (11,19). Literatüre baktigimizda somatizasyon ve mizaç arasindaki iliskiyi degerlendiren az sayida çalisma vardir. Russo ve arkadaslari tibbi hastaligi olan ve ayaktan takip edilen hasta grubunda, üç boyutlu kisilik anketi yapilan bir çalismada, yüksek zarardan kaçinmanin somatizasyon siddeti ile iliskili oldu- gunu göstermistir (34). Yine Grabe ve arkadaslarinin psikiyatrik hastalarda yaptiklari çalismada somatizasyonu en fazla zarardan kaçinmanin yordadigini belirtmislerdir (35).

Çalismamizin örneklem grubundan elde edilen bulgular, FMS hastalarinin saglikli kontrollere göre kisilik özelliklerinde ve alt boyutlarinda bazi farkliliklar oldugunu ortaya koymustur. FMS hastalarinda zarardan kaçinma toplamda (HA) ve beklenti endisesi (HA1), çabuk yorulma-dermansizlik (HA4) alt ölçeklerinde kontrol grubuna göre anlamli derecede yüksek bulundu. HAM-D puanlari ile zarardan kaçinma ölçegi arasinda kuvvetli pozitif korelasyon saptandi.

Çalismamizda FMS hastalarinda, TCI karakter ölçegi kendini yönetme (S); kendini kabullenme (S4) alt ölçegi disindaki di- ger ölçeklerde kontrol grubuna göre düsük bulundu. Yapilan korelasyon analizinde depresyon puanlari ile kendini yönetme, ters iliskili saptandi. Anderberg ve arkadaslari bizim çalismami zdaki gibi FMS'lu hastalarda, kontrol grubuna göre yüksek zarardan kaçinma, düsük kendini yönetme puanlari bulmuslar, psikiyatrik bozukluklar dislandiginda da hasta grubunda zarardan kaçinma puanlarini yine yüksek tespit etmislerdir (28). Mizaç ve Karakter Envanteri ile yapilmis tek takip çalismasi olan Mazza ve arkadaslarinin çalismasinda; bizim çalismamizdaki sonuçlara benzer sekilde FMS hastalarinda yüksek zarardan kaçinma ve düsük kendini yönetme puanlari bulunmustur. Alti aylik seçici serotonin gerialim inhibitörü (SSRI) tedavisinden sonra, depresif bulgularin etkilerini de disladiklarinda, hastalarda zarardan kaçinma puanlarinda azalma gözlenmesine rag- men, yine de kontrol grubuna göre yüksek bulmuslar, kendini yönetme puanlarinda ise gruplar arasinda anlamli fark bulamami slardir (36).

Diger psikosomatik hastaliklarda yapilan çalismalara bakti- gimizda, mizaç karakter özellikleri açisindan benzer bulgulara rastlanmistir. Irritabl barsak sendromu (IBS) hastalarinda za- rardan kaçinma yüksek, kendini yönetme normal degerlendirilirken (37), kronik gerilim tipi basagrisi (KGTB) (38,39), psöriyazis (40) ve non kardiyak gögüs agrisi (41), kronik yorgunluk sendromu olan hastalarda yapilan çalismalarda zarardan kaçinma yüksek, kendini yönetme puani düsük bulunmustur.

Yüksek zarardan kaçinma, depresyon, anksiyete ve yeme bozukluklari gibi birçok klinik sendromla iliskili bulunmustur. Bu kisilik özelliginin duygudurum ve anksiyete bozuklugu gelismesine duyarliligi arttirma olasiligi vardir. Yüksek zarardan kaçinma davranisi olan hastalar, dikkatli, özenli, pasif, korkak ve güvensiz olarak tanimlanmistir. Çogu sosyal ortamda inhibe ve utangaçtirlar, enerji seviyeleri düsük olmaya meyillidir, sonuçta sürekli yorgundurlar. Zararli uyarilara karsi kendilerini engelleme egilimindedirler. Zarardan kaçinma mizaç bileseni serotonerjik aktivite ile iliskilidir ve zarardan kaçinmasi yüksek olan kisiler stresli olaylara yüksek oranda depresif belirtiler ile karsilik verirler. Zarardan kaçinan bireyler tehlike durumu yokken bile tehlike beklentisi içindedirler (12,19). Bu beklenti, uygunsuz bir adaptasyona, davranislarda ketlenmeye ve anksiyeteye yol açmaktadi r. Bu tip kisiler agrinin gelecegini bekleme egiliminde olabilirler. Bulgularimiza göre zarardan kaçinma puanlarinin, agriyi ifade etme ve hastaligin siddetiyle pozitif iliskisinin gösterilmesi, zarardan kaçinan bireylerin agriyi hissetmeye daha fazla yatkin olduklarini açiklamaktadir. Kendini yöneten bireyler ise amaçlarini ve degerlerini seçer, bulundugu durumu korumak için davranislarini uygun hale getirir, düzenleme yeterliligi ve iradeli olma gibi özellikleri vardir. Düsük kendini yönetme puani olan bireyler ise olgun olmayan, zayif kirilgan ve siklikla bagimli olarak tanimlanirlar. Gerçekçi olmayan davranislar ve içsel rehberin olmadigini gösteren kötü yürütücü islevlere sahiplerdir. Bu tip kisiler doktorlar tarafindan siklikla olgunlasmami s ve kisilik bozuklugu olan bireyler olarak tanimlanmaktadir (12,19). Çalismamizda hastaligin süresi ve siddetiyle kendini yönetme puanlarinin negatif iliskili bulunmasi, bu hastalarda sürecin ve hastaligin siddetinin kisiligi etkileyebilecegini düsündürmektedir.

Özgül olmayan kas-iskelet sistemi hastaliklari olan hastalarda kisilik, psikolojik stres, agri arasindaki iliskiyi arastiran bir çalismada hastalar, yüksek zarardan kaçinma, düsük kendini yönetme puanlari almislardir. Regresyon analizinde yüksek zarardan kaçinma ve kendini asma puanlarinin ve düsük kendini yönetme puanlarinin anksiyete ve depresyonu yordadigi görülmüstür. Bu bulguya dayanilarak da duygudurum ve agri bozukluklari na yatkinlikla ilgili kisilik profilinin yüksek zarardan kaçinma ve düsük kendini yönetme olabilecegi öne sürülmüstür (43). Conrad ve arkadaslari da kronik agrili hastalarda yaptiklari çali smada yüksek zarardan kaçinma, düsük kendini yönetme ve isbirligi yapma sonucunu bulmuslardir (44). Bizim çalismamizda FMS hastalarinda yüksek zarardan kaçinma ve düsük kendini yönetme puanlarinin bulunmasi, bu kisilik özelliklerinin duygudurum ve agri bozukluklari gelistirmeye daha fazla yatkin olduklari ni düsündürmektedir.

FMS hastalarinda, TCI karakter isbirligi yapma (C) ölçeginde, erdemlilik-vicdanlilik (C5) alt ölçegi hastalarda kontrol grubuna göre düsük bulundu, toplam ve diger alt ölçeklerde fark gözlenmedi. Depresyon puanlari kovariant kullanilarak degerleri tekrar hesapladigimizda hasta grubunda isbirligi yapma puani nda artis saptandi. Hastalarin depresyon puanlari ile isbirligi yapma puanlari arasinda negatif iliskili bulundu. Daha önceki yapilan çalismalarda FMS hastalarinda, saglikli bireylere göre isbirligi yapma puanlari arasinda fark bulunamamistir (27,34). Depresyonlu bireylerde yapilan çalismalarda sagliklilara göre isbirlig i yapma alt boyutlarinda daha düsük puan tespit edilmistir (45-47). Yeme bozuklugu olan obez hastalarda isbirligi yapma puanlari saglikli bireylere göre düsük bulunmustur (48). Psikosomatik hastaliklardan IBS (37), KGTB (39) ve yeme bozuklugu olan tip 1 diyabetli adölesan hastalarda (49) isbirligi yapma puanlari nda fark gözlenmemistir.

Çalismamizda FMS hastalarinin yüksek zarardan kaçinma, düsük kendini yönetme ve düsük sebat etme puanlarina sahip oldugu bulunmustur. Yapilan bazi çalismalarda da, zarardan kaçi nma ile kendini yönetme ve isbirligi yapma alt boyutlarinin, depresyondaki bireylerde birbirleriyle siki bir iliski içerisinde oldug u gösterilmis ve bu kisilik özelliklerinin depresif semptomatolojinin siddetiyle de alakali olabilecegini bildirmislerdir (45-47,50). Bu nedenle çalismamizdaki gibi HAM-D puanlarinin kovaryans olarak alinip kontrol edilmesi bizi daha net bulgulara götürecektir. Bu sonuçlar düsünülerek FMS hastalarinda kovaryans analizi ile HAM-D puanlarinin etkisini disladigimizda, zarardan kaçinma puaninda azalma, kendini yönetme puaninda artma gözledik. Düzeltilmis degerleri tekrar karsilastirdigimizda, hastalarda yine kontrollere göre, yüksek zarardan kaçinma, düsük kendini yönetme ve isbirligi yapma puaninda artis gözledik. Çikan sonuç, bu hastalardaki depresif durumun kisilik özelliklerine katkisinin olabilecegini göstermektedir. Daha önce yapilan çalismalarda da FMS ve depresyon arasinda nöroendokrin anormallikler, psikolojik özellikler, fiziksel semptomlar ve tedavi açisindan benzerlikler görülmüstür. Hatta FMS'nun premorbid, ailesel ve psikodinamik özellikleri bakimindan fiziksel bir semptom olan agri ile kendini gösteren bir depresif bozukluk oldugu ileri sürülmüstür (10).

Bu konu ile ilgili çalismalar incelendiginde psikosomatik hastaliklar için ortak bir mizaç ve karakter profilinin henüz ortaya konamadigi görülmektedir. Ancak çalismalarin çogunda ortak olan en önemli sonuç, bizim çalismamizdaki gibi mizaç boyutunda zarardan kaçinma puanlarinin yüksek olmasi ve somatizasyonla iliskili bulunmasidir. Fibromiyalji hastalarinda yüksek zarardan kaçinma skorlari bu hastalarin strese bir yanit olarak agri semptomlari gelistirmeye egilimli bir mizaçlarinin oldugunu göstermektedir. Zarardan kaçinma puanlarinin serotonerjik aktivite ile iliskili olmasi ve fibromiyaljide de hiposerotonerjik durumun daha önceki çalismalarda gösterilmis olmasi (51), depresyonu olmayan fibromiyalji hastalarinin da serotonerjik antidepresanlardan fayda görmesi (22), FMS hastalarinda serotonerjik sistemin etkilendigi hipotezini desteklemektedir. Bu hastalarda serotonerjik tutulumu destekleyen TCI bulgularinin saptanmasi ve depresif durum ile zarardan kaçinma skorlarinin korelasyonu, depresyon ve FMS'da ortak paylasilan kisilik patolojileri ve serotonerjik sistem bozuklugunun olabilecegini akla getirmektedir. Çalismalarda psikosomatik hastaliklar için karakter boyutlarina bakildiginda en sik tekrarlayan bulgunun bizim hastalari mizda oldugu gibi kendini yönetme puanlarindaki düsüklük oldugu görülmektedir. Kendini yönetme daha çok kisilik patolojileri ile iliskili oldugundan bu durumu kismen FMS hastalarina özgül kisilik profilleriyle kismen de hastaligin süresi, siddeti ve komorbid depresyonuyla iliskilendirebiliriz.

Çalismamizda FMS hastalarinda depresyon puanlarini disladigi mizda hastalarda, kontrol grubuna göre zarardan kaçinma yüksekligi ve kendini yönetme düsüklügünün devam etmesi, bu karakter özelliklerinin FMS gelisimi için hem durumsal hem de süreklilik gösteren bir özellik tasidigini ve serotonerjik sistemin de bu süreçlere katkisinin olabilecegini dogrulamaktadir. Ayni zamanda yüksek zarardan kaçinma ve düsük kendini yönetme skorunun komorbid depresyon ve FMS için yüksek risk olusturabileceg i sonucunu da çikarabiliriz

Depresyon puanlari kovariant kullanildiktan sonra isbirligi yapma puanlarinda artis olmasi bu karakter bilesenin kuvvetle depresif semptomatolojiden etkilendigini göstermektedir. Bu hastalarla çalisan hekimlerin depresif bozuklugun tani ve tedavisi açisindan psikiyatri bölümüyle ortak çalismalarinin, hastalardaki isbirligi yapma ve tedaviye uyum motivasyonunu olumlu yönde etkilemesini beklemekteyiz. Bu özelliklerin bilinmesi FMS hastalarina tedavideki yaklasimimizi etkileyeceginden dikkat edilmesi gereken bir noktadir.

Çalismamizda kendini yönetme bilesenin FMS'nun süresi ve siddetinden etkilendigini, zarardan kaçinma ve isbirligi yapmani n hastaligin siddeti ile iliskili oldugunu saptamamiz, bu hastaligi n süresi ve siddetinin mizaç ve karakter özelliklerine katkisi- nin olabilecegini göstermektedir.

Bu çalismada hastalarin tanilarinin yapilandirilmis ölçeklerle konmayisi, toplumda tedavi arayisi içine girmeyen hastalar bütününü temsil etmemesi kisitlayici faktörler arasinda bulunmaktadi r. Bu çalismayla FMS hastalarinda kesitsel nitelikte saptadigi- miz mizaç ve karakter farkliliklarinin etiyolojik ya da tetikleyici etken olup olmadiklarinin kesin olarak belirlenmesi olanaksizdir. Kesin sonuçlar için daha genis örneklemli ve FMS'nun baska psikosomatik tani gruplari ile karsilastirildigi çalismalara gereksinim vardir.

Sonuç

Fibromiyalji hastalarinin psikiyatrik tanilari ve kisilik özelliklerinin bilinmesi, diger psikosomatik hastaliklarda oldugu gibi hastaligin seyrini ve tedavi yaklasimini, yasam kalitesi ve sosyal uyumunu etkileyebilecegi için, bu hastalarla ugrasan hekimlerin dikkat etmelerini gerektirecek bir husus olarak belirmistir.

Ülkemizde psikosomatik hastaliklar ve kisilik özellikleri ile ilgili yapilan çalismalar kisitli sayida ve yetersiz olup bu hastalardaki kisilik özelliklerinin bilinmesi tedavi yaklasimimizda çok önemli oldug undan, yapilacak yeni çalismalar mevcut bilgilerimizi pekistirmemizi ve bu hastaliklari daha iyi anlamamizi saglayacaktir.

Kaynaklar

1. Nordahl HM, Stiles TC. Personality styles in patients with fibromyalgia, major depression and healthy controls. Ann Gen Psychiatry 2007; 9:6-9. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

2. Akkus S, Kosar A, Bayazit O. Fibromiyalji Tanisi Konan 220 Vakanin Klinik Özellikleri. Türkiye Fiziksel Tip ve Rehabilitasyon Dergisi 1998; 44:1.

3. Sendur ÖF. Agrili kas sendromlari. Oguz H, Dursun E, Dursun N, Tibbi rehabilitasyon. 2. baski, Nobel tip kitabevi, 2004; s. 1221-38.

4. Bradley LA, Mc Kendree Smith NL. Central nervous system mechanisms of pain in fibromyalgia and other musculoskeletal disorders: behavioral and psychologic treatment approaches. Curr Opin Rheumatol 2002; 14:45-51. [Abstract]

5. Mcbeth J, Silman AJ. The role of the psychiatric disorders in fibromylagia. Curr Rheumatol Rep 2001; 3:157-64. [Abstract]

6. Hudson JI, Hudson MS, Pliner LF et al. Fibromyalgia and major affective disorder: a controlled phenomenology and family history study. Am J Psychiatry 1985; 142:441-6. [Abstract] / [PDF]

7. Payne TC, Leavitt F, Garron DCet al. Fibrositis and psychologic disturbance. Arthritis Rheum 1982; 25:213-7. [Abstract] / [PDF]

8. Wolfe F, Cathey MA, Kleinheksel SM et al. Psychological status in primary fibrositis and fibrositis associated with rheumatoid arthritis. J Rheumatol 1984; 11:500-6.

9. Mufson M, Regestein QR. The spectrum of fibromyalgia disorders. Arthritis Rheum 1993; 36:647-50. [Abstract]

10. Alfici S, Sigal M, Landau M. Primary fibromyalgia syndrome- a variant of depressive disorder? Psychother Psychosom 1989; 51:156-61. [Abstract]

11. Cloninger CR. A systematic method for clinical description and classification of personality variants. A proposal. Arch Gen Psychiatry 1987; 44:573-88. [Abstract] / [PDF]

12. Cloninger CR, Przybeck TR, Svrakic DM et al. The Temperament and Character Inventory (TCI): a quide to its development and use. Washington University, St. Louis: Center for Psychobiology of Personality, 1994.

13. Burckhardt CS, Clark SR, Bennett RM. The Fibromyalgia Impact Questionnaire: development and validation. J Rheumatol 1991; 18:728-33. [Abstract]

14. Sarmer S, Ergin S, Yavuzer G. The validity and reliability of the Turkish version of the Fibromyalgia Impact Questionnaire. Rheumatol Int 2000; 20:9-12. [Abstract] / [PDF]

15. Price DD, McGrath PA, Rafii A et al. Buckingham B. The validation of visual analogue scales as ratio scale measures for chronic and experimental pain. Pain 1983; 17:45-56. [Abstract] / [PDF]

16. Williams JB. A structrured interview guide for Hamilton Depression Rating Scale. Arch Gen Psyhiatry 1988; 45:742-7. [Abstract] / [PDF]

17. Akdemir A, Örsel S, Dag I ve ark. Hamilton depresyon derecelendirme ölçegi (HDDÖ)'nin geçerliligi, güvenilirligi ve klinikte kullanimi. Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi 1996; 4: 251-9. [PDF]

18. Cloninger CR. A unified biosocial theory of personality and its role in the development of anxiety states. Psychiatric Developments 1986; 3;167-226. [Abstract]

19. Cloninger C, Svrakic DM, Pryzbeck TR: A Psychobiological model of Temperament and Character. Arch Gen Psychiatry 1993; 50:975-90. [Abstract] / [PDF]

20. Köse S, Sayar K, Ak I ve ark. Mizaç ve Karakter Envanteri (Türkçe TCI): Geçerlilik, güvenirlilik ve faktör yapisi. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni 2004; 14:107-131.

21. Hudson JI, Goldenberg DL, Hope HG et al. Comorbidity of fibromyalgia with medical and psychiatric disorders. Am J Med 1992; 93:363-7. [Abstract] / [PDF]

22. Tariot PN, Yocum D, Kalin N. Psychiatric disorders in fibromyalgia. Am J Psychiatry 1986; 143:812-3.

23. Çapaci K, Hepgüler S. Fibromiyalji Sendromu: Etiyopatogenez. Ege Fiz Tip Reh Der 1998; 4:219-26. [PDF]

24. Magni G, Moreschi C, Rigatti-Luchini et al. Prospective study on the relationship between depressive symptoms and chronic musculoskeletal pain. Pain 1994; 56:289-97. [Abstract] / [PDF]

25. Leino P, Magni G. Depressive and distress symptoms as predictors of low back pain, neck-shoulder pain, and other musculoskeletal morbidity: a 10- year follow-up of metal industry employees. Pain 1993; 53:89-94. [Abstract] / [PDF]

26. Ercolani M, Trombini G, Chattat R et al. Fibromyalgic syndrome: Depression and abnormal illness behavior. Psychother Psychosom 1994; 61:178-86. [Abstract] / [PDF]

27. Dogan O, Hizmetli S. Fibromyozitisli hastalarda depresyon ve anksiyete düzeyleri. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Dergisi 1990; 16:6-8.

28. Anderberg UM, Forsgren T, Ekselius L, et al. Personality traits on the basis of the Temperament and Character Inventory in female fibromyalgia syndrome patients. Nord J Psychiatry 2009; 53:353-9. [Abstract] / [PDF]

29. Hawley DJ, Wolfe F. Depression is not more common in rheumatoid arthritis: a 10 year longitudinal study of 6, 153 patients with rheumatic disease. J Rheumatol 1993; 20:2025-31. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

30. Güleç M Y. Psikosomatik Hastaliklarda Mizaç ve Karakter. Psikiyatride Güncel yaklasimlar 2009; 1:201-14.

31. Rice, P. L Stress and health. 3.edition, Brooks/Cole Publishing Company, New York. 1999.]

32. Smythe HA. Fibrositis and other diffuse musculoskeletal syndromes. In: Kelley WN, Harris ED, Ruddy S, Sledge CB, editors. Textbook of rheumatology. Philadelphia: Saunders, 1981 s. 485-93.

33. Yunus MB, Masi AT. Fibromiyalgia Restless legs syndrome, periodic Limb Movement Disorder and Psyhogenic Pain. Chapter 82 In Artritis and Allied Conditions. Eds Mc Carty DJ, Kopman WJ. 1993; 12:1383- 1405.

34. Russo J, Katon W, Sullivan M, Clark M et al. Severity of somatization and its relationship to psychiatric disorders and personality. Psychosomatics 1994; 35:546-56. [Abstract] / [PDF]

35. Grabe HJ, Spitzer C, Freyberger HJ. Alexithymia and personality in relation to dimensions of psychopathology. Am J Psychiatry 2004; 161:1299-301. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

36. Mazza M, Mazza O, Pomponi M et al. What is the effect of selective serotonin reuptake inhibitors on temperament and character in patients with fibromyalgia? Compr Psychiatry 2009; 50:240-4. [Abstract] / [PDF]

37. Taymur I, Özen NE, Boratav C ve ark. Irritabl barsak sendromlu hastalari n aleksitimi, mizaç, karakter özellikleri ve psikiyatrik tani açisindan degerlendirilmesi. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni 2007; 17:186-94. [Abstract] / [PDF]

38. Leistad RB, Nilsen KB, Stovner LJ et al. Similarities in stress physiology among patients with chronic pain and headache disorders: evidence for a common pathophysiological mechanism? J Headache Pain 2008; 9:165-75. [Abstract] / [PDF]

39. Boz E, Gazioglu S, Altunayoglu V et al. Effect of serotoninergic antidepressant therapy on temperament and character scales in patients with chronic tension-type headache. Psychiatry Clin Neurosci 2007; 61:534-42. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

40. Güler Ö, Emül M, Özbulut Ö et al. A temperament and character profile in patients with psoriasis, vitiligo and neurodermatitis. Nöropsikiyatri Arsivi 2007; 44:139-44. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

41. Borkowska A, Pulkowska J, Pulkowski G et al. Association of temperament, character and depressive symptoms with clinical features of the ischaemic heart disease. Wiad Lek 2007; 60:209-14. [Abstract]

42. Van Campen E, Van Den Eede F, Moorkens G et al. Use of the Temperament and Character inventory (TCI) for assessment of personality in chronic fatigue syndrome. Psychosomatics 2009; 50:147-54. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

43. Malmgren-Olsson EB, Bergdahl J. Temperament and character personality dimensions in patients with nonspecific musculoskeletal disorders. Clin J Pain 2006; 22:625-31. [Abstract]

44. Conrad R, Schilling G, Bausch C et al. Temperament and character personality profiles and personality disorders in chronic pain patients. Pain 2007; 133:197-209. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

45. Josefsson A, Larsson C, Sydsjö G et al. Temperament and character in women with postpartum depression. Arch Womens Ment Health 2007; 10:3-7. [Abstract] / [PDF]

46. Smith DJ, Duffy L, Stewart ME et al. High harm avoidance and low self directedness in euthymic young adults with recurrent, early-onset depression. J Affect Disord 2005; 87:83-9. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

47. Kusunoki K, Sato T, Taga C et al. Low novelty seeking differentiates obsessive compulsive disorder from major depression. Acta Psychiatr Scand 2000; 101:403-5. [Abstract] / [PDF]

48. Fassino S, Leombruni P, Piero A. Temperament and Character in Obese Women with and witkout binge eating disorder. Compr Psychiatry 2002; 43:431-7. [Abstract] / [PDF]

49. Gyrilli V, Gattermayer A, Wagner G et al. Eating Disorders and Eating Problems Among Adolescent With Type I Diabetes: Exploring Relationships With Temperament and Character. J Pediatr Psychol 2005; 30:197-206. [Abstract] / [PDF]

50. Hirano S, Sato T, Narita T et al. Evaluating the state dependency of the Temperament and Character Inventory dimension in patients with major depression: a methological contribution J Affect Disord 2002; 69:31-8. [Abstract] / [Full Text] / [PDF]

51. Russell IJ, Michalke JE, Vipraio GA. Platelet 3H-imipramine uptake receptor density and serum serotonine levels in patients with fibromyalgia/ fibrositis syndrome. J Rheumatol 1992; 19:104-9. [Abstract]

Author affiliation:

Özlem ALTUNÖREN, Fatma Özlem ORHAN*, Vedat NACITARHAN**, Ali ÖZER***, Mehmet Fatih KARAASLAN*, Orçun ALTUNÖREN****

Kahramanmaras Devlet Hastanesi, Psikiyatri Klinigi, Kahramanmaras, Türkiye

*Kahramanmaras Sütçü Imam Üniversitesi Tip Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dali, Kahramanmaras, Türkiye

**Kahramanmaras Sütçü Imam Üniversitesi Tip Fakültesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dali, Kahramanmaras, Türkiye

***Inönü Üniversitesi Tip Fakültesi Halk Sagligi Anabilim Dali, Malatya, Türkiye

****Kahramanmaras Sütçü Imam Üniversitesi Tip Fakültesi, Dahiliye Nefroloji Klinigi, Kahramanmaras, Türkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Özlem Altunören, Kahramanmaras Devlet Hastanesi, Psikiyatri Klinigi, Kahramanmaras, Türkiye

Gsm: +90 505 826 99 00 E-posta: ozlemaltunoren@yahoo.com.tr Gelis tarihi/Received: 03.06.2010 Kabul tarihi/Accepted: 07.07.2010

© Nöropsikiyatri Arsivi Dergisi, Galenos Yayinevi tarafindan basilmistir. / © Archives of Neuropsychiatry, published by Galenos Publishing.

Bu çalisma 2010 23. ECNP Amsterdam Kongresinde, poster olarak sunulmustur.

The use of this website is subject to the following Terms of Use