Gerilim Tipi Basagrilarinda Öfke Düzeyi, Öfke Ifade Tarzi ve Duygu Durum Profilinin Degerlendirilmesi/Evaluation of Anger, Anger Expression Style and Mood Profile in Tension-Type Headache

ÖZET. Amaç: Bu çalismada Uluslararasi BasaGrisi TopluluGu (UBT) 2004 sinisamasi kriterlerine göre sik epizodik gerilim tipi basaGrisi (GTBA) ve kronik GTBA tanisi konan hastalar ve kontrol grubu arasinda öfke, öfke ifade tarzlari ve duygudurum profillerinin karsilastirilmasi amaçlanmistir. Yöntemler: Çalismaya UBT 2004 kriterlerine göre sik epizodik (n=28) ve kronik GTBA (n=42) tanisi konan hastalar ve kontrol grubu (n=50) olarak da gönüllüler alindi. Katilimcilara Sürekli Öfke-Öfke Tarz ÖlçeGi (SÖÖTÖ) ve Duygudurum Profili ÖlçeGi (DDPÖ) uygulandi. Katilimcilarin alt ölçeklerden aldiklari puanlar ayri ayri hesaplandi. Üç grubun yas, eGitim düzeyi ve SÖÖTÖ ve DDPÖ alt ölçek puanlari arasinda farklilik olup olmadiGi tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile arastirildi. Post hoc deGerlendirme Tukey testi ile yapildi. Kategorik deGiskenler karsilastirilmasinda kikare testi kullanildi. p≤0.05 istatistiksel anlamlilik kabul edildi. Bulgular: Hasta gruplarinin SÖÖTÖ'de sürekli öfke, öfke-iç ve öfke-dis puan ortalamalari arasinda anlamli fark yoktu. Ancak her iki grupta sürekli öfke ve öfke-iç puanlari kontrol grubuna göre anlamli derecede yüksekti (p<0.001), öfke-dis puanlari ise kontrol grubuna göre anlamli derecede düsüktü (p<0.001). Duygudurum profili deGerlendirilmesinde; saskinlik, yorgunluk, anksiyete, depresyon ve öfke alt ölçeklerinden alinan puanlar her iki hasta grubu arasinda farkli deGilken kontrollere göre istatistiksel olarak anlamli derecede yüksekti (sirasiyla p=0.014, p<0.001, p=0.011, p<0.001 ve p=0.003). Sonuç: Bu bulgular GTBA hastalarinda psikolojik ya da bedensel etkenlere baGli olarak artmis olan öfkenin disa yansitilamadiGini, bu nedenle içe dönük öfkenin artmis olduGunu, buna baGli olarak da somatizasyon araciliGiyla basaGrisi düzeyinin artabileceGini düsündürmektedir. (Nöropsikiyatri Arsivi 2011; 48:171-4). Anahtar kelimeler: Gerilim tipi basaGrisi, öfke, duygudurumu. ABSTRACT. Objective: In this study, we aimed to compare anger, anger expression style and mood profiles between patients with frequent episodic tension-type headache (TTH) and chronic TTH, based on the International Headache Society (IHS) 2004 classification criteria, and control subjects. Methods: Patients diagnosed with frequent episodic (n=28) and chronic TTH (n 42) according to the criteria of IHS 2004 and volunteers as control group (n=50) were enrolled in the study. The participants completed the State Trait Anger Scale (STAS) and the Profile of Mood States (POMS). Subscale scores of participants were calculated separately. Age, educational level, and subscale scores of the STAS and the POMS were analyzed to observe whether differences exist between the three groups with one-way analysis of variance (ANOVA). Post hoc evaluation was made with Tukey's test. Categorical variables were compared using the chi-square test. p≤ 0.05 was considered statistically significant. Results: There was no significant difference between the patient groups with respect to mean scores of trait-anger, anger in and anger out of the STAS. On the other hand, in both patient groups, trait-anger and anger in scores were significantly higher than those in the control group (p<0.001), while anger out scores were significantly lower than those in the control group (p<0.001). In mood profile evaluation, although there was no difference in scores of confusion, fatigue, anxiety, depression and anger subscales between both patient groups, all were significantly higher than in the controls (p=0.014, p<0.001, p=0.011, p<0.001 and p=0.003, respectively). Conclusion: These findings suggest that patients with TTH cannot express outward their anger, which is increased due to psychological or physical factors, so that inward anger can be increased in these patients; accordingly, the level of headache can be increased through somatization. (Archives of Neuropsychiatry i011; 48: 171-4). Key words: Tension type headache, anger, mood.






Latest articles from "Noro-Psikyatri Arsivi":

Coexistence of Migraine Headache and Red Ear Syndrome/Kirmizi Kulak Sendromu ile Birliktelik Gösteren Migren Bas Agrisi(July 1, 2014)

Intihar Notlarinin Analizi: Eskisehir Deneyimi/Analysis of Suicide Notes: An experience in Eskisehir City(July 1, 2014)

Sizofreni Tanili Hastalarda Prolaktini Yükselten ve Az Etkileyen Antipsikotiklerin Prolaktin Seviyesi ve Kemik Mineral Yogunlugu Üzerine Etkileri/The Effects of Prolactin-Raising and Prolactin-Sparing Antipsychotics on Prolactin Levels and Bone Mineral Density in Schizophrenic Patients(July 1, 2014)

Paroxysmal Dystonia as the First Manifestation of Multiple Sclerosis with Internal Capsular Plaque/Multipl Sklerozda Ilk Belirti Olarak Internal Kapsüler Plaga Bagli Paroksismal Distoni(July 1, 2014)

Reliability and Validity of the Turkish Version of the Addiction Severity Index in Male Alcohol Dependents/Bagimlilik Siddetini Belirleme Ölçegi'nin Erkek Alkol Bagimlilarinda Güvenirlik ve Geçerlik Çalismasi(July 1, 2014)

H1N1 (Domuz Gribi) Asisini Takiben Ortaya Çikan Narkolepsi-Katapleksi Sendromu Olgulari/Cases of Narcolepsy-Cataplexy Syndrome Following H1N1 Vaccination(July 1, 2014)

Dissociative Experiences are Associated with Obsessive-Compulsive Symptoms in a Non-clinical Sample: A Latent Profile Analysis/Disosiyatif Yasantilar Klinik Olmayan Örneklemde Obsesif-Kompulsif Belirtilerle Iliskilidir: Gizil Profil Analiziyle Bir Inceleme(July 1, 2014)

Other interesting articles:

Marker validation in recombinant inbred lines and random varieties of rice for drought tolerance
Australian Journal of Crop Science (April 1, 2012)

Respiratory enzyme activity and regulation of respiration pathway in seashore mallow (Kosteletzkya virginica) seedlings under waterlogging conditions
Australian Journal of Crop Science (April 1, 2012)

Absorption and accumulation characteristics of nitrogen in different wheat cultivars under irrigated and dryland conditions
Australian Journal of Crop Science (April 1, 2012)

Sinif Ögretmeni Adaylarinin Okudugunu Anlama Stratejileri Ile Ögrenme ve Ders Çalisma Stratejileri Arasindaki Iliski
Kuram ve Uygulamada Egitim Bilimleri (July 1, 2012)

Migren Hastalarinda Travma Sonrasi Stres Bozuklugu: Migren, Travma ve Aleksitimi/Post-Traumatic Stress Disorder in Migraine Patients: Migraine, Trauma and Alexithymia
Noro-Psikyatri Arsivi (July 1, 2013)

Dis Ticaretin Finansmaninda Göçmen Gönderilerinin Rolü: Türkiye Örnegi/The Role of Migrants' Remittances in Foreign Trade: The Case for Turkey
Sosyoekonomi (January 1, 2012)

Gelismekte Olan Ülkelerde Politik Istikrarin Ekonomik Büyüme Üzerine Etkisi/The Effect of Political Stability on Economic Growth in Developing Countries
Sosyoekonomi (January 1, 2012)

Publication: Noro-Psikyatri Arsivi
Author: Öz, Oguzhan
Date published: July 1, 2011

Giris

Gerilim Tipi BasaGrisi (GTBA), primer bas aGrilari içerisinde en sik görülen bas aGrisi tipidir. Uluslararasi BasaGrisi Toplulu- Gu'nun (UBT) 2004 sinisamasina göre 4 baslik altinda ele alinmaktadi r. Seyrek epizodik GTBA, sik epizodik GTBA, Kronik GTBA ve olasi GTBA (1). Seyrek epizodik GTBA'da ayda 1 günden daha seyrek (yilda 12 günden az) basaGrisi görülür. Sik epizodik GTBA'da ise en az 3 aydir olan ayda bir gün veya daha çok, fakat 15 günden daha az (yilda 12 gün veya daha fazla ve 180 günden az) basaGrilari vardir. Kronik GTBA'da ayda 15 gün veya daha fazla gün görülen basaGrisi (yilda 180 veya daha fazla gün) vardir.

BasaGrilarinda negatif duygudurumlar deGisik çalismalarda incelenmistir. Kronik basaGrilarinda depresyon ve günlük yasam problemleri arasinda iliski bulunmustur (2). Gerilim tipi basaGrisi olan hastalarin kontrollere göre daha yüksek öfke düzeylerine sahip olduGu gösterilmistir (3). Kronik GTBA'li ve migrenle iliskili GTBA'si olan hastalarda öfke kontrolünde anlamli bir bozulma olduGunu ortaya konmus ve öfke ile basaGrisina maruziyet süresi arasinda iliski olabileceGi bildirilmistir (4).

Literatürde basaGrilari ve psikiyatrik komorbidite ile iliskili birçok çalisma vardir. Ancak GTBA'li hastalarda öfke ve duygudurumu deGerlendiren çalismalar sinirli sayidadir. UlasabildiGimiz verilerde, son UBT basaGrisi sinisamasinda ayri tanilar olarak deGerlendirilen sik epizodik GTBA ve kronik GTBA'yi öfke ve duygudurum profilleri yönünden karsilastiran çalismaya rastlani lmamistir. Bu çalismada UBT 2004 sinisamasi kriterlerine göre sik epizodik GTBA ve kronik GTBA tanisi konan hastalar ve kontrol grubu arasinda öfke, öfke ifade tarzlari ve duygudurum profillerinin karsilastirilmasi amaçlanmistir.

Gereç ve Yöntem

Mayis-Temmuz 2010 tarihlerinde Nöroloji polikliniGine basaG- risi sikâyeti ile basvuran ve nöroloji uzmani tarafindan 2004 UBT tani kriterlerine göre sik epizodik ve kronik GTBA tanisi konulan hastalar ardisik olarak çalismaya alindi. Sonuçlari etkileyebileceG i düsünülerek son 3 aydir profilaktik tedavi alanlar, sistemik, nörolojik ve psikiyatrik hastaliGi olanlar dislandi. Hastalarin fiziksel, nörolojik ve ruhsal muayeneleri yapildi. Psikiyatri uzmaninca eksen I tanisi konulan 8 hasta ile nörolojik deGerlendirmesinde migren komorbiditesi olan 12 hasta, multipl skleroz hastaliGi olan 2 hasta, iskemik inme öyküsü olan 2 hasta ile kronik hastalik öyküsü (diabet, hipertansiyon, koroner arter hastaliGi) olan 6 hasta çalisma disi birakildi. Psikometrik testleri kolayca doldurabilmeleri için öGrenim düzeylerinin en az bes yil olmasi sarti arandi. Belirlenen kriterleri karsilayan 28 sik epizodik GTBA ve 42 kronik GTBA hastasi çalismaya kabul edildi. Bedensel veya psikiyatrik yakinmasi olmayan, daha önce nörolojik ve psikiyatrik tedavi görmemis, fizik ve ruhsal muayene sonucunda patoloji saptanmayan 50 gönüllü de kontrol grubu olarak alindi. Kurumsal etik onayi ve deneklerin bilgilendirilmis yazili onamlari alindi. Deneklerin demografik özelliklerinin kaydedilmesinin ardindan hastalara ve kontrollere iyi aydinlatilmis ve sessiz bir odada tek bir oturumda Sürekli Öfke-Öfke Tarz ÖlçeGi (SÖÖTÖ) ve Duygudurum Profili ÖlçeGi (DDPÖ) uygulandi.

Sürekli Öfke-Öfke Tarz ÖlçeGi: Spielberger ve ark. (5) tarafindan gelistirilen uygulamasinda zaman kisitlamasi olmayan, öfke duygusu ve ifadesini ölçen bir testtir. Özer ve ark. (6) tarafindan geçerlilik ve güvenilirlik çalismasi yapilmistir. Otuz dört maddeden olusmaktadir. Sürekli öfke, öfke-içe, öfke-disa ve öfke-kontrol alt ölçekleri vardir. Verilen tümcelerin kisiyi ne kadar tanimladiGi belirtilir; "4" tümüyle tanimliyor, "3" oldukça tanimliyor, "2" biraz tanimliyor ve "1" hiç tanimlamiyor seklinde yanitlar verilir. Öfke-içe, öfke-disa ve öfke-kontrol alt ölçeklerinden 8 ile 32 arasinda puan alinabilirken; sürekli öfke alt ölçeGinden 10 ile 40 arasinda puan alinir. Sürekli öfke alt ölçeGinden alinan yüksek puanlar öfke düzeyinin yüksek olduGunu, öfke-kontrol alt ölçe- Gindeki yüksek puanlar öfke kontrol düzeyinin yüksekliGini, öfkedi sa alt ölçeGindeki yüksek puanlar öfkenin kolayca ifade edilir olduGunu ve öfke-içe alt ölçeGindeki yüksek puanlar öfkenin bastirilmis olduGunu göstermektedir.

Duygudurum Profili ÖlçeGi: McNair ve ark. (7) tarafindan farkli duygusal durumlari deGerlendirmek için gelistirilmistir. Kati limcilarin, son bir haftayi düsünerek toplam 65 niteleyiciyi ne derecede hissediyor olduklarini oyladiklari bir ölçektir. Her bir niteleyici asla, çok az, orta derecede, oldukça fazla ve asiri arasi nda deGerlendirilir. fiaskinlik, Yorgunluk, Anksiyete, Depresyon, Öfke ve Dinçlik seklinde 6 alt ölçeGi vardir. Ayrica diGer 5 alt ölçeGin toplamindan pozitif olarak deGerlendirilen Dinçlik alt ölçeG i skorunun çikarilmasi ile toplam duygudurum rahatsizliGinin hesaplandiGi bir yedinci skor vardir. AGargün ve ark (8) tarafindan geçerlilik ve güvenilirlik çalismasi yapilmistir.

Katilimcilarin SÖÖTÖ ve DDPÖ'deki alt ölçeklerinden aldiklari puanlar ayri ayri hesaplandi. Üç grubun yas, eGitim düzeyi ve SÖÖ- TÖ ve DDPÖ alt ölçek puanlari arasinda farklilik olup olmadiGi tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile arastirildi. Post hoc deGerlendirme Tukey testi ile yapildi. Kategorik deGiskenler karsilastirilmasinda ki-kare testi kullanildi. Iki deGisken arasindaki baGinti Pearson korelasyon testi ile arastirildi. 0.05'e esit ve daha küçük p deGerlerinin istatistiksel olarak anlamli olduGu deGerlendirildi.

Sonuçlar

Her iki hasta grubu ve kontrol grubu arasinda yas, eGitim düzeyi ve cinsiyet daGilimi açisindan fark saptanmadi. Hastalik süresi ise kronik GTBA grubunda sik epizodik GTBA grubuna göre daha uzun olma eGiliminde olmakla birlikte bu fark istatistiksel olarak anlamli deGildi (Tablo 1).

Sik epizodik GTBA'li ve kronik GTBA'li hastalarin sürekli öfke ve öfke-iç puan ortalamalari arasinda fark saptanmadi ancak bu alt ölçek puanlari kontrol grubundan yüksekti (p<0.001). Her iki hasta grubundaki Öfke-dis puanlari arasinda fark olmamakla birlikte bu alt ölçek puani kontrol grubundan düsüktü (p<0.001). Öfke-kontrol alt ölçeGinden puani yönünden üç grup arasinda fark saptanmadi (p= 0.74) (Tablo 2).

Duygudurum profili deGerlendirilmesinde; sik epizodik ve kronik GTBA hasta gruplarinda dinçlik skor yönünden fark saptanmadi. Bununla birlikte; saskinlik, yorgunluk, anksiyete, depresyon ve öfke alt ölçeklerinden alinan puanlar her iki hasta grubu arasinda farkli deGilken kontrol grubundan yüksek bulundu. DDPÖ toplam puani hasta gruplari arasinda farkli deGilken kontrol grubundan yüksek olarak bulundu (Tablo 3).

Tartisma

Görülme sikliGi toplumlara ve yas gruplarina göre deGismekle birlikte yasam boyu GTBA prevalansi kadinlarda yaklasik olarak %90, erkeklerde %67 olarak bildirilmektedir (9). Bu yönüyle maluliyet ve tedavi maliyeti açisindan önemli bir sorundur. Bu zamana kadar yapilan birçok çalisma GTBA'li hastalarin çesitli psikopatolojik durumlara yatkin olduklarini ortaya koymustur. Bu hastalarin özellikle olumsuz duygularini ifade etmede güçlükler yasadiklari ve artmis irritabilite, hostilite ve kisilerarasi zorluklar gösterdikleri bildirilmistir (10). Öfke, kaygi, karsitlik gibi negatif duygudurumlarin aGrinin duygusal deneyimi ile iliskili olduGu gösterilmistir (11). BasaGrilarinin yaninda esansiyel hipertansiyon ve fibromiyalji gibi birçok baska kronik hastalikta da öfke düzeyinde yükseklik bildirilmistir. Hastalara öfkelerini tanima ve bas etme konusunda beceri kazandirilmasinin tedaviye katkida bulunabileceGi öne sürülmüstür (12,13).

Hatch ve ark. (3) yaptiklari çalismada epizodik GTBA olan hastalarda öfke kontrolünün azalmis olduGunu göstermislerdir. Ayni zamanda Perozzo ve ark (4) hem epizodik hem de kronik GTBA'li hastalarda kontrollere göre öfke kontrolünü düsük bulmuslardi r ancak epizodik bas aGrilarini tek grup olarak deGerlendirmisler seyrek veya sik olmasi konusunda ayrim yapmamislardir. Bizim çalismamizda ise GTBA hastalarinin öfke kontrolü yönünden saGlikli kontrol grubundan farkli olmadiGi saptanmisti r. Öfke kontrolü bakimindan çalismalar arasindaki bu farklilik kültürel özelliklerden kaynaklaniyor olabilir. Yani toplumlar arasi kültürel farkliliklarin etkisiyle öfkenin algilanmasi ve kontrolünde farkliliklar ortaya çikabilir.

Perozzo ve ark (4) GTBA'li hastalarin öfke-iç ve öfke-dis alt ölçeklerinden aldiklari puanlarin kontrol grubuna göre farklilik göstermediGini bildirmislerdir. Öte yandan bu çalismada olduGu gibi basaGrisi hastalarinin saGlikli kontrollere göre öfkelerini ifade etmede kisitlilik yasadiGini bildiren (3,14) çalismalar da vardir. Bizim çalismamizda basaGrisi grubunun sürekli öfke ve içe dönük öfke düzeyinin kontrol grubundan yüksek olduGu, ayrica di- sa dönük öfke düzeyinin ise kontrol grubundan düsük olduGu saptanmistir. Bu bulgular basaGrisi hastalarinda psikolojik ya da bedensel etkenlere baGli olarak artmis olan öfkenin disa yansiti- lamadiGini, bu nedenle içe dönük öfkenin artmis olduGunu, buna baGli olarak da somatizasyon araciliGiyla basaGrisi düzeyinin artabileceG ini düsündürmektedir Ayni zamanda artmis olan öfke basaGrisini da artirabilir. Yani kiside bir kisir döngü ortaya çikabilir. Bu durum hastaliGin fizyopatolojisinde önemli rol oynayabileceG i gibi tedavide de göz ardi edilmemelidir.

Çalismamizda DDPÖ'de hem sik epizodik hem de kronik GTBA'li hastalarin kontrol grubuna göre depresyon ve öfke alt ölçeklerinden yüksek puan aldiGi saptandi. Bu bulgu saGlikli kontrollere göre GTBA'li hastalarin daha yüksek öfke ve depresif semptom düzeyi ve olduGunu bildiren önceki çalismalar ile uyumludur (3,15).

Kronik basaGrisi olan hastalarda günlük yasam problemleri ve depresyon arasinda bir iliski olduGu bulunmustur. Ayni zamanda baskilanmis öfke ve depresyon arasinda doGrudan bir iliski olduGu ileri sürülmüstür (2). Çalismamizda hem sik epizodik hem de kronik GTBA'li hastalarda SÖÖTÖ'de öfke-iç skorunun yüksekliGi ve öfke-dis skorunun düsüklüGü, DDOÖ'de depresyon alt ölçeGinden elde edilen yüksek skorla uyusmaktadir. Bu da Tschannen ve ark.'nin (2) kronik basaGrisi olan hastalarda baski lanmis öfke ile depresyon arasinda bir iliski olabileceGi görüslerinin hem sik epizodik hem de kronik GTBA'li hastalar için de geçerli olabileceGini düsündürmektedir. Çalismamizda yorgunluk, anksiyete ve depresyon skorlarinin GTBA'li hastalarda yüksek bulunmasi artmis islev bozukluGu ile iliskilendirilebilir.

Öfke evrensel bir duygudur ancak yasanmasi konusunda kültürler arasinda farkliliklar olabilmektedir. Öfke; kisa süreli, orta siddette ve kisiye faydali olabildiGi gibi siddetli, yoGun, sürekli ve tahrip edici de olabilir (16). Öfkenin disavurumunun kabul edilmediGi durumlarda bastirildiGi ve depresyon veya anksiyete duygulari ile yer deGistirdiGi bildirilmektedir. Bastirilan öfke anksiyetenin hem nedeni, hem de sürmesinde bir etken olarak tani mlanmistir (17). Bizim verilerimizde de SÖÖTÖ'den elde edilen puanlarin GTBA'li hastalarin öfkelerini disa vurmada sikintilar yasadiklarini ve bastirdiklarini ortaya koymaktadir. Eszamanli olarak DDPÖ'de GTBA'li hastalarda depresyon ve anksiyete skorlari daha yüksekti. Bu veriler bastirilmis öfkenin depresyon ve anksiyete ile yer deGistirebileceGi görüsünü desteklemektedir. Gerçekten de bu çalismada sik epizodik ve kronik GTBA'li hastalarin DDPÖ öfke alt ölçeGi puaninin depresyon alt ölçeGi puani ile baGintili olduGu saptanmistir (r=0.73, p<0.001).

Çalismamizin bazi kisitliliklari vardir. Öncelikle olgu sayimizin azliGi sonuçlarimizin genellenmesini güçlestirebilir. Ayrica öfke ve duygu-durumu ile iliskili olabilecek kisilik özelliklerinin deGerlendirilmemis olmasi da bir kisitlilik olarak deGerlendirilebilir. Sik olmayan epizodik GTBA ve diGer primer basaGrilarinda da öfke, öfke ifade tarzi ve duygu-durum profilinin deGerlendirilmis olmasi ve birbirleri ile karsilastirilmis olmasi çalismamizi daha deGerli kilabilirdi. Daha çok olgu sayisi ile kisilik özelliklerinin de de- GerlendirildiGi ve diGer primer basaGrilari ile karsilastirmali olarak yapilacak daha ileri çalismalara ihtiyaç vardir.

Verilerimizi genel olarak deGerlendirdiGimizde 2004 UBT si- nisamasinda ayri tanilar olarak ele alinan sik epizodik GTBA ve kronik GTBA hastalari arasinda öfke, öfke ifade tarzi ve duygudurum profili açisindan farklilik olmadiGi saptanmistir. Ancak basaG risi grubunda kontrol grubuna göre önemli farkliliklar tespit edilmistir. BasaGrisi hastalarinin tedavisinde öfkenin azaltilmasi ya da saGlikli bir sekilde yönetilmesi tedaviye katki saGlayabilir. Öfke yönetiminin bas aGrisi tedavisindeki etkisini arastiran çalismalara gereksinim bulunduGu düsünülmektedir.

Kaynaklar

1. Headache Classification Committee of the International Headache Society. The International Classification of Headache Disorders 2nd Edition. Cephalalgia 2004; 24 (Suppl 1):1-160.

2. Tschannen TA, Duckro PN, Margolis RB et al. The relationship of anger, depression, and perceived disability among headache patients. Headache 1992; 32:501-3.

3. Hatch JP, Schoenfeld LS, Boutros NN et al. Anger and hostility in tensiontype headache. Headache 1991; 31:302-4.

4. Perozzo P, Savi L, Castelli L et al. Anger and emotional distress in patients with migraine and tension-type headache. J Headache Pain. 2005; 6:392-9.

5. Spielberger CD, Jacobs G, Russel F. Assessment of anger: the state trait anger scale. Butcher JN, Spielberger CD (eds). Advances in Personality Assessment. Vol 2. Hillsdale: LEA 1983; 159-87.

6. Özer AK. Sürekli öfke (SL-Öfke) ve öfke ifade tarzi (Öfke-Tarz) ölçeklerinin ön çalismasi. Türk Psikoloji Dergisi 1994; 9:26-35.

7. McNair D, Lorr M, Droppleman L. Profile of Mood States Manual. Educational and Industrial Testing, San Diego, CA, 1981.

8. AGargün MY, Özcan Ç, Kiran ÜK ve ark. POMS (Mizaç Durumlari Profili): geçerlik ve güvenirlik çalismasi., 39.Ulusal Psikiyatri Kongresi, 557- 559, Antalya, 2003.

9. Silberstein SD. Tension-type headaches. Headache 1994; 34:2-7.

10. Wise TN, Mann LS, Jani N et al. Illness beliefs and alexithymia in headache patients. Headache 1994; 34:362-5.

11. Fernandez E, Turk DC. The scope and significance of anger in the experience of chronic pain. Pain 1995; 61:165-75.

12. Çelik C, Özdemir B, Çayci T ve ark. Esansiyel hipertansiyonda öfke düzeyi ve öfke ifade tarzi. Gülhane Tip Dergisi 2009; 51:158-61.

13. Güleç H, Sayar K, Topbas M ve ark. Fibromiyalji sendromu olan kadinlarda aleksitimi ve öfke. Türk Psikiyatri Dergisi 2004; 15:191-8.

14. Okifuji A, Turk DC, Curran SL. Anger in chronic pain: investigations of anger targets and intensity. J Psychosom Res 1999; 47:1-12.

15. Materazzo F, Cathcart S, Pritchard D. Anger, depression, and coping interactions in headache activity and adjustment: a controlled study. J Psychosom Res 2000; 49:69-75.

16. Balkaya F, fiahin NH. Çok boyutlu öfke ölçeGi. Türk Psikiyatri Dergisi 2003; 14:192-202.

17. Erdem M, Çelik C, Yetkin S ve ark. Yaygin anksiyete bozukluGunda öfke düzeyi ve öfke ifade tarzi. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2008; 9:203-7.

Author affiliation:

Oguzhan ÖZ, Murat ERDEM*, Mehmet YÜCEL, Ibrahim DURUKAN**, Hakan AKGÜN, Ümit Hidir ULAfi, Zeki ODABAfiI

Gülhane Askeri Tip Akademisi, Nöroloji Anabilim Dali, Ankara, Türkiye

*Gülhane Askeri Tip Akademisi, Psikiyatri Anabilim Dali, Ankara, Türkiye

**Gülhane Askeri Tip Akademisi, Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dali, Ankara, Türkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. OGuzhan Öz, Gülhane Askeri Tip Akademisi, Nöroloji Anabilim Dali, Ankara, Türkiye

Gsm: +90 555 713 77 38 E-posta: oz_oguzhan@yahoo.com Gelis tarihi/Received: 31.07.2010 Kabul tarihi/Accepted: 12.12.2010

© Nöropsikiyatri Arsivi Dergisi, Galenos Yayinevi tarafindan basilmistir. / © Archives of Neuropsychiatry, published by Galenos Publishing.

The use of this website is subject to the following Terms of Use