Esansiyel Tremor ve Parkinson Hastalarinda Depresyon Sikligi ile Yasam Kalitesinin Karsilastirilmasi/A Comparison between Frequency of Depressive Symptoms and Quality of Life Among Patients with Essential Tremor and Parkinson's Disease

ÖZET. Amaç: Esansiyel tremor (ET), aksiyon tremoru ile karakterize bir hareket bozuklugudur. Parkinson Hastaligi (PH) olan kisilerde yapilmis olan çok sayida çalisma ile PH'na depresyonun yüksek oranda eslik ettigi ve yasam kalitesi üzerine olumsuz etkisi oldugu gösterilmistir. ET de bir hareket bozuklugu olmasina ragmen, depresif belirtilerin yayginligini ve yasam kalitesi üzerine olan etkisini degerlendiren az sayida çalisma bulunmaktadir. Bu çalismada amacimiz ET, PH ve saglikli kontrollerde depresif belirtilerin varliginin ve yasam kalitesi üzerine olan etkilerinin degerlendirilmesidir. Yöntem: PH'si olan 46 hasta, ET'si olan 37 hasta ve 42 saglikli kontrol Beck Depresyon Degerlendirme Ölçegi (BDÖ), Yasam Kalitesi Ölçegi Kisa Formu (YKÖ-KF) ve Mini Mental Durum Degerlendirmesi (MMDD) ile degerlendirilmistir. PH belirtilerinin siddeti Hoehn-Yahr (HY) Evresi ve Birlesik Parkinson Hastaligi Degerlendirme Ölçegi-III (motor alt ölçegi) (BPHDÖ-III) ile ET hastalarinda tremor siddeti Fahn-Tolosa-Marin Degerlendirme Ölçegi (FTMTDÖ) ile degerlendirilmistir. Sonuçlar: Hem ET hem de PH hastalarinda, BDÖ puanlari hafif düzeyde depresif belirtilerin varligini göstermistir. Her iki hasta grubunda da BDÖ puanlari yasam kalitesi düzeyini yordamaktadir. Tartisma: Ister altta yatan hareket bozukluklarinin patofizyolojik süreçlerine bagli olsun isterse hastaligin gidisine ikincil olsun, bu hastalarin degerlendirilmesinde depresif belirtilerin göz önüne alinmasi gereklidir. (Nöropsikiyatri Arsivi 2011; 48: 255-60). Anahtar kelimeler: Esansiyel tremor, parkinson hastaligi, depresyon, yasam kalitesi. ABSTRACT. Objective: Essential tremor is a movement disorder characterized by action tremor. There are a lot of studies that have shown the high comorbidity rates of depression in Parkinson's disease (PD). Depression has been found to exert negative effect on quality of life of patients with PD. Although essential tremor (ET) is a movement disorder like PD, few studies have examined the prevalence and the effects of depressive symptoms on quality of life in patients with ET. The aim of this study was to assess the depressive symptoms and their effect on quality of life in a sample of patients with PD, ET and healthy controls. Method: Forty-six patients with PD, thirty-seven patients with ET and forty-two healthy controls were evaluated using the Beck Depression Inventory (BDI), shortform of WHO Quality of Life Scale and the Mini Mental State Examination (MMSE). Severity of PD symptoms were assessed by the Hoehn-Yahr (HY) scale and the Motor Subscale of the United Parkinson's Disease Rating Scale (UPDRS)-III, and severity of tremor was evaluated with the Fahn-Tolosa-Marin Tremor Rating Scale. Results: BDI scores revealed the presence of mild depressive symptoms both in patients with PD and with ET. According to the results of regression analysis, BDI scores had significant impact on quality of life in patients with PD and with ET. Discussion: Depressive symptoms either due to underlying pathophysiological process of movement disorder or secondary to the disease should be considered in patients with PD and with ET. (Archives of Neuropsychiatry 2011; 48: 255-60). Key words: Essential tremor, parkinson's disease, depression, quality of life.






Latest articles from "Noro-Psikyatri Arsivi":

Severity of Minor Physical Anomalies as a Possible Trait Marker in Schizophrenia/Sizofrenide Olasi Bir Isaretleyici Olarak Minör Fiziksel Anomalilerin Siddeti (July 1, 2012)

Nöro-Behçet Sendromu ve Iki Uçlu Bozukluk Birlikteligi/The Association of Bipolar Disorder and Neuro-Behçet Syndrome (July 1, 2012)

Injection Neuropathies of the Sciatic Nerve: Experience of an Electrophysiology Laboratory and Medicolegal Approach in Turkey/Siyatik Sinir Enjeksiyon Nöropatileri: Bir Elektrofizyoloji Laboratuarinin Tecrübesi ve Türkiye'de Medikolegal Yaklasim (July 1, 2012)

Psychometric Properties of the Turkish Version of the Coping Inventory for Stressful Situations/Stresli Durumlarla Basa Çikma Envanteri'nin Türkçe Formunun Psikometrik Özellikleri (July 1, 2012)

Bronsial Astmasi Olan Çocuklarda Psikiyatrik Bozukluk ve Belirtiler/Psychiatric Disorders and Symptoms in Children with Bronchial Asthma (July 1, 2012)

Serum Neopterin and Haptoglobin Concentrations in Patients with First Episode Psychosis/Ilk Epizod Psikoz Olgularinda Serum Neopterin ve Haptoglobulin Düzeyleri (July 1, 2012)

Migrenli Hastalarda Serum Atrial Natriüretik Peptid Düzeylerinin Agri ile Iliskisi/The Relationship Between Serum Atrial Natriuretic Peptide Levels and Pain in Migraine Patients (July 1, 2012)

Other interesting articles:

Marker validation in recombinant inbred lines and random varieties of rice for drought tolerance
Australian Journal of Crop Science (April 1, 2012)

Respiratory enzyme activity and regulation of respiration pathway in seashore mallow (Kosteletzkya virginica) seedlings under waterlogging conditions
Australian Journal of Crop Science (April 1, 2012)

Absorption and accumulation characteristics of nitrogen in different wheat cultivars under irrigated and dryland conditions
Australian Journal of Crop Science (April 1, 2012)

Dis Ticaretin Finansmaninda Göçmen Gönderilerinin Rolü: Türkiye Örnegi/The Role of Migrants' Remittances in Foreign Trade: The Case for Turkey
Sosyoekonomi (January 1, 2012)

Gelismekte Olan Ülkelerde Politik Istikrarin Ekonomik Büyüme Üzerine Etkisi/The Effect of Political Stability on Economic Growth in Developing Countries
Sosyoekonomi (January 1, 2012)

Effects of nutrition and water supply on the yield and grain protein content of maize hybrids
Australian Journal of Crop Science (March 1, 2012)

Ürolojik cerrahide teknikler degisiyor mu?/Changes in urological surgical techniques
Dicle Tip Dergisi (April 1, 2010)

Publication: Noro-Psikyatri Arsivi
Author: Yaka, Erdem
Date published: October 1, 2011

Giris

Esansiyel tremor (ET) özellikle üst ekstremitelerde sik olmak üzere, etkilenen beden bölgelerinde simetrik, postural ve kinetik tremorla karakterize bir hareket bozuklugudur. Genel toplumda yayginligi %1 ile %6 arasinda olup, 20'li yaslarda ve 60 yasindan sonra olmak üzere iki dönemde zirve yapmaktadir (1). Klinik gidisi oldukça degiskendir. Bazi hastalarda göz ardi edilebilir bir tremor olarak kalirken, digerlerinde yeti yitimine neden olabilmektedir (2). ET'nin psikiyatrik bozukluklar ve yasam kalitesiyle iliskisi son dönemlerde ele alinmaya baslanmistir. Bir çalismada ET hastalarindaki depresyon ve anksiyete, tremorun siddetinden bagimsiz olarak daha fazla yetiyitimi ile iliskili bulunmustur (3). Tremor sosyal stresörlerle siddetlenebilmekte, yine tremor nedeniyle sosyal ortamlarda hastalara anksiyete yasatabilmektedir (4). ET hastalarinda yapilan bir çalismada hastalarin %42.2'sinde sosyal anksiyete bozuklugu oldugu bildirilmistir (5).

Parkinson Hastaligi (PH) da temelde bir hareket bozuklugu olup, PH'de ET'den farkli bir tremor tipi olan 'istirahat tremoru' vardir. PH'nin psikiyatrik komplikasyonlari ve yasam kalitesine olan etkisi net olarak tanimlanmistir (6). Depresyon PH'ye yüksek oranda eslik etmektedir. Yapilan çalismalar %4-75 arasinda genis bir dagilim oldugunu göstermektedir (7). Bu genis dagilim anerji, psikomotor retardasyon, apati gibi PH'ye ait çekirdek belirtilerin, depresyon belirtileri ile örtüsmesinden kaynaklanan ayirici tani güçlükleriyle açiklanmaktadir (8,9). PH'ye eslik eden depresyon, hastalarin günlük yasam aktivitelerini olumsuz yönde etkileyerek, var olan yeti yitimini daha da arttirmakta ve böylece hastaligin gidisini olumsuz etkileyerek tedaviyi güçlestirmektedir (10,11). PH yasam kalitesini olumsuz olarak etkilemektedir. Yasam kalitesindeki bozulma çok sayida faktörle iliskilidir. Bu alanda yapilan çalismalarin sonuçlari, tremor, hipokinezi, rijidite gibi motor belirtilerin siddetinin, bilissel bozulmanin varliginin, depresif belirtilerin varliginin ve PH'nin tedavisinde kullanilan ilaçlarin yan etkilerinin yasam kalitesini olumsuz yönde etkiledigini göstermektedir (12-14).

Literatürde temelde bir hareket bozuklugu olan ET'de depresif belirtilerin varligini ve önemini degerlendiren az sayida çalisma bulunmaktadir. Bu çalismada birincil amacimiz ET'de depresif belirtilerin sikligini ve yasam kalitesi üzerine olan etkisini degerlendirmektir. Varsayimimiz, ET'de yasam kalitesindeki bozulmanin depresif belirtilerin varligi ile iliskili oldugudur. Çalismadaki ikincil amacimiz ise ET ve PH'de yasam kalitesindeki bozulma düzeyini ve depresif belirtilerin varligini karsilastirmaktir. Yasam kalitesindeki bozulmanin PH olanlarda ET hastalarina oranla daha fazla oldugunu varsaymaktayiz.

Gereç ve Yöntem

Çalisma, Dokuz Eylül Üniversitesi Tip Fakültesi Nöroloji Anabilim Dali Hareket Bozukluklari Polikliniginde Haziran 2009 ve Haziran 2010 tarihleri arasinda yapilmistir. Çalisma gruplari PH tanisi bulunanlar, ET tanisi bulunanlardan olusan iki ayri hasta grubu ile herhangi bir nörolojik hastalik tanisi bulunmayanlardan olusan saglikli kontrollerden olusmustur. Çalismada yazili ve sözel bilgilendirilmis onam sonrasi çalismaya katilmayi kabul eden gönüllüler çalismada görevli nöroloji uzmani tarafindan hedeflenen nörolojik ve psikiyatrik klinik degiskenler açisindan degerlendirilmistir. Dislama ölçütlerinin degerlendirilmesinde gönüllülerden alinan öykü ve tibbi kayitlar kullanilmistir. Çalismada, ET grubunu 37, PH grubunu 46 hasta olusturmustur. Saglikli kontrol grubu ayni anabilim dali genel poliklinigine basvurmus olan, ET ve PH dahil herhangi bir nörolojik hastaligi (Serebrovasküler hastalik, multipl skleroz, motor nöron hastaligi ve herhangi bir nörodejeneratif hastalik ve diger nörolojik hastaliklar) olmadigi tespit edilmis ve çalismaya katilmayi kabul etmis 42 gönüllüden olusmustur. Çalismadaki her üç grup için de 18 yas altinda olanlar ile ölçekleri doldurmaya engel teskil edecek bir mental bozuklugu (mental retardasyon, demans, deliryum ) bulunanlar çalismaya dahil edilmemistir. Kontrol grubu için psikiyatrik bozukluk tanisi bulunanlar ve psikiyatrik herhangi bir ön tani düsünülerek psikiyatriste refere edilenler çalismaya alinmamistir.

Degerlendirm e Araçlari: Çalismada depresif belirtilerin varligini ve siddetini degerlendirmek amaci ile "Beck Depresyon Ölçegi" (BDÖ) (15,16), bilissel islevleri degerlendirmek amaciyla "Mini Mental Durum Degerlendirmesi" (MMDD) (17,18) ve yasam kalitesinin degerlendirilmesi amaciyla "Yasam Kalitesi Ölçegi Kisa Formu" (YKÖ-KF) (19,20) kullanilmistir. PH ile ilgili klinik degerlendirme "Hoehn-Yahr (HY) Evresi" (21) ve "Birlesik Parkinson Hastaligi Degerlendirme Ölçegi III Motor Alt Ölçegi (BPHDÖM-III)" (22) ile ET ile ilgili klinik degerlendirme "Fahn- Tolosa-Marin Tremor Degerlendirme Ölçegi" (FTM-TDÖ)" (23) ile yapilmistir.

Beck Depresyon Ö lçegi (BDÖ): Çalismada depresif belirtilerin varligini ve siddetini degerlendirmek amaciyla kullanilmistir. BDÖ, toplam 21 item ile depresyon belirtilerini bedensel, duygusal, bilissel olmak üzere 3 alanda degerlendirmeyi saglayan ve özbildirim olarak uygulanan bir ölçektir. Alinacak en yüksek puan 63'tür. Beck ve arkadaslari (15) ta¬rafindan gelistirilmis olup ülkemizde geçerlilik ve güvenilirlik çalismasi, Hisli ve arkadaslari (16) tarafindan yapilmistir. BDÖ ölçegi puanlarina göre 10-16 puan arasi hafif, 17-29 puan arasi orta ve 30-63 arasi siddetli depresif belirtiler olarak degerlendirilir. Ölçegin kesme puani 17 olup üzeri klinik olarak anlamli düzeyde depresif belirtilerin varligini gösterir.

Mini Mental Durum Degerlendirmesi (MMDD): Çalismada bilissel durumun degerlendirilmesinde kullanilmistir. Bilissel yetileri yönelim, kayit, hesaplama, hatirlama, bellek, dikkat, dil ve görsel-mekansal islevler olmak üzere kisa sürede ve güvenilir olarak degerlendirmeyi saglayan bir ölçektir. En yüksek puan 30 olup, 24-30 puan arasi normal olarak kabul edilir. Folstein ve arkadaslari tarafindan gelistirilmis (17) ve Güngen ve arkadaslari tarafindan geçerlilik ve güvenirlilik çalismasi yapilmistir (18).

Yasam K alitesi Ö lçegi K isa Formu (YK Ö -K F): Dünya Saglik Örgütü (DSÖ) tarafindan gelistirilen (19) ve özbildirim olarak uygulanan bir ölçektir. Kisa formu toplam 26 sorudan olusup, "fiziksel", "sosyal", "psikolojik" ve "çevre" alt alanlarinda olmak üzere yasam kalitesini öznel olarak degerlendirilmesini saglar. Ülkemizde geçerlilik ve güvenirlilik çalismasi Eser ve arkadaslari tarafindan yapilmistir ( 20).

Hoehn-Yahr (HY ) Evresi: PH'nin evrelendirilmesinde kullanilan bir ölçektir. Bes evreden olusur. Evre arttikça hastaligin ilerlemis safhada oldugu anlasilir. Evre 0, hastalik bulgusunun olmadigini, evre 5 ise hastanin yataga bagimli oldugu, en ileri hastalik safhasini ifade eder (21).

Birlesik Parkinson H astaligi D egerlendirme Ö lçegi III Motor Alt Ö lçegi (BPHDÖM-III): Konusma, yüz ifadesi, parmak vurma, el hareketleri, elin pronsasyon ve supinasyonu, ayak vurma, bacak hareketleri, sandalyeden kalkma, postür, genel spontanlik, ellerde postural tremor, ellerde kinetik tremor, ellerde istirahat tremoru, tremorun devamliligi parametrelerinin degerlendirildigi bir testtir. Her bir parametre 0'dan 4'e kadar derecelendirilir. 0=Normal 1=Islevi etkilemeyecek siklik ve siddette 2=islevi az etkileyecek siddette 3=islevi ciddi derecede bozacak siddette, ancak islev sürdürebiliyor 4=islev yapamaz siddette anlami tasimaktadir. Toplam puanin yüksekligi hastaligin daha siddetli oldugunu gösterir (22).

Fahn-Tolosa-Marin Tremor Degerlendirme Ö lçegi" (FTM-TDÖ ): Istirahat, postüral ve aksiyon tremorunun degerlendirilebildigi bir ölçektir. Siddet 5 puanla degerlendirilir. Puanin artmasi hastaligin siddetinin artmasini ifade etmektedir (23).

Istatistiksel Yöntem

Parkinson hastalari, ET hastalari ve saglikli kontrollerden elde edilen verilerin dagilim özellikleri ve varyanslarin esit olup olmadigi test edilmistir. Kategorik veriler normal dagilimda olup, degerlendirilmede ki-kare analizi, kullanilmistir. Varyanslarin esitligi Levene testi ile degerlendirildi. Varyanslarin esitligi saglanan sayisal verilerin degerlendirilmesinde tek yönlü varyans analizi kullanilmistir. Parkinson ve ET hastalarina ait klinik veriler normal dagilim göstermedigi için parametrik olmayan, Mann-Whitney U testi ile degerlendirilmistir. Tüm gruplar için ölçek puanlarindaki farkliliklarin degerlendirilmesinde varyans analizi ve post-hoc Bonferroni analizi yapilmistir. Ölçek puanlari arasinda bagintilar için Pearson ve Spearman baginti katsayilarina bakilmistir. Anlamlilik düzeyi olarak p<0.05 alinmistir. PH ve ET hastalarinda yasam kalitesi düzeyini etkileyen etkenlerin arastirilmasinda ise çoklu regresyon analizi kullanilmistir. Istatistiksel analizler için SPSS 13.0 programi kullanilmistir.

Bulgular

Tüm çalisma grubumuzun (n=125) yas ortalamasi ileri olup (ort: 66.95±10.97), çalismada Parkinson hastalari (n=46), esansiyel tremor (n=37) ve saglikli kontrol (n=42) gruplari arasinda yas açisindan farklilik yoktur. Diger demografik veriler arasinda da anlamli farklilik bulunmamaktadir. Çalisma grubumuza ait demografik veriler Tablo 1'de sunulmustur (Tablo 1).

Çalismaya katilan Parkinson Hastalarinin (n=46) ortalama baslangiç yasi 58.96±13.58 olup, saptanan ortalama hastalik süresi 7.59± 5, 56 yildir. ET hastalarinin (n=37) ortalama baslangiç yasi 58.60±16.39 olup, ortalama hastalik süresi 10.26±9.73 yildir. Çalismada hasta gruplari arasinda hastalik baslangiç yasi ve ortalama hastalik süresi açisindan bir farklilik bulunmamaktadir (hastalik baslangiç yasi için p=0.91, ortalama hastalik süresi için p=0.43).

Çalismaya katilan PH'ler (n=46) orta-ileri siddette olup, HY evresi ortalama puani 2.48±0.58, BPHDÖ-III puani ortalamasi ise 25.13±9.61 olarak belirlenmistir. ET hastalarinin (n=37) FTM-TDÖ puan ortalamasi 18.35±10.17 olarak belirlenmistir. Bu deger orta düzeyde etkilenmeleri olduguna isaret etmektedir.

Çalisma grubunun bilissel islev düzeyi iyi olup tüm grup için MMDD ortalamasi 27.79 ± 0.24 olarak degerlendirilmistir. Çalisma gruplari arasinda MMDD puanlari açisindan istatiksel bir farklilik bulunmamaktadir (Tablo 2). Çalismada tüm grup için BDÖ puani ortalamasi 10.92±8.51 olup, çalisma gruplari arasinda BDÖ puanlarinda farklilik saptanmamistir (Tablo 2). BDÖ puani ortalamalari her üç grupta da kesme noktasinin (BDÖ puani 17 ve üzeri) altinda olmakla birlikte, hafif düzeyde depresif belirtilerin varligini göstermistir. Yasam kalitesi alt alanlarindan fiziksel yasam kalitesi puanlari Parkinson hastalarinda (ort. 12.83 ± 2.82), hem saglikli kontrollerden (ort. 14.08±2.95) hem de ET grubundan (ort. 14.53±2.62) daha düsüktür. Yasam kalitesi alt alanlarinin içinde fiziksel alt alan puanlarinin gruplar arasinda anlamli farklilik gösterdigi saptandi (df=2, F=3.64 p=0.02). Post-hoc analizler (Bonferonni) sonuçlarina göre fiziksel yasam kalitesi açisindan Parkinson hastalarinda saglikli kontrollere göre anlamli düzeyde farklilik saptanmistir (p=0.03). ET grubunda da saglikli kontrollere göre farklilik anlamli düzeydedir (p=0.03). Varyans analizi sonucunda gruplar arasinda diger yasam kalitesi alt alanlari olan, ruhsal (F=1.11, p=0.33), sosyal (F=1.34, p=0.26) ve çevresel alan (F=0.6, p=0.54) puanlari açisindan anlamli bir farklilik saptanmadi (Tablo 2).

Parkinson hastalarinda yasam kalitesinin tüm alt alanlari ile BDÖ puanlari (fiziksel alt alan p<0.01, ruhsal alt alan p<0.01, çevresel alt alani p<0.01, sosyal alt alan p=0.01) anlamli derecede negatif bagintilar göstermektedir. Yasam kalitesi alt alanlarinin yas, egitim süresi, hastalik süresi, MMDD ve BDÖ puanlari ile olan bagintilari Tablo 3'de gösterilmistir.

ET grubu için yasam kalitesi tüm alt alanlari ile BDÖ puanlari anlamli derecede negatif baginti göstermektedir (tüm alt alanlar için p<0.01). ET hasta grubunda yasam kalitesi alt alanlari, hastalik süresi, MMDD ve BDÖ puanlari ve BPHDÖ-III puanlarina ait bagintilar Tablo 4'de sunulmustur.

Regresyon modelimizde yasam kalitesini etkileyebilecek bagimsiz degiskenler "yas, egitim süresi, MMDD, BPHDÖ-III, BDÖ ölçegi puanlari" olarak belirlendi. Regresyon analizi sonucunda Parkinson hastalarinda yasam kalitesi fizik alt alani düzeyinin yordanmasinda BPHDÖ-III puani (p=0.04, %95 GA: - 0.13 - -0.03) ve BDÖ puani anlamli rol oynamaktadir (p<0.001, %95 GA: -0.25 - -0.12). Yas, hastalik süresi ve MMDD puanlari ise yasam kalitesinin fizik alt alani düzeyini yordamada anlamli bulunmamistir. Yasam kalitesi ruhsal alt alani düzeyinin yordanmasinda yalniz BDÖ puani anlamli rol oynamakta olup (p<0.001, %95 GA: -0.25 -0.12), diger bagimsiz degiskenler anlamli rol oynamamaktadir. Benzer olarak sosyal yasam kalitesini ve çevresel yasam kalitesini yordamada yalniz BDÖ puani anlamli rol oynamaktadir (sirasi ile p<0.001, %95 GA: -0.27 - -0.09; p<0.001, %95 GA: -0.16 - -0.06). Her iki alt alan düzeyini yordamakta diger bagimsiz degiskenler anlamli rol oynamamaktadir.

ET hastalarinda yasam kalitesi fizik alt alani düzeyinin yordanmasinda BDÖ puani anlamli rol oynamaktadir (p<0.001, %95 GA: - 1.14 - - 0.45) Yas, hastalik süresi ve MMDD puanlari ve ET ölçek puanlari yasam kalitesinin fizik alt alani düzeyini yordamada anlamli bulunmamistir. Ruhsal, sosyal ve çevresel alt alanlar içinde yalniz BDÖ puani yordayici olup (sirasi ile p<0.001, %95 GA: - 0.33 - -0.16; p= 0.03, %95 GA: - 0.37- -0.08; p= 0.001, %95 GA: - 0.19 - - 0.05) diger degiskenler yordayici degildir.

Tartisma

PH ve ET hastalarinda depresif belirtilerin varligini ve yasam kalitesini degerlendigimiz çalismamizda gruplar arasinda yas, egitim süresi ve cinsiyet dagilimi açisindan bir farklilik olmamasi, depresyon ve yasam kalitesinin degerlendirilmesinde karistirici etkenlerin etkisini kontrol etmemizi saglamistir.

Çalismamizda depresif belirtilerin varligini Beck Depresyon Ölçegi (BDÖ) ile degerlendirdik. PH grubunda ortalama BDÖ puani depresyon varligi için kesme noktasi olan 17'nin altinda kalmakla birlikte, hafif düzeyde depresif belirtilerin var oldugunu göstermektedir. Temelde bir hareket bozuklugu olan PH, hastaalra siklikla eslik eden affektif, bilissel ve psikotik bozukluklarin varligindan ötürü bugün nöropsikiyatrik bir hastalik olarak tanimlanmaktadir (6). PH'de eslik eden psikiyatrik bozukluklar içinde depresyon gerek yüksek yayginlik oranlari, gerekse henüz motor belirtilerin bulunmadigi erken dönemler de dâhil olmak üzere hastaligin her dönemindeki varligi ile ayricalikli bir yere sahiptir (24,25). PH'de depresyon patogenezi üzerine çok sayida arastirma yapilmistir. Depresyonun patogenezi oldukça karmasiktir. Özellikle serotonerjik, noradrenerjik, dopaminerjik mekanizmalarda disfonksiyona yol açani nörobiyolojik etkenler ile psikolojik etkenler birlikte sorumlu tutulmaktadir (24-26). PH'de depresyonun yayginligi %4-75 arasindadir (7). Bu genis dagilim, degerlendirmede özbildirim ölçeklerin kullanilmasi, yapilandirilmis tanisal degerlendirmenin yapilmamis olmasi, çalisma örneklemin klinik evreleri ve siddetti farkli hastalardan olusmasi gibi yöntemsel farkliliklar ile açiklanmaktadir. PH'de depresyonun yayginligini degerlendiren bir meta-analiz çalismasinda major depresyon sikligi, tani ölçütlerinin yapilandirilmis olarak degerlendirilmesi halinde %15, yapilandirilmis bir degerlendirme uygulanmadiginda ise yalnizca %7 oldugu vurgulanmistir. PH'de depresif belirtilerin yayginligi %35, minör depresyonun %22 ve distimik bozuklugun yayginligi %13 olarak bildirilmistir (27). Çalismamiz depresif belirtilerin özbildirim bir ölçekle degerlendirilmis olmasi, depresif belirtilerin varliginin beklenen düzeyde gösterilememis olmasina yol açmis olabilir.

ET'de bu alanda yapilmis olan çalisma sayisi PH'ye oranla henüz sinirli sayida olmakla birlikte, sonuçlar hastalarda hafiforta siddette depresif belirtilerin varligini göstermektedir. Genel olarak depresif belirtilerin ET'ye ikincil gelistigi, tremora bagli olarak olusan yeti yitimiyle yakindan iliskili oldugu kabul edilmektedir (3). Yakin dönemde Louis ve arkadaslarinin (2007) 3 yillik izlem çalismalarinda, depresif belirtilerin tremorun öncüsü de olabildigini göstermesi (28) farkli bir bakis açisi olusturmustur. Depresif belirtilerin ET'de tipki PH'de ve diger hareket bozukluklarinda oldugu gibi, hastaligin patofizyolojik süreçlerine bagli olarak olusan birincil belirtiler olabilecegi düsünülmektedir (28,29). Dogu ve arkadaslarinin (2004), ET hastalarinda Hamilton Depresyon Degerlendirme Ölçegi (HDDÖ) ve Hamilton Anksiyete Degerlendirme Ölçegi kullanarak yaptiklari degerlendirmede ET hastalarinda hem anksiyete hem de depresif belirtilerin varligini saglikli kontrollerde daha yüksek bulmuslardir. Çalismada ET hastalarinda saptanan ortalama HDDÖ puani 11.1±7.6, olup, hafif düzeyde depresif belirtilerin varligini göstermektedir (30). Miller ve arkadaslari (2007), PH, ET ve distonisi olan 3 grupta yaptiklari çalismalarinda ortalama BDÖ puaninin PH'de 10, ET'de 8.3 oldugunu ve gruplar arasi bir farklilik göstermedigini bildirmistir (31).

Çalismamiz da ET grubunda BDÖ ortalama puani 9.46±7 olup, hafif depresif belirtilerin varligi için sinirdadir. PH ve ET hastalari ve kontrol grubu BDÖ ortalama puanlari açisindan anlamli farklilik göstermese de, ET hastalarinda Parkinson hastalarina oranla daha hafif düzeyde depresif belirtilerin var oldugu görüsündeyiz. Miller ve arkadaslarinin (31) çalismasinda bizim bulgularimiza benzer olarak, ET grubunda BDÖ puani ortalamasi 8.3 olup, PH gruplari arasinda anlamli farklilik saptanmamistir. Her iki çalismada depresif belirtilerin degerlendirilmesinde klinik bir degerlendirmenin yapilmamis olmasi göz önüne alindiginda, bulgular ET hastalarinda hafif siddette depresif belirtilerin varligini desteklemektedir. Çalismamizda PH ve ET hastalarinda ve kontrol grubu arasinda depresif belirtilerin anlamli farklilik göstermemesinin, birkaç açiklamasi olabilecegi görüsündeyiz. Örneklemin bir üniversite hastanesi polikliniginde düzenli izlenen ve yeterli tedavi alan ve göreceli olarak klinik durumu iyi olan hasta gruplarindan olusmasi hafif düzeyde depresif belirtilerin varligi ile iliskili olabilir. Kontrol grubunda hasta gruplarina benzer sekilde hafif düzeyde depresif belirtilerin varligi ise, çalismamizin sinirliliklari içinde yer alan, hastalik varliginin ya da yoklugunun, yalnizca öyküye ve tibbi kayitlara dayanarak degerlendirmesi sonucunda, bu depresif belirtilerle iliskili olabilecek hastaliklarin göz ardi edilmesi olabilir.

Hareket bozukluklari yasam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Çalismamizda yasam kalitesinin fiziksel alt alani hem PH'de hem de ET hastalarinda saglikli kontrollere göre bozulmus olup, anlamli düzeyde farklilik saptanmistir. Çarpici bir bulgu ise her ne kadar depresif belirtiler hafif siddette olsa da, hem Parkinson hem de ET hastalarinda, yasam kalitesinin tüm alt alanlari ile BDÖ puanlari arasinda anlamli negatif bagintilarin bulunmasidir. PH'ye eslik eden depresyonun hastalarin yasam kalitesine olumsuz etki gösterdigi ve var olan yeti yitimini arttirdigi bilinmektedir (10,11). ET hastalarinda da depresif belirtilerin varligi yeti yitimini arttirmaktadir (3,33). Diger hareket bozukluklarinda oldugu gibi ET'de depresif belirtilerin varligi tremora ikincil olabilecegi gibi, altta yatan patofizyolojik sürecin bir parçasi olabilecegi de düsünülmektedir (28,29). Her iki durumda da depresif belirtilerin degerlendirilmesi hastaligin gidisi açisindan önemlidir.

ET hastalarinda yasam kalitesinin tüm alt alanlarinin düzeyinin yordanmasinda yalniz BDÖ puani anlamli rol oynamaktadir. ET hastalarinda depresif belirtilerin yasam kalitesi üzerine olan etkisini degerlendiren bir çalisma literatürde bulunmamaktadir. ET hastalarinda fonksiyonel yeti yitimini degerlendiren bir çalismada ise depresyon ve anksiyetenin varligi, yas ve tremor siddetinden bagimsiz olarak fonksiyonel yeti yitimi ile iliskili bulunmustur (3).

Çalismamizda regresyon analizi sonucunda Parkinson hastalarinin yasam kalitesi fizik alt alani düzeyinin yordanmasinda BPHDÖ-III puani ve BDÖ ölçegi puaninin anlamli rol oynadigi; yas, hastalik süresi ve MMDD puanlarinin ise yasam kalitesinin fizik alt alani düzeyini yordamada anlamli olmadigi saptanmistir. Bulgularimiz, PH' da yapmis oldugumuz önceki çalismamizin bulgulariyla da uyumludur. Önceki çalismamizda PH'de HDDÖ puanlari, yasam kalitesi ölçeginin tüm alt alanlar ile negatif bagintilar göstermis olup, regresyon analizi sonucunda yasam kalitesinin tüm alanlarindaki bozulmayi yordamada HDDÖ puaninin önemini ortaya koymustur (33). PH'de yapilan çalismada Montgomery Asberg Depresyon Ölçegi puanlarinin, yasam kalitesinin en belirgin yordayici faktörü oldugu ve yasam kalitesinin antidepresan tedavi almayan hastalarda belirgin olarak daha fazla olumsuz yönde etkilendigi bildirilmistir (34).

Çalismamizin yöntemle ilgili sinirliliklari bulunmaktadir. Çalismada yalniz çalismaya katilmayi kabul eden hastalara ait verilerin sunulmasi, çalismanin sonuçlarinin genellenmesini güçlestirmektedir. Çalismaya katilmayi kabul etmeyenlerin klinik olarak daha siddetli hastaliga sahip olabilirler. Çalisma gruplarinda dislama ölçütlerinin degerlendirilmesi için tibbi öykü ve kayitlarin kullanilmis olmasi da sinirlilik olusturmaktadir. Saglikli kontrol grubunda PH ve ET grubuna benzer sekilde hafif siddette depresif belirtilerin varligi, degerlendirmede dikkatte alinamayan tibbi durumlarla iliskili olabilir. Daha önce de vurguladigimiz gibi çalismamizin sinirliliklari arasinda depresif belirtilerin varliginin klinisyen tarafindan yapilandirilmis görüsmelerle degerlendirilmemis olmasi ve çalisma grubumuzun homojen olarak görece klinik açidan daha iyi ve daha düzenli tedavi hareket bozuklugu hastalarindan olusmasi yer almaktadir. Bulgularimiz bu kisitliliklarla birlikte degerlendirilmelidir.

Yine de çalismamizin sonuçlari, literatürdeki benzer çalismalara paralel biçimde hareket bozuklugu olan hastalarda depresif belirtilerin varligini degerlendirme gerekliligini ve bu belirtilerin en azindan depresyon ölçekleri ile sorgulanmasinin önemini ortaya koymaktadir. Belirtilerin degerlendirilmesinde apati, anerji gibi fiziksel belirtilerin hastalar tarafindan hastaliklarin dogal sonucu olarak yorumlanabilmesinden ötürü, depresyonun öz bildirim ölçekleri yerine klinisyen tarafindan degerlendirilmesinin daha ayirt edici oldugu dikkate alinmalidir. ET hastalarinda depresif belirtilerin yapilandirilmis degerlendirmeler kullanilarak, depresif belirtilerin alt kümeleri açisindan degerlendirildigi izlem çalismalara gereksinim vardir.

Sonuç olarak, ister hareket bozukluklarindaki patofizyolojik süreçlere bagli olarak birincil olsun, isterse hastaligin klinik belirtilerine ikincil gelissin depresif belirtilerin varliginin hastaligin gidisine ve yasam kalitesi üzerine olan olumsuz etkisi vardir. Bu hastalarda depresyon tanisinin ve tedavisinin önemini ortaya koymaktadir.

Kaynaklar

1. Sullivan KL, Hauser RA, Zesiewicz TA. Essential tremor: Epidemiology, diagnosis, and treatment. Neurologist 2004; 10:250-8.

2. Thanvi B, Lo N, Robinson T. Essential tremor: most common movement disorder in older people. Age Aging 2006; 35:344-9.

3. Louis ED, Barnes L, Albert SM, et al. Correlates of functional disability in essential tremor. Mov Disord 2001; 16:914-20.

4. Pahwa R, Lyons KE. Essential tremor: differantial diagnosis and current theraphy. Am J Med 2003; 115:134-42.

5. Topçuoglu V, Bez Y, Biçer DS, ve ark. Esansiyel tremorda sosyal fobi. Turk Psikiyatri Derg 2006; 17:93-100.

6. Weintraub D, Stern MB. Psychiatric complications in Parkinson's Disease. Am J Geriatr Psychiatry 2005; 13:844-51.

7. Allain H, Schuck S, Mauduit N. Depression in Parkinson's Disease. BMJ 2000; 320:1287-8.

8. McDonald WM, Richard IH, DeLong MR. Prevalence, etiology and treatment of depression in Parkinson's Disease. Biol Psychiatry 2003; 54:363-73.

9. Lieberman A. Depression in Parkinson's Disease-a review. Acta Neurol Scand 2006; 113:1-8.

10. Welsh M. Parkinson's Disease and quality of life: Issues and challenges beyond motor symptoms. Neurol Clin 2004; 22:141-8.

11. Schrag A. Quality of life and depression in Parkinson's Disease. J Neurol Sci 2006; 248:151-7.

12. Karslen KH, Larsen JP, Tandberg E, et al. Influence of clinical and demographic variables on quality of life in patients with Parkinson's Disease. J Neurol Neurosurg Psychiatry 1999; 66:431-5.

13. Cubo E, Rojo A, Ramos S, et al. The importance of educational and psychological factors in Parkinson's disease quality of life. Eur J Neurol 2002; 9:589-93.

14. Behari M, Srivastata A, Pandey RM. Quality of life in patients with Parkinson's disease. Parkinsonism Relat Disord 2005; 11:221-6.

15. BECK AT, WARD CH, MENDELSON M, et al. An inventory for measuring depression. Arch Gen Psychiatry 1961; 4:561-71.

16. Hisli N. Beck Depresyon Envanterinin üniversite ögrencileri için geçerligi, güvenirligi. Psikoloji Dergisi 1989; 7:3-13.

17. Folstein MF, Folstein SE, McHugh PR. 'Mini Mental State': a practical method for grading the cognitive state of patients for the clinician. J Psychiatr Res 1975; 12:189-98.

18. Güngen C, Ertan T, Eker E, et al. Reliability and validity of the Standardized Mini Mental State Examination in the diagnosis of mild dementia in Turkish population. Turk Psikiyatri Derg 2002; 13:273-81.

19. WHOQOL GROUP. Development of the WHOQOL: rationale and current status. Int J Mental Health 1994; 23:24-56.

20. Eser SY, Fidaner H, Fidaner C ve ark. Yasam kalitesinin ölçülmesi, WHOQOL-100 ve WHOQOL-BREF. 3P Dergisi 1999; 7(ek.2): 5-13.

21. Hoehn MM, Yahr MD. Parkinsonism: Onset, progression, and mortality. Neurology 1967; 17:427-42.

22. Stern MB. The clinical characteristics of Parkinson's Disease and Parkinsonian syndromes: a diagnosis and assessment. In: Stern MB, Hurting HI, eds. The Comprehensive Management of Parkinson's Disease. New York: PMA, 1988: 3-50.

23. Fahn S, Tolosa E, Marin C. Clinical rating scale for tremor. Jankovic J, Tolosa E, editors. Parkinson's disease and movement disorders. Baltimore: Williams & Wilkins; 1993;s. 271-80.

24. Aarsland D, Marsh L, Schrag A. Neuropsychiatric symptoms in Parkinson's disease. Mov Disord 2009; 24:2175-86.

25. Weintraub D, Comella CL, Horn S. Parkinson's disease- Part 3: Neuropsychiatric symptoms. Am J Manag Care 2008: 14 (2 Suppl):59-69.

26. Veazey C, Aki SO, Cook KF, et al. Prevalence and Treatment of Depression in Parkinson's disease. J Neuropsychiatry Clin Neurosci 2005 : 17:310-23.

27. Reijnders JS, Ehrt U, Weber WE, et al. A systematic review of prevalence studies of depression in Parkinson's disease. Mov Disord 2008: 23:183-9.

28. Louis ED, Benito-León J, Bermejo-Pareja F; Neurological Disorders in Central Spain (NEDICES) Study Group. Self-reported depression and anti-depressant medication use in essentialtremor: cross-sectional and prospective analyses in a population-based study. Eur J Neurol 2007; 14:1138-46.

29. Louis ED. Essential tremor as a neuropsychiatric disorder. J Neurol Sci 2010; 289:144-8.

30. Dogu O, Louis ED, Sevim S, et al. Clinical characteristics of essential tremor in Mersin, Turkey: a population based door-to-door study. J Neurol 2005; 252:570-4.

31. Miller KM, Okun MS, Fernandez HF, et al. Depression symptoms in movement disorders: comparing Parkinson's disease, dystonia, and essential tremor. Mov Disord 2007; 22:666-72.

32. Rajput A, Robinson CA, Rajput AH. Essential tremor course and disability: a clinicopathologic study of 20 cases. Neurology 2004; 62:932-6.

33. Onur E, Yemez B, Cengizçetin N, et al. Parkinson Hastaligi'nda depresyon sikligi ve yasam kalitesini etkileyen faktörler. NöroPsikiyatri Arsivi 2007; 44:49-53.

34. Slawek J, Derejko M, Lass P. Factors affecting the quality of life of patients with idiopathic Parkinson's Disease: a cross sectional study in an outpatient clinic attendees. Parkinsonism Relat Disord 2005; 11:465-8.

Author affiliation:

Erdem YAKA, Elif ONUR AYSEVENER*, Özlem ÇIFÇIOGLU, Raif ÇAKMUR

Dokuz Eylül Üniversitesi Tip Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dali, Izmir, Türkiye

*Dokuz Eylül Üniversitesi Tip Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dali, Izmir, Türkiye

Yazism a Adresi/Address for Correspondence: Dr. Elif Onur, Dokuz Eylül Üniversitesi Tip Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dali, Izmir, Türkiye

Gsm: +90 533 652 08 97 E-pos ta: elif.onur@deu.edu.tr

Gelis tarihi/Received: 28.09.2010 Kabul tarihi/Accepted: 16.04.2011

© Nöropsikiyatri Arsivi Dergi si, Galenos Yayine vi tarafindan basilmistir. / © Archives of Neuropsychiatry, published by Galenos Publishing.

The use of this website is subject to the following Terms of Use