Kronik obstrüktif akciger hastaliginda ekspiratuar yüksek rezolüsyonlu bilgisayarli tomografi bulgulari ile trakeal indeks ve solunum fonksiyon testleri arasindaki iliski/Correlation between the findings of expiratory high resolution computed tomography, respiratory function tests and tracheal index in chronic obstructive pulmonary disease

ÖZET. Amaç: Çalismamizda kronik obstrüktif akciger hastaligi (KOAH) olan olgularda ekspiratuvar Yüksek Rezolüsyonlu Bilgisayarli Tomografi (YRBT) bulgulari ve trakeal indeks (TI) ile solunum fonksiyon testleri (SFT) arasindaki iliskinin saptanmasi amaçlandi. Gereç ve yöntem: Hastanemiz Gögüs Hastaliklari Bölümünde tanisi konulan 60 KOAH'li hasta grubu ile klinige öksürük sikayeti ile basvuran SFT degerleri normal olan 65 hasta kontrol grubu olarak çalismaya dahil edildi. Tüm olgularin akciger parankimi ekspiratuar YRBT ile degerlendirildi. Her olguya YRBT incelemesi ile ayni günde SFT yapildi ve FEV1, FVC, FEV1/FVC degerleri kaydedildi. Bulgular: Olgularin ortalama yasi 55,44±10,22 yil idi. KOAH grubunda bronsektazi (B), brons duvar kalinlasmasi (BDK), amfizem (A), sentrilobüler bronsioler kalinlasmalar (SBK) ve hava hapsi (HH) kontrol grubuna göre anlamli olarak yüksek bulundu (p < 0,001). Hasta grubunda TI degerleri kontrol grubuna kiyasla anlamli olarak düsük bulundu (p<0,001). Ayrica TI degerleri ile yas arasinda orta düzeyde negatif yönlü anlamli bir iliski bulundu (p=0,000, r = -0,48). Sonuç: KOAH'li hastalarda ekspiratuar YRBT bulgulari ve TI degerleri, solunum fonksiyon testleri ile degisik derecelerde korelasyon göstermektedir. SFT normal olmasina ragmen, ekspiratuar YRBT kesitlerinde patolojik degisiklikler saptanabilmektedir. Anahtar kelimeler: KOAH, yüksek rezolüsyonlu bilgisayarli tomografi, solunum fonksiyon testi. ABSTRACT. Objectives: In this study we aimed to investigate the relationship between expiratory HRCT findings, tracheal index (TI) and pulmonary function tests in patients with chronic obstructive pulmonary disease (COPD). Materials and methods: Sixty patients diagnosed with COPD in our hospital, department of pulmonary medicine, and 65 subjects complaining of cough with normal pulmonary function tests as a control group were enrolled in the study. All subjects were evaluated with HRCT. HRCT and pulmonary function tests were performed in same day and FEV1, FVC, FEV1/FVC values were recorded. Pearson Chi-Square, Independent Samples T test, and Mann Whitney U test were used for statistical evaluation. Results: Subjects' mean age was 55.44±10.22 years. Bronchiectasis, bronchial wall thickening, emphysema, centrilobular bronchiolar thickening and air trapping were significantly higher in COPD group than control group. In patient group, TI values were lower than control group (p < 0.001). Also there was moderate negative relationship between TI and age (p = 0.00, r = -0.48). Conclusions: Expiratory HRCT findings and TI values show various degrees of relationship with pulmonary function test results in patients with COPD. Despite normal pulmonary function tests, pathological changes can be detected in expiratory HRCT scans. Key words: COPD, high resolution computed tomography, pulmonary function test.






Latest articles from "Dicle Tip Dergisi":

Major alt ekstremite cerrahisinde anestezi türünün postoperatif komplikasyonlara etkisi/The effect of anesthesia type on the postoperative complications of major lower extremity surgery (March 1, 2014)

Milking yöntemi sonrasi persistan ektopik gebelik: Olgu sunumu/Persistent ectopic pregnancy after milking procedure: Case report (March 1, 2014)

Primer enürezis nokturnalı çocuk ve ergen hastalarda oksidatif durumun degerlendirilmesi/Evaluation of oxidative status in children and adolescent patients with primary enuresis nocturna (March 1, 2014)

Transrektal prostat igne biyopsisi sonrasi gelisen üriner sistem infeksiyonlari deneyimlerimiz/Our experience on developing urinary tract infections after transrectal prostate biopsy (March 1, 2014)

Yas tespitinde kullanilan yöntemler/Methods for age estimation (March 1, 2014)

Cinsel istismar magdurlarinda istismar süresi ve sikligi ile travma belirtileri arasindaki iliskinin incelenmesi/Examination of the relationship between the duration and frequency of abuse and the trauma symptoms among survivors of sexual abuse (March 1, 2014)

Kronik anal fissür tedavisinde, botoks ve lateral internal sfinkterotomi uygulanan hastalarin tedavi sonuçlarinin karsilastirilmasi/Comparison of botox and lateral internal sphincterotomy treatment outcomes in chronic anal fissures (March 1, 2014)

Other interesting articles:

Environmental Education in 2002 and 2006 Early Childhood Curriculum*
Kuram ve Uygulamada Egitim Bilimleri (October 1, 2012)

The Practices of Admission to School and the Effectiveness of Individualized Supported Education*
Kuram ve Uygulamada Egitim Bilimleri (July 1, 2012)

Sinif Ögretmeni Adaylarinin Okudugunu Anlama Stratejileri Ile Ögrenme ve Ders Çalisma Stratejileri Arasindaki Iliski
Kuram ve Uygulamada Egitim Bilimleri (July 1, 2012)

Terra firma-form dermatozu/Terra firma-forme dermatosis
Turkderm (July 1, 2013)

Dis Ticaretin Finansmaninda Göçmen Gönderilerinin Rolü: Türkiye Örnegi/The Role of Migrants' Remittances in Foreign Trade: The Case for Turkey
Sosyoekonomi (January 1, 2012)

Gelismekte Olan Ülkelerde Politik Istikrarin Ekonomik Büyüme Üzerine Etkisi/The Effect of Political Stability on Economic Growth in Developing Countries
Sosyoekonomi (January 1, 2012)

Erkeklerin Evde Enerji ve Su Tasarrufu Konusundaki Aliskanlik ve Satin Alma Odakli Davranislarinin Incelenmesi/An Investigation into Men's Domestic Habitual and Purchase Related Energy and Water Conservation Behaviours
Sosyoekonomi (January 1, 2012)

Publication: Dicle Tip Dergisi
Author: Kurtulgan, Ozan
Date published: March 1, 2012

GIRIS

Kronik obstrüktif akciger hastaligi (KOAH) geri dönüsümsüz hava yolu obstrüksiyonu ile karakterize bir hastaliktir. Amfizem ya da kronik bronsit gibi birlikte veya tek basina görülebilen çesitli saglik sorunlarini içerir. Sigara içimi KOAH gelisimi için baskin bir risk faktörüdür. Amfizem, elastik geri tepme basinci kaybi sonucu havayolunda kollaps, hava hapsi ve bunun sonucunda tanida yararli ancak spesifik olmayan direkt grafideki hiperinflasyon görünümüne neden olurken, akciger dokusundaki kayip ve pulmoner vaskülaritedeki azalma sadece yüksek rezolüsyonlu bilgisayarli tomografi (YRBT) ile dogru bir sekilde degerlendirilebilir. Toraks YRBT görüntüleme amfizem tanisinda sensitiftir ve dogru sonuç vermektedir.1

Solunum fonksiyon testleri (SFT) ile astim ya da KOAH (kronik bronsit, amfizem) hastalarinda akcigerlerin kapasitesi ve fonksiyonel durumu objektif olarak degerlendirilebilir. Ayrica bu hastalarin tedavisinin takibinde de basari ile kullanilabilmektedir. KOAH'da hastaligin yavas ilerleyici dogasi ve akciger fonksiyonlarinin büyük rezervi klinik tani konulmasini geciktirebilir. YRBT ile parankim hasarinin yayginligi ve anatomik dagilimi degerlendirilmekte olup, ekspiratuar YRBT ile KOAH'daki parankim lezyonlarinin daha erken saptanabilmesi mümkün olmustur.2

Çalismamizda KOAH'nin tanisinda önemli olan SFT ile ekspiratuar YRBT bulgulari ve trakeal indeks (TI) degerleri arasindaki iliskinin saptanmasi amaçlandi.

GEREÇ VE YÖNTEMLER

Çalismaya 2008-2009 yillari arasinda hastanemiz Gögüs Hastaliklari Bölümünde tanisi konulan 60 KOAH'li olgu ve klinige öksürük sikayeti ile basvuran ancak SFT degerleri normal olan 65 olgu kontrol grubu olarak dahil edildi. Çalismaya dahil edilen KOAH tanisi almis olgularin eslik eden baska bir sistemik hastaliklari yoktu. KOAH degerlendirmesinde Global Initiative of Chronic Obstructive Lung Disease (GOLD) raporu dikkate alindi.3 YRBT incelemeleri Philips Brilliance çok kesitli (alti kesit) spiral BT cihazi ile gerçeklestirildi. YRBT çekimleri tüm olgularda kontrast madde kullanilmadan sirt üstü pozisyonda yapildi. Kullanilan tüp potansi 120 kV, tüp akimi 150 mAs idi. Kesit kalinligi 2 mm, kesit araligi 10 mm olacak sekilde ekspiryum sirasinda akciger apeksinden bazallere dek tüm akciger parankim alanlari görüntülendi. Akciger parankim degerlendirilmesinde olgulara göre minimal degismek üzere pencereleme isleminde, genellikle WW:- 1900, WL:-900 degerleri uygulandi. YRBT ile akciger parankimi bronsektazi (B), brons duvari kalinlasmalari (BDK), amfizem (A), sentrilobüler bronsial kalinlasmalar (SBK), hava hapsi (HH) varligi ile olgularin TI ölçümleri degerlendirildi. Trakeal indeks aortik arkin 2cm üstünden geçen kesitlerde trakeanin transvers çapinin anteroposterior çapina oranlanmasi ile hesaplandi. Her olguya YRBT ve ayni günde SFT uygulandi. Tüm olgularin FEV1, FVC ve FEV1/FVC degerleri kaydedildi.

Istatistiksel analiz

Çalismada istatistiksel analizler için Statistical Package for Social Sciences for Windows 15.0 programi, çalisma verilerinin degerlendirmesinde tanimlayici istatistiksel metodlarin (Frekans, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) yani sira niteliksel verilerin karsilastirilmasinda Pearson ki-Kare testi ve normal dagilimin incelenmesi için Kolmogorov-Smirnov dagilim testi kullanildi. Niceliksel verilerin karsilastirilmasinda iki grup durumunda, normal dagilim gösteren parametrelerin gruplar arasi karsilastirmalarinda bagimsiz örnekler (Independent samples) t testi, normal dagilim göstermeyen parametrelerin gruplar arasi karsilastirmalarinda Mann Whitney U testi; niceliksel verilerin karsilastirilmasinda ikiden fazla grup durumunda, normal dagilim göstermeyen parametrelerin gruplar arasi karsilastirmalarinda Kruskal Wallis testi kullanildi. Niceliksel verilerin karsilastirilmasi ise korelasyon analizi ile yapildi. Sonuçlar % 95 güven araliginda, anlamlilik p < 0,05 düzeyinde degerlendirildi.

BULGULAR

Bu çalismaya yaslari 34 ile 86 arasinda degisen 21'i kadin (%16,8) ve 104'ü erkek (%83,2) toplam 125 olgu alindi. Yas ortalamasi 55,44 ± 10,22 yil idi. Çalisma populasyonunun demografik ve klinik verileri Tablo 1'de verildi. Hasta grubunda bronsektazi (B), brons duvar kalinlasmasi (BDK), amfizem (A), sentrilobüler bronsioler kalinlasmalar (SBK) ve hava hapsi (HH) anlamli olarak yüksek bulundu (p < 0,001). KOAH ve kontrol grubunun YRBT bulgularinin dagilimi Tablo 2'de verildi.

FEV1, %FEV1 ve %FVC degerleri hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamli olarak düsük bulundu (p < 0,001).

Diger bir YRBT bulgumuz trakeanin çap ölçüm oranlariyla hesaplanan TI degeridir. Hasta grubunda TI degerleri kontrol grubuna kiyasla anlamli olarak düsük bulunmustur (p < 0,001). (Tablo 3). Ayrica 61 yas ve üstünde TI degerleri, 60 yas ve altindaki olgulara göre anlamli olarak düsük bulundu (p < 0,001), (Tablo 4). TI degerleri ile yas arasinda %48 düzeyinde negatif yönlü anlamli bir iliski bulundu (p < 0,001). Yas arttikça TI degerinin anlamli olarak düsüs gösterdigi saptandi (p < 0,001).

Hasta grubunda FVC %70'ten düsük olan olgularda, B, A ve HH olan olgu sayisi anlamli olarak yüksek bulundu (p < 0,05) (Tablo 5). Kontrol grubunda A ve HH olan olgularin FEV1/FVC degerleri, A ve HH olmayan olgulara göre anlamli olarak düsük bulundu (p < 0,05 ve p < 0,01). Kontrol grubunda B olan bir kisi oldugundan istatistigi hesaplanamadi.

Kontrol grubunda SBK olan olgularin %FVC degeri, olmayan olgulara göre anlamli olarak düsük bulundu (p < 0,05).

Çalismamizda sigara ile KOAH arasindaki iliskiler de incelendi. Buna göre hasta grubunda A, HH, SBK, B, BDK ile sigara içimi arasinda anlamli korelasyon saptandi (p < 0,001) (Resim 1).

TARTISMA

KOAH, günümüzde mortalite, morbidite ve ekonomik kayiplar açisindan en önemli saglik sorunlarinin basinda gelmektedir. Bir yandan hastaligin tedavisinde yeni ilaçlar ve yöntemler denenirken, öte yandan hastaligin erken tanisinda kullanilabilecek yöntemler gelistirilmektedir. Hastaligin prognozunu etkileyen iki önemli faktör erken tani ve tedavidir. Erken tani hem sigara gibi risk faktörlerinden kaçinmak, hem de yerine koyma tedavilerini (alfa 1 antitripsin eksikliginde oldugu gibi) uygulamak açisindan önemlidir.2 KOAH'da hava yollari lümeninin sekresyonla daralmasi, hava yolu duvarinda kalinlasma, intraparankimal hava yollarini çevreleyen akciger dokusunun elastik geri tepme basincinda azalmaya bagli kollaps gibi nedenlerle hava akiminda kisitlanma meydana gelir.4

Solunum fonksiyon testleri KOAH tanisinda kullanilan yöntemlerin basinda gelmektedir ve tedavinin takibinde non-invaziv ve ucuz uygulanabilir bir yöntemdir. Bu avantajlari nedeniyle birçok ülkede hastaligin evrelemesinde ilk tercih edilen yöntemdir. KOAH'da en belirgin fonksiyonel bulgu diffüz hava akimi kisitlamasidir ve zorlu ekspirasyon testleriyle gösterilir. Bu testlerin en güvenilir olani, zorlu ekspirasyon egrisi üzerinde hesaplanan FEV1 ve FEV1/FVC oranidir. Küçük hava yolu obstrüksiyonunu ifade eden bu parametreler ileri evre KOAH'da belirgin derecede düsmektedir.2 Ayrica YRBT akciger hastaliklarinin arastirilmasinda önemli rol oynamaktadir. YRBT bulgulari birçok hastalik sürecinde ortak özellikler tasir. Her ne kadar bu bulgular akciger cevabinin genel dogasi geregi nonspesifik olsalar da, bulgularin dagilimi ve zamansal gelisimi tanisal amaçlar için karakteristik özellikler tasir. Amfizem, buzlu cam görünümü, büller, BDK, bronsektaziler, sekresyonla dolu brons veya bronsiol ve HH, KOAH' da görülebilen YRBT bulgularidir. YRBT özellikle erken dönem amfizem tanisinda ve yayginliginin saptanmasinda en duyarli (%96) yöntemdir. YRBT ile 0,5 cm kadar olan küçük amfizematöz alanlar saptanabilir.5

Gleb ve arkadaslari6 tarafindan yapilan bir çalismada lobektomi veya pnömonektomi planlanan hastalara torakotomi öncesi SFT yapilmis, operasyon sonrasinda alinan patolojik örneklerle operasyon öncesi SFT'deki hava yolu obstrüksiyonu arasinda korelasyon arastirilmistir. Yedi olguda amfizem bulunmus ve olgularin tümünde FEV1/FVC, bes olguda ise %FEV1 degerleri normal sinirlarda saptanmistir. Diger bir çalismada ise Petty ve arkadaslari7 küçük hava yolu hastaligi olan 21 olgu ile 18 kisilik normal grupta FEV1 degerlerini ölçmüs ve YRBT bulgulariyla karsilastirilmistir. Sonuçta; hafif amfizemi olan olgularda FEV1 degerleri normal sinirlarda saptanmis olup hasta ile kontrol grubu arasinda FEV1 degerleri açisindan belirgin farklilik bulunmamistir. Bizim çalismamizda SFT degerleri normal sinirlarda olan kontrol grubu olgularinin %3,1'inde amfizem saptanmistir. Bulgularimiz bu çalismalar ile uyumlu olup amfizem tanisinda YRBT'nin SFT'ye üstün oldugunu düsündürmektedir.

Mochizuki ve arkadaslari8 ile Kuwano ve arkadaslarinin9 yapmis oldugu çalismada amfizem arttikça FEV1/FVC oraninda düsmenin daha fazla oldugu gösterilmistir. Koç ve arkadaslari10 yaptigi baska bir çalismada amfizem saptanmasinda YRBT ve SFT degerleri karsilastirilmis olup amfizem saptanmasinda YRBT'nin SFT'den üstün oldugu kanaatine varilmistir. Bizim bulgularimiz da bu çalismalari desteklemektedir.

KOAH' da HH alanlari, ekspirasyon sirasinda akciger parankimindeki normal yogunluk artisina eslik edemeyen düsük yogunluklu bölgeler olarak tanimlanir. HH çesitli hastaliklarda oldugu gibi normal bireylerde de gösterilmistir. Webb ve arkadaslari11 ekspiratuar BT görüntülerinde 10 saglikli kisinin 4' ünde hava hapsini göstermislerdir. Ancak bu dört kisinin hiçbirinde HH yayginligi kesitsel yüzey alaninin %25'ini geçmemistir. Degisik çalismalarda HH varligi konusunda farkli tanimlamalar kullanilmistir. Örnegin Lucidarme ve arkadaslari12 HH varliginin her akciger için en az iki sekonder lobülü veya bagimsiz bes sekonder pulmoner lobülü kapsayan yogunluk azligi olarak tanimlamislardir. Park ve arkadaslari13 ise bir pulmoner segmentten daha fazla alani tutan HH'yi patolojik olarak yorumlamislardir. Çalismamizda SFT parametreleri ile YRBT bulgularinin iliskisinin gösterilmesi amaçlandigindan HH varligi fizyolojik ve patolojik olarak siniflanmamistir. Bu sekilde bir siniflama yapilabilmesi için normal deneklere ait ekspiratuvar BT bulgularinin genis bir populasyon için arastirilmasi ve normalize edilmesi gerekmektedir. Ayrica HH yayginligi bir çok çalismada kalitatif veya yari kantitatif olarak belirlenmistir.

Kauczor ve arkadaslari14 akciger hastaligi süphesi bulunan olgularda yaptiklari bir çalismada, hava hapsinin prevelansi, kapsami siddeti ile yas ve cinsiyet arasinda iliski saptayamamislardir. Bu çalismada fokal HH varligini %80 oraninda saptamis olup, HH kapsami ve siddetinin kraniokaudal dogrultuda artis gösterdigini bildirmislerdir. Üst akciger alanlarinda %53 oraninda, orta zonda %66 oraninda ve alt akciger alanlarinda %74 oraninda HH saptamislardir. Arakawa ve arkadaslari15 yaptiklari bir çalismada, ekspiratuvar YRBT'nin heterojen akciger yogunlugunun farkli nedenlerini saptamada yararli oldugunu bildirmislerdir. Ekspiratuvar kesitler lokal HH alanlarini da tespit edebildiginden, KOAH tanisinda SFT'den daha degerli olabilecegini belirtmektedirler. Bundan dolayi diffüz akciger hastaliklarinin tanisinda inspiratuvar ve ekspiratuvar BT çekimini önermektedirler. Bizim çalismamizda KOAH grubunda HH ile solunum fonksiyon parametrelerinden %FEV1 ve %FVC arasinda istatistiksel olarak anlamli korelasyon bulundu (p < 0,05) (Tablo 6). KOAH grubunda özellikle %FVC degeri 70'in altinda olanlarda HH'nin anlamli derecede fazla görüldügü saptandi (p < 0,001). Bu da bize hastaligin siddeti arttikça YRBT bulgularinin da SFT ile korele olarak degistigini göstermektedir. Ancak çalismamizda kontrol grubunda da SFT parametreleri normal olmasina ragmen HH olan olgularda FEV1/FVC ve %FVC degerleri anlamli derecede düsük olarak bulunmustur. Bu nedenle YRBT'nin, SFT parametrelerinin normal degerlendirildigi olgularda bile HH'yi saptamada SFT'den üstün oldugunu düsünmekteyiz.

Lakadamyali ve arkadaslari16 yaptiklari bir çalismada, KOAH'nin en önemli bulgusunun amfizem oldugunu ileri sürerek çalismalarinda BDK, B, SBK'yi dahil etmemislerdir. Bizim çalismada bu bulgular da çalisma içine alinmistir. Çalismamizda BDK ve SBK, KOAH grubunda belirgin derecede yüksek bulunmasina ragmen SFT ile anlamli bir korelasyon göstermedigi saptandi. Ancak bronsektazi KOAH grubunda %FVC degerinin 70'in altinda olan olgularda anlamli derecede yüksek bulunmustur (p = 0,019). Bu veriler isiginda özellikle %FVC degerinin 70'in altinda olan olgularda bronsektazi görülme olasiliginin yüksek oldugu ve bronsektazi varliginin gösterilmesi için YRBT'nin gerekli oldugu kanisindayiz. Kontrol grubunda ise bronsektazili bir olgu oldugundan istatistik hesaplanmamistir. Ayrica kontrol grubunda da SBK ve BDK gibi bulgularin düsük ihtimalle de olsa görülmesi nedeniyle, SFT parametreleri normal ancak klinik olarak süpheli olgularda YRBT'nin tanida gerekli oldugu düsüncesindeyiz.

KOAH gelisiminde en önemli risk faktörü sigara içiciligidir. Uzun süre sigara içimi küçük hava yolu hastaligi olarak adlandirilan progresif patolojik degisikliklere neden olur.17 Sigara içimiyle proteaz/ antiproteaz dengesi bozulur ve KOAH gelisir. Tüketilen sigara miktari ve süresi ile hastaligin siddeti arasinda anlamli bir iliski bulunmaktadir. Hastalarda genellikle 20 paket yildan fazla sigara içme öyküsü vardir. KOAH' daki mortalitenin önemli bir kismindan sigara içme sorumludur. Gurney ve arkadaslarinin18 yapmis oldugu bir çalismada, sigara miktariyla amfizem arasinda anlamli bir iliski saptanmistir. Kubo ve arkadaslari19 yaptiklari bir çalismada, hafif düzeyde sigara içenlerle içmeyenler arasinda amfizem ve HH açisindan farklilik saptanmazken, agir düzeyde sigara içenlerde belirgin derecede yüksek degerler bildirilmistir. Çalismamizda KOAH grubunda sigara içiminin belirgin derecede yüksekligi yaninda hastalik süresinin sigara içimiyle dogru orantili olarak arttigi gözlemlendi. Bu da KOAH'nin sigara içimi ile iliskisini desteklemektedir. Ayrica YRBT bulgularinin her iki grupta da sigara içimi ile belirgin artis gösterdigi saptandi. Bunun yaninda KOAH grubunda yasin, kontrol grubuna göre belirgin derecede yüksek oldugu görüldü. Bunun yasin ilerlemesiyle birlikte sigara içim süresi ve sayisinin artmasi ve hastalik olusma insidansinin yükselmesine bagli oldugunu düsünmekteyiz.

KOAH' da görülen diger bir YRBT bulgusu trakeanin anteroposterior çapinin transvers çapa oraniyla hesaplanan TI azalmasidir. TI'nin azalmasindan birkaç potansiyel mekanizma sorumludur. Ekspirasyonda intratorasik trakea çapi azalir. Sikismis havanin paratrakeal mediastenin potansiyel çapini azalttigi ve trakea konfigürasyonunu bozdugu ileri sürülmektedir.20 Bu çap azalmasi KOAH' li olgularda daha fazladir. Diger bir teori ise trakeal halkada dejenerasyon, vaskülarizasyon ve ossifikasyon sonucu gelistigidir. Belki de hasara ugrayan trakeanin anormal sekilde remodelasyonundan kaynaklanmaktadir. Tekrarlayan öksürügün kronik trakeal kollapsa yol açarak ya da kartilajinöz dokuda dejenerasyon-remodelasyon olusturarak trakeal deformite olusturdugu da bildirilmektedir.20,21

KOAH tanili hastalar ile normal olan kontrol hastalarinin trakeal indekslerine bakilan bir çalismada ise, KOAH tanili hasta grubunda trakeal indekste belirgin azalma saptanmistir.21 Ayrica Muro ve arkadaslarinin22 yaptigi bir çalismada trakeanin kisa çapinin uzun çapina oraninin %FEV1 degeri ile anlamli korelasyon gösterdigi ileri sürülmüstür. Çalismamizda TI degerlerinin hasta grubunda 0,25-0,65, kontrol grubunda 0,65-1,2 arasinda oldugu saptandi. Hasta grubunda trakea transvers çapi belirgin derecede azalmis idi. TI degerleri %FEV1, %FVC ve FEV1/FVC degerlerindeki azalmayla belirgin korelasyon göstermekte idi. Hasta grubunda %FEV1 degeri %50'den küçük olanlarda TI degerleri anlamli olarak düsük bulundu (p < 0,001). Ayrica çalismamizda TI degerleri ile yas arasinda %48 düzeyinde negatif yönlü anlamli bir iliski oldugu görüldü (p < 0,001). TI degeri 60 yas ve üstü hastalarda anlamli derecede düsük bulunmus olup, bunun hastalik siddeti ve sigara içiminin yas ile artmasindan ileri geldigi kanisindayiz (p < 0,001).

Sonuç olarak, KOAH'li olgularda ekspiratuar YRBT bulgulari, TI degerleri ve SFT sonuçlari degisik derecelerde korelasyon göstermektedir. Ekspiratuar YRBT kesitlerinde bazi olgularda SFT degerleri bozulmadan da pozitif bulgular izlenmekte olup, ekspiratuar YRBT'nin KOAH'nin özellikle erken asamalarinda SFT'den daha degerli oldugu kanaatindeyiz. KOAH tanisinda SFT'nin ilk yapilmasi gereken test oldugu bilinmesine karsin özellikle amfizemin erken safhasinda YRBT'nin SFT'ye üstün oldugu, KOAH'in siddetinin belirlenmesinde erken evrelerde SFT'nin KOAH tanisinda yetersiz kaldigi ve mutlaka YRBT ile desteklenmesi gerektigi görüsündeyiz. Siddetli KOAH olgularinda ise ileri evrelerde SFT daha üstün olup, bu dönemlerde YRBT özellikle mevcut duruma eklenebilecek bulgularin saptanmasi açisindan da yardimci olabilir.

KAYNAKLAR

1. Stern EJ, Frank MS. CT of the lung in patients with pulmonary emphysema; diagnosis, quantification, and correlation with pathologic and physiologic findings. Am J Roentgenol 1994;162(4): 791-8.

2. American Thoracic Society. Standards for the diagnosis and care of patients with chronic obstructive pulmonary disease (COPD) and asthma. Am J Respir Crit Care Med 1995;152(5): 77-120.

3. Global Initiative of Chronic Obstructive Lung Disease; Global strategy for diagnosis, management, prevention of chronic obstructive pulmonary disease updated 2008.

4. Yildirim N. KOAH patogenezi. Ed: S. Umut, N. Yildirim Kronik Obstrüktif Akciger Hastaligi (KOAH). Ed. Istanbul: Turgut yayincilik; 2005:41-58.

5. Eda S, Kubo K, Fujimoto K, Matsuzawa Y, Sekiguchi M, Sakai F. The relation between expiratory chest CT using helical CT and pulmonary function tests in emphysema. Am J Respir Crit Care Med 1997;155(4):1290-4.

6. Gleb AF, Gold WM, Wright RR. Physiologic diagnosis of subclinic emphysema. Am Rev Respir Dis 1973;107(1):50- 63.

7. Petty TL, Silver GW, Stanford RE. Mild amphysema is assiciated eith reduced elastic recoil and increased lung size but not air-flow limitation. Am Rev Respir Dis 1987;136(4):867-71.

8. Mochizuki T, Nakajima H, Kokubu F, Kushihashi T, Adachi M. Evalution of emphysema in patients with reversible airway obstruction using high-resolution CT. Chest 1997; 112(6):1522-6.

9. Kuwano K, Matsuba K, Ikeda T, Murakami J, Araki A, Nishitani H et al. The diagnosis of mild emphysema. Correlation of computed tomography and pathology scores. Am Rev Respir Dis 1990;141(1):169-78.

10. Koç Z, Bayram M, Ekinci E. Semptomatik amfizem olgularinda yüksek rezolüsyonlu BT: Solunum fonksiyon testleri ve konvansiyonel BT ile karsilastirma. Tanisal ve Girisimsel Radyoloji 1994;1:132-7.

11. Webb WR, Stern EJ, Kanth N, Gamsu G. Dynamic pulmonary CT: Findings in healthy adultman. Radiology 1993;186(1):117-24.

12. Lucidarme O, Coche E, Cluzel P, Mourey-Gerosa 1, Howarth N, Grenier P. Expiratory CT scans for chronic airway disease: Correlation with pulmonary function test results. AJR 1998;170(2):301-7.

13. Park CS, Muller NL, Worthy SA, Kim JS. Awadhi N, Fitzgerald M. Airway obstruction in asthmatic and healthy individuals: inspiratory and expiratory thin- section CT findings. Radiology 1997;203(2):361-7.

14. Kauczor HU, Hast J, Heussel CP, Schlegel J, Mildenberger P, Thelen M. Focal airtrapping at expiratory high- resolution CT: comparision with pulmonary function tests. Eur Radiol 2000;10(10):1539-46.

15. Arakawa H, Niimi H, Kurihara Y, NakajimaY, Webb WR. Expiratory High- Resolution CT: Diagnostic Value in Diffuse Lung Diseases. AJR 2000;175(6):1537-43.

16. Lakadamyali H, Alpar S, Lakadamyali H, Ertürk H, Kurt B. Kronik Obstrüktif Akciger Hastaliginda Yüksek Rezolüsyonlu Bilgisayarli Tomografi Bulgulari ile Solunum Fonksiyon Testleri Arasindaki Korelasyon. Türk Toraks Dergisi 2006;7(1):17-22.

17. Choi SJ, Choi BK, Kim HJ, Lee SH, Choi SH, Park SJ et al. Lateral decubitus HRCT: a simple technique to replace expiratory CT in children with air trapping. Pediatr Radiol 2002;32(3):179-82.

18. Gurney JW, Jones KK, Robbins RA, Gossman GL, Nelson KJ, Daughton D et al. Regional distribution of emphysema correlation of high-resolution CT with pulmonary function tests in unselected smokers. Radiology 1992;183(2):457- 63.

19. Kubo K, Eda S, Yamamoto H, Fujimoto K, Matsuzawa Y, Maruyama Y et al. Expiratory and inspiratory chest computed tomography and pulmonary function tests in cigarette smokers. Eur Respir J 1999;13(2):252-6.

20. Wallace EJ, Chung F. General anesthesia in a patient with an enlarged saber sheath trachea. Anesthesiology 1998;88(2):527-9.

21. Grene R. Saber sheath trachea: Relation to chronic obstructive pulmonary disease. AJR 1978;130(3):441-5.

22. Muro S, Nakano Y, Sakai H, Takubo Y, Oku Y, Chin K et al. Distored Trachea in Patients with Chronic Obstructive Pulmonary Disease. Reapiration 2000;67(6):638-44.

Author affiliation:

Ozan Kurtulgan1, Ahmet Mete1, Meral Uyar2

1Gaziantep Üniversitesi Tip Fakültesi Radyoloji Anabilim Dali, Gaziantep, Türkiye

2Gaziantep Üniversitesi Tip Fakültesi Gögüs Hastaliklari Anabilim Dali, Gaziantep, Türkiye

Gelis Tarihi / Received: 09.10.2011, Kabul Tarihi / Accepted: 23.12.2011

Yazisma Adresi /Correspondence: Dr. Ahmet Mete

Gaziantep Üniversitesi Tip Fakültesi Radyoloji Anabilim Dali, Gaziantep, Türkiye Email: dr.meteahmet@gmail.com

Copyright © Dicle Tip Dergisi 2012, Her hakki saklidir / All rights reserved

The use of this website is subject to the following Terms of Use