Dermatoloji Poliklinigine Basvuran Hastalarda Gözlenen Ilaç Reaksiyonlari/Drug Reactions Seen Among Patients Admitted to the Dermatology Department

Özet. Amaç: Bu çalismanin amaci Dermatoloji poliklinigine basvuran hastalarda gözlenen ilaç reaksiyonlarini degerlendirerek; bu reaksiyonlara neden olan ilaçlari, olusan reaksiyonlarin tiplerini ve sikliklarini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2008-Aralik 2009 tarihleri arasinda poliklinigimize basvuran ve ilaç reaksiyonu tanisi alan 193 hasta retrospektif olarak degerlendirildi. Hastalarin yasi, cinsiyeti, yakinmalari, laboratuar tetkikleri, tani ve tedavi bilgileri Hasta Kayit Formlari incelenerek elde edildi. Bulgular: Yirmi dört aylik sürede Dermatoloji bölümüne basvuran 193 hastanin 107'si (%55,4) kadin ve 86'si (%44,6) erkek idi. Hastalarin yaslari 8 ay-80 yil arasinda olup, yas ortalamasi 37,00±2,5 yil idi. Ilaç alimindan lezyon gelisimine kadar geçen süre 15 dakika ile 1 yil arasinda degismekteydi. En sik gözlenen ilaç reaksiyonu ürtiker (72 hasta) olup diger reaksiyonlar sirasiyla makülopapüler ilaç erüpsiyonu (31 hasta), fiks ilaç erüpsiyonu (24 hasta) ve pruritus (14 hasta) seklindeydi. En sik sorumlu tutulan ilaç grubu antibiyotikler (63 hasta, %32,6) idi. Diger sorumlu ilaçlar sirasiyla analjezikler (37 hasta, %19,2) ve antihipertansif ilaçlar (19 hasta, %9,8) idi. Hastalarin 29'unda (%15,0) histopatolojik inceleme yapilarak tani konuldu. Ondokuz hastada hafif transaminaz yüksekligi tespit edilirken, diger sistemlere ait herhangi bir komplikasyon saptanmadi. Hastalarin 26'sinda atopi eslik etmekteydi. Sonuç: Sonuç olarak bu çalismada en sik görülen ilaç reaksiyonlarinin ürtiker-anjioödem, makülopapüler ve fiks ilaç erüpsiyonu oldugunu; antibiyotik, analjezik ve antihipertansif ilaçlarin en sik sorumlu ajanlar oldugunu saptadik. (Türk derm 2012; 46: 130-3). Anah tar Ke li me ler: Ilaç reaksiyonlari, ürtiker, antibiyotik. Sum mary. Background and Design: The purpose of this study was to evaluate the drug reactions observed in patients who applied to Dermatology Department and to determine which drugs caused these reactions, the type of the reactions and their frequency. Materials and Methods: A total of 193 patients admitted to the Dermatology Department with the diagnosis of drug reaction between January 2008 and December 2009 were retrospectively evaluated. Age, sex, symptoms, laboratory tests, diagnosis and treatment information were obtained by examining the patient record forms. Results: During the period of twenty-four months, 193 patients were admitted to the Dermatology Department. 107 (55.4%) of them were female and 86 (44.6%) were male. The patients were aged between 8 month and 80 years with a mean age of 37.00±2.5 years. The duration from drug intake to the development of lesions ranged from 15 minutes to 1 year. The most common drug reaction was urticaria (72 patients) and the other reactions were maculopapular drug eruptions (31 patients), fixed drug eruption (24 patients), and pruritus (14 patients). The most common drugs held responsible were antibiotics (63 patients, 32.6%) followed by analgesics (37 patients, 19.2 %), and antihypertensive drugs (19 patients, 9.8%). Twenty-nine patients (15.0%) were diagnosed histopathologically. Nineteen patients had mild transaminase elevation, while no complications were detected in the other systems. The drug reactions were accompanied by atopy in 26 patients. Conclusion: Based on the results of the present study, the most common drug reactions are urticaria-angioedema, maculopapular eruption, and fixed drug eruption and the most frequent causative agents are antibiotics, analgesics, and anti-hypertensive drugs. (Turk derm 2012; 46: 130-3). Key Words: Drug reactions, urticaria, antibiotics.






Latest articles from "Turkderm":

Psoriasis ve metabolik sendrom/Psoriasis and metabolic syndrome(April 1, 2014)

Editöryal/Editorial(April 1, 2014)

Tip 2 diyabetli hastalarda mukokutanöz fungal infeksiyonlar için risk faktörleri/Risk factors for mucocutaneous fungal infections in patients with type 2 diabetes mellitus(April 1, 2014)

Taniniz nedir?/What is your diagnosis?(April 1, 2014)

Tinea korporis: Bes yillik retrospektif degerlendirme/Tinea corporis: Five-year retrospective evaluation(April 1, 2014)

Dermatolojik hastaliklara özgü aile etki ölçegi gelistirilmesi; geçerlik ve güvenirlik çalismasi/Development and preliminary validation of the dermatological diseases family impact scale(April 1, 2014)

Multipl kutanöz ve Uterin Leiyomiyomatozis sendromu (Reed sendromu)/Multiple cutaneous and Uterine Leiomyomatosis syndrome (Reed's syndrome)(April 1, 2014)

Other interesting articles:

Common Phenotypic and Genotypic Antimicrobial Resistance Patterns Found in a Case Study of Multiresistant E. coli From Cohabitant Pets, Humans, and Household Surfaces
Journal of Environmental Health (January 1, 2013)

Gardner-Diamond's Syndrome: Literature review
International Journal of Collaborative Research on Internal Medicine & Public Health (April 1, 2012)

Akut Ürtikerli Yatan Hastalarin Klinik Olarak Degerlendirilmesi/Clinical Evaluation of Inpatients with Acute Urticaria
Turkderm (October 1, 2011)

Recognising psoriasis in children
Community Practitioner (June 1, 2012)

Birinci Basamak Saglik Kuruluslarinda Çalisan Hekimlerin Deri ve Zührevi Hastaliklar ile Ilgili Deneyimleri ve Mezuniyet Öncesi Egitim Hakkindaki Görüsleri/The Experiences of Primary Care Physicians on Dermatological Disorders and their Opinion of Undergraduate Education
Turkderm (April 1, 2012)

Effectiveness of acupressure on pruritus and lichenification associated with atopic dermatitis: a pilot trial
Acupuncture in Medicine (March 1, 2012)

Prevention and Control of Influenza with Vaccines: Recommendations of the Advisory Committee on Immunization Practices (ACIP), 2011
MMWR. Morbidity and Mortality Weekly Report (August 26, 2011)

Publication: Turkderm
Author: Dertlioglu, Selma Bakar
Date published: July 1, 2012

Gi rifl

Kutanöz ilaç reaksiyonlari (KIR) ilaç tarafindan deri, deri ekleri veya mukozalarin yapisinda ya da fonksiyonunda olusturulan her türlü istenmeyen degisikliktir. Deri ilaç reaksiyonlarinin en önemli hedef organidir. Ilaç reaksiyonlari immünolojik ve nonimmünolojik mekanizmalar sonucunda gelisebilmektedir. Immünolojik reaksiyonlar erken tip (Immünglobulin (Ig) IgE) aracili reaksiyonlar seklinde olabilecegi gibi geç tip hipersensitivite reaksiyonu seklinde de gelismektedir1-5. Kutanöz ilaç reaksiyonlari klinik siddetine göre hafif, orta ve siddetli olmak üzere üç kategoride incelenebilir3.

Tüm ilaç reaksiyonlarinin sikligi farkli kaynaklarda %6-30 arasinda bildirilmis olup bu reaksiyonlarin %30'unu KIR olusturmaktadir. KIR sikligi son yillarda artis göstermekle birlikte insidansi %2,2 olarak bildirilmektedir3,4.

Kutanöz ilaç reaksiyonlari çok çesitli klinik sekillerde olabilecegi gibi, muhtemelen bölgesel ve etnik nedenlerden dolayi sorumlu tutulan ilaçlar ve bunlarin yol açtiklari klinik tablolar da bölgelere göre degismektedir. Biz bu çalismada kendi bölgemizde sik karsilastigimiz ilaç reaksiyonlarinin tiplerini, görülme sikligini ve bu reaksiyonlara neden olan ilaçlari tespit etmeye çalistik.

Gereç ve Yöntem

Ocak 2008-Aralik 2009 tarihleri arasinda poliklinigimize basvuran ve ilaç reaksiyonu tanisi alan 193 hasta retrospektif olarak degerlendirildi. Hastalarin yasi, cinsiyeti, özgeçmis ve soy geçmis özellikleri, yakinmalari, laboratuvar tetkikleri, deri, saç, tirnak ve mukozalari içeren detayli klinik muayene bulgulari kaydedildi. Gelisen reaksiyonun tipi, hangi ilaç kullanimindan sonra ve ne kadar sürede gelistigi, hastada veya ailesinde atopi öyküsünün olup olmadigi, karaciger fonksiyon testleri ve tam kan sayimlari ve uygulanan medikal tedavi bilgileri Hasta Kayit Formlari incelenerek elde edildi. Hastalar yaslarina göre; çocuk ve adolesan (0-19 yas), eriskin (20-64 yas) ve yasli (65 yas ve üzeri) olarak gruplara ayrildi.

Kutanöz ilaç reaksiyonlarinin tanisi ilaç alim öyküsü, klinik bulgular ve benzer klinik tabloya yol açabilecek diger nedenlerin dislanmasiyla konuldu. Bu çalismaya klinik bulgularinin ilaçla iliskili oldugu belirlenen, sorumlu ilacin kesilmesiyle düzelen, öyküsünde sorumlu ilacin tekrarlanan alimlarinda benzer tablo olusumu tanimlayan olgular dahil edildi. Eritema multiforme (EM), eritema nodozum, kutanöz vaskülit, akut generalize ekzantematöz püstüloz (AGEP), Stevens Johnson Sendromu (SJS) tanilari klinik bulgulara ek olarak yapilan histopatolojik inceleme ile konuldu.

Istatistiksel inceleme yapilirken hastalarda gözlemlenen en sik üç ilaç reaksiyonlari (ürtiker ve/veya anjioödem, makülopapüler ilaç reaksiyonu ve fiks ilaç reaksiyonu) baz alinarak ilaç reaksiyonlarinin tipi ile hastalarin yasi, cinsiyeti ve sorumlu tutulan ilaçlar arasindaki iliski arastirildi.

Istatistiki analizler için SPSS versiyon 12.0 paket programi kullanildi. Çalismada elde edilen degerler ortalama±SD olarak verildi. Gruplar arasi karsilastirmalar için ki-kare testi kullanildi. P<0,05 degerleri istatistiksel olarak anlamli kabul edildi.

Bulgular

Çalismaya 86'si erkek (%44,6) ve 107'si kadin (%55,4) olmak üzere toplam 193 hasta alindi. Hastalarin 160'i (%82,9) yatirilarak, 33'ü (%17,1) ayaktan takip edildi. Hastalarin yas araligi 8 ay-80 yil olup, ortalama yas 37,00± 2,5 idi.

Kutanöz ilaç reaksiyonlari ile iliskili ilaçlar arasinda ilk 3 sirayi antibiyotikler (63 (%32,6) hasta), analjezikler (37 (%19,2) hasta) ve antihipertansifler (19 (%9,8) hasta) almaktaydi. Antibiyotiklerden en sik penisilinler (28), trimetoprim-sulfometaksazol (10) ve siprofloksasine (9) karsi reaksiyon gelisti.

Kutanöz ilaç reaksiyonlarin dagilimi; 41 hastada (%21,2) ürtiker, 31 hastada (%16,1) ürtiker-anjioödem (toplam 72 hastada %37,3 ürtiker ve/veya anjioödem), 31 hastada (%16,1) makülopapüler ilaç erüpsiyonu, 24 hastada (%12,4) fiks ilaç erüpsiyonu ve 14 hastada (%7,3) pruritus seklindeydi. Ek olarak oral-genital mukozit, angüler keilit, DRESS sendromu ve akneiform ilaç erüpsiyonu gelisen az sayida hasta tespit edildi. Sik rastlanan kutanöz ilaç reaksiyonlari ve iliskili ilaçlar Sekil 1 ve Tablo 1'de verilmistir.

Yirmi dokuz hastadan (%15,0) deri biopsi materyali alinarak histopatolojik inceleme yapildi. EM, eritema nodozum, kutanöz vaskülit, AGEP, SJS tanilari klinik bulgulara ek olarak yapilan histopatolojik incelemede eozinofillerin eslik ettigi perivasküler hafif-orta siddette mononükleer hücre infiltrasyonu gözlenerek konuldu.

Antibiyotiklerin yol açtigi kutanöz ilaç reaksiyonlarinin dagilimi; 36 hastada (57,2) ürtiker ve/veya anjioödem, 12 hastada (%19,0) makülopapüler erüpsiyon, 15 hastada (%11,1) fiks ilaç reaksiyonu seklindeydi. Analjeziklere bagli gelisen reaksiyonlarinin dagilimi; 9 hastada (%24,3) ürtiker ve/veya anjioödem, 6 hastada (%16,2) makülopapüler erüpsiyon ve 6 hastada (%16,2) fiks ilaç reaksiyonu seklindeydi. Antihipertansiflere bagli gelisen reaksiyonlar ise; 4 hastada (%21,1) pruritus, 3 hastada (%15,8) kutanöz vaskülit ve 3 hastada (%15,8) makülopapüler reaksiyon seklindeydi.

Antibiyotik kullanan hastalarin %60,3'ünde, analjezik kullananlarin %45,9'unda reaksiyonun ortaya çikis süresi 1-6 gün iken, vitamin kullananlarin %50'sinde reaksiyon gelisimi 7-14 gün arasinda ve antihipertansif ilaç kullananlarin %42,1'inde 14 günden sonra reaksiyon gelistigini gözlemleyerek hastalarin kullanmis olduklari ilaçlarla reaksiyonun gelisme süresi arasinda istatistiksel açidan anlamli bir iliski oldugunu saptadik (p<0,001). Benzer sekilde antibiyotik kullanan hastalarin %57,1'inde, analjezik kullananlarin %48,6'sinda ürtiker ve/veya anjioödem gelisirken, vitamin kullanan hastalarin %58,3'ünde ve antihipertansif ilaç kullananlarin %63,2'sinde digerleri diye nitelendirdigimiz daha nadir gözlenen reaksiyonlar çogunlukta idi. Hastalarin kullandiklari ilaç ile olusan reaksiyonun tipi arasinda istatistiksel olarak anlamli bir iliski tespit ettik (p<0,001).

Ilaç alimindan reaksiyon gelisimine kadar geçen süre 15 dakika ile 1 yil arasinda olup, hastalarin %38,9'inda (75 hasta) bu süre 1-6 gün arasinda degismekteydi. Ilaç reaksiyonunun ortaya çikis süresi kadin hastalarin %35,5'inde 1-6 gün iken, erkek hastalarin %43,0'inda 1-6 gün olarak gözlendi, ancak bu farklilik istatistiksel olarak anlamli degildi. Ilk 24 saat içinde gelisen reaksiyonlardan daha çok antibiyotik ve analjezik ilaçlar ile iliskili bulunurken, 14 gün sonrasinda gelisen reaksiyonlardan ise daha çok antihipertansif ilaçlarin sorumlu oldugunu saptadik. Ilk 24 saat içerisinde ortaya çikan reaksiyonlarin %71,9'u, 1-6 gün içerisinde ortaya çikan reaksiyonlarin ise %45,3'ü ürtiker ve/veya anjioödem olup, 7-14 gün içerisinde ve 14 günden sonra olusan reaksiyonlarda ise digerleri diye nitelendirdigimiz daha nadir gözlenen reaksiyonlar çogunluktaydi. Ilaç reaksiyonunun tipi ile olus süresi arasinda istatistiksel olarak anlamli bir iliski oldugunu saptadik (p<0,01).

Ilaç reaksiyonlarinin cinsiyete göre dagilimini inceledigimizde; kadin hastalarin %43,9'unda ürtiker ve/veya anjiyoödem görülmekteyken, erkek hastalarin %39,5' inde diger diye nitelendirilen ilaç reaksiyonlari gözlendi, ancak bu farkliliklar istatistiksel olarak anlamli degildi. Hastalarin cinsiyeti ile ilaç reaksiyonun tipi arasinda bir iliski saptayamadik (p>0,05).

Ilaç reaksiyonlarinin yasa göre dagilimini inceledigimizde; hastalarimizin büyük çogunlugunun (128 hasta %66,3) 21-50 yas araliginda oldugunu saptadik. Otuz bes yas altinda makülopapüler erüpsiyonda, ilerleyen yaslarda ise fiks ilaç reaksiyonunda artis oldugunu tespit ettik. Sekiz ay-10 yas arasinda makülopapüler ilaç reaksiyonu, 10-50 yas arasi ürtiker ve/veya anjiyoödem, 50-70 yas arasinda makülopapüler ve 70-80 yas arasinda fiks ilaç erüpsiyonu sikliginda artis oldugunu tespit ettik. 8 ay-10 yas arasinda en çok sorumlu tutulan ilaçlar; antibiyotik, vitamin ve antiepileptikler, 10-50 yas arasinda antibiyotikler, 50-60 yas arasinda analjezikler ve 60-80 yas arasinda antihipertansifler idi.

Ilaç alinimindan reaksiyon olusana kadar geçen süre ile hastalarin yaslari arasindaki iliskiyi inceledigimizde ilk 24 saat içerisinde gelisen erken reaksiyonlarin 21-30 yaslari arasinda (%31,3), 1-6 gün içerisinde ortaya çikan reaksiyonlarin 41-50 yas arasinda (%32,0), 7 gün ve daha sonrasinda ortaya çikan geç reaksiyonlarin ise (41-50 yas araliginda %22,6 ve 61-70 yas araliginda %21,2) daha ileri yaslarda gözlendigini tespit ettik. Reaksiyonun olusma süresi ile hastalarin yaslari arasinda istatistiksel açidan anlamli bir iliski oldugunu gözlemledik (p=0,037).

Ilaç reaksiyonlari ile yas ve cinsiyet arasindaki iliskiyi inceledigimizde 8 ay-20 yas arasinda gözlenen ilaç reaksiyonlarinda erkek cinsiyet, 21-60 yas arasi kadin cinsiyet ve 60 yas üzerinde yeniden erkek cinsiyetin hakim oldugunu saptadik (Tablo 2). Ürtiker ve/veya anjioödem tanisi konulan hastalarin %27,8'i 41-50 yas araliginda, makülopapüler reaksiyon gözlenenlerin %25,8'i 21-30 yas araliginda, fiks ilaç erüpsiyonu olanlarin %41,7'i 41-50 yas araliginda bulunmaktaydi. Hastalarin yas araligi ile olusan reaksiyonun tipi arasinda gözlemledigimiz bu farklilik istatistiksel olara anlamli degildi (p>0,05).

Tartisma

Kutanöz ilaç reaksiyonlarina kadinlarda erkeklerden daha sik rastlanmasina ragmen siddetli seyreden KIR'de erkeklerin baskin oldugu bilinmektedir. Yetiskinler yüksek risk grubunu olustururken geriyatrik yas grubunda risk daha az, bebek ve çocuklarda oldukça nadirdir1-4.

Ding ve ark.6 KIR'li 280 hastayi inceledikleri çalismalarinda erkek hastalarin kadin hastalardan az bir farkla daha fazla oldugu (E/K=1,19), hastalarin %67,1'inin 20-59 yas arasinda bulundugu ve KIR gözlenme yasinin ortalama 39 yil oldugunu bildirmislerdir. Bu çalismada siddetli KIR grubunda yer alan SJS ve DRESS sendromunun oldukça fazla olmasi erkek dominansini açiklamaktadir.

Huang ve ark.7 KIR tanisi konulan 734 Çinli hastayi degerlendirdikleri çalismalarinda ilaç reaksiyonlarini siddetli olan ve olmayan seklinde iki gruba ayirmislardir. Siddetli reaksiyonlari olan grupta hastalarin yas ortalamalarinin 48,4 yil olup, kadin ve erkek cinsiyetin esit dagilim gösterdigi, diger grupta ise hastalarin yas ortalamalarinin 43,9 yil olup kadinlarin baskin oldugunu (%66,3), (K/E=2,2) bildirmislerdir. Bu çalismada hastalarin yas ortalamalarinin önceki çalismalardan daha yüksek oldugunu vurgulamislardir.

Hindistan'da yapilan bir çalismada KIR'li hastalarda %56 oraninda erkek dominansi oldugu ve 41-50 yas araliginin en çok etkilenen grup oldugu bildirilmistir8. Baska bir çalismada ise erkek kadin oraninin esit ve en sik gözlenen yaslarin 21-30 araliginda oldugu bildirilmistir9.

Biz de çalismamizda KIR'in kadinlarda (%55,4) erkeklerden (%44,6) daha yüksek oldugunu saptadik. Hastalarimizin yas dagilimini inceledigimizde en sik 41-50 yas araliginda %24,8 oraninda KIR görüldügünü ve KIR görülme yasinin ortalama 37 oldugunu saptadik.

Ilaç reaksiyonlarindan sorumlu olan ajanlar arasinda en sik antibiyotikler, antiepileptikler ve NSAID ilaçlar bulunmaktadir1-4. Ancak literatürde degisik etnik köken ve bölgelere göre farkli ilaçlar bildirilmistir. Huang ve ark.7 en sik KIR'e neden olan ajanin allopurinol oldugunu daha sonra antibiyotikler ve antiepileptiklerin siralandigi bildirmislerdir. Bu çalismada allopurinolun siddetli olmayan reaksiyonlarin %12,4'ünden, siddetli olan reaksiyonlarin ise %34,62'sinden sorumlu oldugu belirtilerek bu durumun allopurinol kullaniminin artmasindan kaynaklandigi vurgulanmistir7. Ding ve ark.6 benzer bir çalismada en sik antibiyotikler, antiepileptikler ve allopurinolun KIR gelisiminden sorumlu oldugunu bildirmislerdir. Ayni çalismada karbamazepin (%24), allopurinol (%18,8) ve kotrimoksazolun (%12,5) SJS ve TEN gibi siddetli ilaç reaksiyonlarina, allopurinol (%52,6) ve fenitoinin (%15,8) ise DRESS gelisimine yol açtigi belirtilmistir. Biz de antiepileptik, analjezik ve antibiyotiklerin neden oldugu üç SJS olgusu belirledik.

Bizim çalismamizda da KIR ile iliskili ilaçlar arasinda ilk üç sirayi antibiyotikler, analjezikler ve antihipertansifler almaktaydi. Antibiyotiklerden en sik penisilinler, trimetoprim-sulfometaksazol ve siprofloksasine karsi reaksiyon gelisti.

Kutanöz ilaç reaksiyonlarinda her türlü deri bulgusu görülebilmekle birlikte en sik rastlanan bulgular makülopapüler döküntü, fiks ilaç erüpsiyonu, ürtiker ve/veya anjioödem ve eritema multiforme olmak üzere farkli klinik sekillerde karsimiza çikabilmektedir. Daha az oranda toksik epidermal nekroliz (TEN), SJS gibi fatal seyreden tablolarda gelisebilmektedir1-5. Huang ve ark.7 KIR'leri siddetli olan ve olmayan seklinde iki gruba ayirarak incelemislerdir. Bu çalismada siddetli olmayan reaksiyonlardan en sik EMbenzeri lezyonlar (%35), ürtiker (%26) ve ekzantematöz reaksiyonlar (%22) gözlenirken, siddetli ilaç reaksiyonlarindan en sik SJS (%8), TEN (%4) ve eksfoliyatif dermatit (%3) gözlendigini bildirmislerdir. Bu çalismada bildirilen EM-benzeri lezyonlar, SJS ve TEN görülme oranlari önceki bildirilere oranla oldukça fazladir. Benzer sekilde Ding ve ark.6 en sik makülopapüler (%39,5), daha sonra SJS (%28,1) ve DRESS (%6,8) seklinde KIR gelistigini bildirmislerdir.

Biz de çalismamizda en sik görülen ilaç reaksiyonlarinin ürtikeranjiyoödem, makülopapüler ve fiks ilaç erüpsiyonu oldugunu gözlemledik. Ilk 24 saat içinde olusan reaksiyonlarda antibiyotik ve analjezik ilaçlar, 14 gün sonrasinda gelisen reaksiyonlarda ise daha çok antihipertansif ilaçlarin iliskili oldugunu belirledik. EM, eritema nodozum, kutanöz vaskülit, AGEP, SJS tanilari klinik bulgulara ek olarak yapilan histopatolojik incelemede eozinofillerin eslik ettigi perivasküler hafif-orta siddette mononükleer hücre infiltrasyonu gözlenerek konuldu10.

Ülkemizde yapilan bir çalismada bizim çalismamiza benzer sekilde NSAID'ler, antibiyotikler ve antihipertansif ilaçlarin çogunlukla KIR ile iliskili oldugu bildirilmistir. Bu çalismada en sik gözlenen reaksiyonun ürtiker ve/veya anjiyoödem, makülopapüler ilaç erüpsiyonu ve EM oldugu belirtilmistir11.

Kutanöz ilaç reaksiyonlari açisindan diger risk faktörleri arasinda siyah irka mensup olma, ilacin kendisi, ilaç metabolizmasini etkileyen enzim aktivitesindeki genetik farkliliklar, infeksiyoz mononükleozis, sitomegalovirus ve AIDS gibi viral enfeksiyonlar, bazi (lepra/tüberküloz gibi) enfeksiyonlarin bölgesel dagilimi ve tedavisi ile iliskili olarak cografik farkliliklar, çok sayida ilaç kullanimi, karaciger ve böbrek hastaligi gibi eslik eden sistemik hastaliklar sayilabilir1,3,5.

Hindistan'dan bildirilen bir çalismada siklik sirayla fiks ilaç erüpsiyonu (%30,5), ürtiker ve/veya anjiyoödem (%18) ve morbiliform erüpsiyon (%18) gözlenirken, en sik sorumlu ilacin kotrimazol (%29,5) ve ibuprofen (%22,8) oldugu bildirilmistir. Yine Güney Hindistan'dan bildirilen baska bir yayinda en sik kotrimazolün neden oldugu fiks ilaç erüpsiyonu (%31,1) gözlenmistir. Bu çalismada Kuzey Hindistan'da en sik makülopapüler tipte KIR gelistigi vurgulanarak, bölgeler arasinda saptanan bu farkliligin lepra hastaliginin bu bölgede yaygin olmasi nedeniyle sik dapson kullanimindan veya farkli etnik kökenden kaynaklanmis olabilecegi belirtilmistir12.

Antitüberküloz ve antilepra tedavilerinin daha yogun olarak kullanildigi bölgelerde akneiform ilaç erüpsiyonlari yüksek oranda (%6) bildirilmistir12,13. Çalismalarin bazilarinda akneiform erüpsiyonlarin tamaminin kadin hastalarda gelistigine dikkat çekilerek, bu durumun kadin hastalarin bu asemptomatik erüpsiyona nispeten daha duyarli olmalarindan kaynaklanabilecegi belirtilmistir12.

Sonuç olarak bu çalismada KIR'in çogunlukla 41-50 yas araliginda ve kadinlarda erkeklerden daha sik gözlendigini saptadik. En sik görülen ilaç reaksiyonlari olarak ürtiker-anjiyoödem, makülopapüler ilaç erüpsiyonu ve fiks ilaç erüpsiyonu, en çok sorumlu ilaçlarin ise antibiyotik, analjezik ve antihipertansif ilaçlar oldugunu belirledik.

Kay nak lar

1. Sükrü Balevi. Ilaç reaksiyonlari. Genel Tip Dergisi 1997;7:209-15.

2. Ayse Boyvat. Ilaç erüpsiyonlarinda patogenez ve klinik özellikler. Türkiye Klinikleri J Dermatol 2008;1:47-57.

3. Erkek E: Kutanöz Ilaç Reaksiyonlari. In: Tüzün Y, Gürer MA, Serdaroglu S, Oguz O, Aksungur VL (editörler). Dermatoloji. 3. Baski, Istanbul: Nobel Tip Kitabevleri, 2008:269-316.

4. Martin T, Hui L: Severe cutaneous adverse drug reactions: a review on epidemiology, etiology, clinical manifestation and pathogenesis. Chin Med J 2008;121:756-61.

5. Sharma VK, Sethuraman G: Adverse cutaneous reactions to drugs: an overview. J Postgrad Med 1996;42:15-22.

6. Ding WY, Lee CK, Choon SE: Cutaneous adverse drug reactions seen in a tertiary hospital in Johor, Malaysia. Int J Dermatol 2010;49:834-41.

7. Huang HY, Luo XQ, Chan LS, et al: Cutaneous adverse drug reactions in a hospital-based Chinese population. Clin Exp Dermatol 2011;36:135-41.

8. Raksha MP, Marfatia YS: Clinical study of cutaneous drug eruptions in 200 patients. Indian J Dermatol Venereol Leprol 2008;74:80.

9. Sehgal S, Balachandran C, Shenoi SD: Clinical study of cutaneous drug reactions in 80 patients. Indian J Dermatol Venereol Leprol 2003;69:6-7.

10. Crowson AN, Magro CM. Recent advances in the pathology of cutaneous drug eruptions. Dermatol Clin 1999;17:537-60.

11. Öztürk HZY, Saricaoglu H, Yazici S, et al: Ilaç Reaksiyonu Tanisiyla Yatirilan Olgularin Degerlendirilmesi: Retrospektif Çalisma. Uludag Üniversitesi Tip Fakültesi Dergisi 2010:36;75-80.

12. Pudukadan D, Thappa DM: Adverse cutaneous drug reactions: Clinical pattern and causative agents in a tertiary care center in South India. Indian J Dermatol Venereol Leprol 2004;70:20-4.

13. Kamaliah MD, Zainal D, Mokhtar N, Nazmi N: Erythema multiforme, Stevens-Johnson syndrome and toxic epidermal necrolysis in northeastern Malaysia. Int J Dermatol 1998;37:520-3.

Author affiliation:

Selma Bakar Dertlioglu, Demet Çiçek*, Feride Gül Çoban*, Nurhan Halisdemir**

Harran Üniversitesi Tip Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastaliklari Anabilim Dali, Sanliurfa, Türkiye

*Firat Üniversitesi Tip Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastaliklari Anabilim Dali,

**Fen-Edebiyat Fakültesi Istatistik Bölümü, Elazig, Türkiye

Ya z∂flma Ad re si/Ad dress for Cor res pon den ce: Dr. Selma Bakar Dertlioglu, Harran Üniversitesi Tip Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastaliklari Anabilim Dali, Sanliurfa, Türkiye Tel.: +90 414 318 23 88 E-posta: selmadertlioglu@hotmail.com Gelis Tarihi/Received: 24.06.2011 Kabul Tarihi/Accepted: 12.10.2011 Özet

Türk derm-De ri Has ta lik la ri ve Fren gi Ar si vi Der gi si, Ga le nos Ya yi ne vi ta ra f∂n dan ba s∂l m∂flt∂r.

Turk derm-Arc hi ves of the Tur kish Der ma to logy and Ve ne ro logy, pub lis hed by Ga le nos Pub lis hing.

The use of this website is subject to the following Terms of Use